Başbakanın bekçi postu

A+A-
Agah Oktay GÜNER

Sayın Başbakanın halini; bekçi kürkü giymiş adamın yüzmesine benzetiyorum. Düşününüz o uzun tüylü postlardan üretilmiş bekçi kürkleri; suyu nasıl emer ve ağırlaşır. Bu yükle yüzmek kolay mı?
Ancak bazı bakanlar öyle demeçler veriyorlar ki herhalde başbakan öfkeden çıldırma noktasına geliyordur.
Birkaç gün önce başbakan bir konuşmasında “Cari açığı büyütmeyin. Biz cari açık meselesini çözecek tedbirlere sahibiz.” dedi. Pek tabii bu tedbirler nedir? diye beklemeye başladık. Başbakanın beyanı sakin, gelişmeyi gören ve duruma hakim olduğu havasını veren bir açıklamaydı. Bir süre sonra bir sayın bakan, “kriz geliyor. Tedbir alın.” diye bir demeç patlattı. Hani güzel bir söz var: “Siz beni dostlarımdan koruyun. Düşmanlarıma karşı ben tedbirimi nasıl olsa alırım.” Evet başbakanı bu değerli bakanlarından nasıl korumalıyız?
Muhalefet elbette başbakanın düşmanı değildir. Ekonomiyi alt üst edecek, dengeleri bozacak, dışarıda itibar kaybına sebep olacak bu tip ifadeleri muhalefetten değil, iktidarın bakanlarından dinliyoruz.
Bir diğer bakan da, “Ev almayın, kredi kullanmayın, paranızı harcamayın” diyor.
Hükümet üyeleri sayesinde ekonomi neredeyse durma noktasına gelecek. Bu insansız ve insafsız ekonominin tıknefes olduğu, fazla ısındığı doğru, ancak yanlış ekonomi politikalarının bizi getirdiği bu duruma yeni sıkıntılar ekleyecek demeçlerle çözüm bulunamaz. Bu tip açıklamalar her şeyi bitirir.
Biz bu konuda yetkililerin dikkatini çekmek için çok yazdık, söyledik... Ne yazık ki dinleyen olmadı.
Muğlalı seçmen kardeşlerime “Seçimden sonraki ilk ay içinde ekonomi tehlike sinyalleri verecektir. Hükümet ekonomi politikasını ele alarak gerekli düzenlemeleri yapmalıdır” demiştim. Ne yazık ki hükümet baştan itibaren bir Anayasa kurumu olan Devlet Planlama Teşkilatı (DPT)’nı 1980’den sonraki modaya uyarak yok saymıştır. Sanayi ve Kalkınma Bakanlığı Kanunuyla da  eritmiş, belediyeler gibi hamur etmiştir. DPT onuruna saygı duyularak, çalışan bir kurum olsaydı derhal hükümete “geçiş planı” hazırlar, gerekçelerini sıralayarak yapılması gereken işleri, alınması gereken tedbirleri bildirirdi.
Şimdi DPT gibi yılların bilgi, tecrübe ve birikimine sahip bir kurum misyonunu terk ediyor, üstün zekalı bakanlar konuşuyor.
Kriz aşılacak!
Cari açık uygulanan ekonomi modelinden kaynaklanıyor.. İhracat üç haneli rakamlara koşuyor diye TV ekranlarını işgâl edenler hiç ithalattaki yükselişi görmediler, göstermediler. Şimdi deniz bitti! diye feryat ediyorlar.
Bakanları yalnız bırakmamak için Merkez Bankası Başkanı da bir açıklama yapıyor. “Dolar zıplıyor, cari açık ise tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkıyor”. uyarısında bulunuyor.
Ekonominin en basit ve herkesçe bilinen kuralı, tüketim olmadan üretim olmaz. Bu sebeple soğukkanlı bir üslup ve devlet adamı sorumluluğu ile alınacak tedbirler tek ağızdan açıklanmalıdır.
Milletçe yaşadığımız israfı, tüketim çılgınlığını görmeli ve bilinçli tüketim alışkanlığına geçmeliyiz.
“Hazırı sakla, Hızır’a muhtaç olmayasın” diyen ata sözümüzü hatırlamanın tam zamanıdır.



Başsağlığı
Aziz kardeşim, büyük mücadele ve inanç adamı Necdet Sevinç’in kaybından duyduğum derin üzüntüyü Türk milliyetçileriyle paylaşıyorum. Ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Yürekli, cesur, bilgili ve vatanperver bir kalemdi. Mekanı cennet olsun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları