Başbakanımız

A+A-
Ahmet GÜRSOY

Gördünüz mü Başbakanımızı, terör karşısında nasıl birden bire değişiverdi ve hemen aslan kesilerek toplantı üstüne toplantı yaptı.
Müthiş değil mi?
Tarih boyunca böyle Başbakanlarımız olsaydı, bunca imparatorluklar batar, bunca devletler yıkılır mıydı?
Allah başımızdan eksik etmesin ve yüce Allah bu niyet ve özellikte nice devlet yöneticilerini düşmanlarımızın başına da versin.
Şu özelliklere bakınız. Ve dahi şu politik asalete..
Çekinmeyin lütfen bir bakın.
Önce arkanızı iki önemli güce bağlıyorsunuz. Biri Amerika gibi dünya devleti, öbürü, AB gibi tüm Avrupa.
İçinde Paris var.
Paris demek dile kolay. Biz alaturkalığımızın çözümünü orada bulduk. Eğer bugün alaturka yerine alafranga özellikler taşıyorsak, bunu aydınımızın Paris’ten aldığı ilhama borçluyuz.
Başbakanımız da ne yapsın?
Dünya devleriyle mi yarışsın?
Olacak iş mi bu?
Akıllı adam işi mi?
Fatih, Yavuz, Kanuni Avrupa’yı ayaklarının altına aldı da ne oldu?
Sonradan gelenler akıllı davranıp İngiltere ile birlik olup koca Osmanlı’nın sonunu getirdi.
Sonra Fatih olmak her babayiğidin işi değil.
Fatih dindar bir adam olarak dünyayı feth etti. O, dindar olduğunu söyleyen adam olarak ABD-AB ilişkileriyle devlet idare etmenin yolunu keşfetti.
Bir kâşifin idaresi altındayız. Belamızı aramayalım.
O ne yapacağını bilen akıllı bir kâşif olarak önce minik bir memorandumcukla bağlantıyı kurdu. Ardından karşılıklı fikir birliği ve hooop koca Türkiye’nin iktidar koltuğu.
Şimdi konuşuyor.
“Tezkere çıkarıp da ne olacak. Bu hemen oraya girmek değildir. Bu işler kolay mı?”
Kuzey Irak’ı kast ediyor.
Siz sevgili ve pek kıymetli Başbakanımızın bir de Çanakkale törenlerinde konuşmasını dinleyin.
“Ecdadımız” diye başladı mı, kimse tutmasın onu.
Geçmişle pek övünür kendileri ama övündüklerine asla benzemek istemez.
Hatırlayın.
Osmanlı Devleti’nin kurucusu Ertuğrul Gazi’yi anma törenlerinde neler söylemişti. Ne methiyeler döktürmüştü. Onu dinlerken sanırdınız ki karşınızda, Osman Gazi’nin yükünü omuzlarında hisseden bir Başbakan konuşuyor.
Önemli işler başaracak ve tıpkı o saat o dakika andığı kişi gibi tarihe geçecek adımlar atacak.
Ne gezer!
100-200 çadırı olan Osman Gazi, bütün Bizans’a meydan okuyordu ama kendisinin memur ve çiftçilerin dışında kimseye ciddi anlamda diklendiği görülmemiştir.
15 Mehmetçiğin şehadeti üzerine toplantı üstüne toplantı yaptıktan az sonra, Sayın Başbakanımızın “stratejik ortağı”  Amerika “Kuzey Irak’a girmek isteyen Türkiye geleceği görmelidir” demez mi, işte kör talih diye buna denir. Birden Ertuğrul Gazi törenlerinde konuşan kişi gitti yerine alafrangası geldi. “Tezkere çıkarmak demek, hemen oraya girmek demek değildir” deyiverdi.
Ben bu sebeple akıllı adam buna denir    diyorum.
Leb demeden leblebiyi anladı ve “büyük ecdadımız”  övünmesinin tersine, “büyük stratejik ortaklığa” halel getirmedi.
Onun bedeninde yaşayan Müslümanlık, kendisini destekleyenlerle birlikte uluslararası siyasetin oyuncağı olmuş durumunda. O beden Şeyh Şamil gibi durduğu,   Hz Ali gibi bükülmediği zaman Müslüman’ca durmuş olur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları