Başbakan'ın milliyetçiliği!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Başbakan Erdoğan yine şaşırttı. Her fırsatta milliyetçiliğe karşı olduğunu söyleyen Başbakan bu kez kendince bir milliyetçilik tanımı yapıverdi. Böylece kendisinin zımnen de olsa bir anlamda gerçek milliyetçi olduğunu ilan etmiş oldu. Başbakan diğer siyasi partileri yanlış milliyetçilik yapmakla suçlayarak şöyle dedi: “Öyle bol keseden atarak milliyetçilik olmuyor, nutuk atarak, ahkâm keserek, sağa sola çamur atarak, sıçratarak milliyetçilik olmuyor. Şehitlerin kanı üzerinden, cenazesi üzerinden siyaset yaparak milliyetçilik olmuyor”.
Başbakan bu sözleriyle adeta ’sözde değil özde’milliyetçilik yapılması gerektiğinden söz etmiş oluyor. Milliyetçiliğin “nutuk/ahkâm/bol keseden atma” işi olmadığını gerçek milliyetçiliğin ancak millete hizmet edilerek yapılacağına işaret ediyor. Başbakan Erdoğan’ın muhaliflerini eleştirmek için dahi olsa gerçek ve faydalı milliyetçilik konusunda söyledikleri doğrudur. Milliyetçilik millete faydalı hizmetler yapmak, milletin çıkarları için çalışmak, milletin hukukunu yabancılara çiğnetmemektir. Bu bağlamda Başbakan’ın söyledikleri doğrudur. Başbakan şehit kanları üzerinden siyaset yapmanın doğru milliyetçilik olmadığını da dile getiriyor. Başbakan’ın bu konuda söyledikleri de doğrudur.

Asıl milliyetçilik
Ancak asıl milliyetçiliğin milletin çocuklarının genç yaşta şehit olmalarını önlemek olduğunu, bunun da iktidarın sorumluluğunda bulunduğunu Başbakan unutmuş görünüyor. Hele hele gerçek milliyetçi olanların bu vatan için şehit olanlar konusunda duyarlılığı en yüksek olanlar olduğunu da hatırlamıyor. Örneğin, milliyetçi olan insanlar, milleti ve vatanı için şehit düşünlere asla “kelle” demezler! Halk adamı olanlar halkının en delisi için dahi “Ananı da al ve git” diyemez. Dahası var; milliyetçi olanlar yabancı olanların çıkarlarına uygun yerli ve milli çıkarların da aleyhine olacak şekilde petrol yasaları çıkartamaz! Milliyetçi olanlar ülkelerinin hayati çıkarlarını gösteren kırmızı çizgilerini kendi ayaklarıyla çiğnemezler. Milletinin tüketici değil üretici olması için elinden geleni yaparlar. “Para gelsin de nasıl gelirse gelsin diyerek” ülkenin hayati çıkarlarını ve geleceğini tehlike içine atmazlar. Milliyetçi olanlar yabancı sermayeyi, yabancı girişimciyi ülkenin gelişmesi için kullanır, ama halkını ve ülkesini yabancıya ve sermayesine kullandırtmaz. Milliyetçiler ülkesinin en hayati kuruluşlarını ve bütün millete ait olan değerleri yabancılara peşkeş çekmez. Daha da önemlisi milliyetçi olanlar bütün ulusların, şirketlerin ve devletlerin yaptığı gibi her şeyin önünde ulusal çıkarlarını tutarlar. Milli çıkarlar söz konusu olduğunda rasyonel ve makul davranır, ama “AB ne diyecek? ABD nasıl karşılayacak?” diyerek ulusal çıkarlarını görmezden gelmez. Ayrıca milliyetçi olanlar bir yandan “Biz milliyetçiliğe karşıyız” derken diğer yandan da “Gerçek milliyetçi biziz” anlamına gelen çelişkili sözler de etmezler. Yani Sayın Başbakan’ın dediği gibi milliyetçilik nutuk/ahkâm/bol keseden atma işi değildir. Milliyetçilik eş/dost/aile ya da kendi adamını halk aleyhine zengin etme ideolojisi hiç değildir. Milliyetçilik öz itibarıyla milleti “tok” tutmak, “çıplak”, yani işsiz bırakmamak ve dilenci yapmamak için gece gündüz çalışmaktır. 
Başbakan dahi herkes “Zahmetli ve tehlikeli olduğunda bile, ülkeme her zaman seve seve hizmet ederim, çünkü hiçbir yükümlülük ülkeme borçlu olduğumdan daha büyük değildir” türünden sözlerin neden edildiğini iyi düşünmelidir. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları