Başbakanın "Şark kurnazı" dedikleri

A+A-
Behiç KILIÇ

Millet kafasına inen balyozdan sersemlediğinden, ayıldıkça öfkeleniyor...
Değerli büyüklerimiz, bu durumu bildiklerinden öfkeyi, matluba uygun biçimde, maraza çıkarmayacak şekilde PKK gösterilerine yöneltiyorlar!..
“Şov yapıyorlar, kendilerine gelsinler!..” falan, lafları bu.. Yani  “Valla biz de bu DTP ve PKK gösterilerine çok kızdık canım!.. Sen merak etme ey halkım, olan olsun biz varız, korkma!..”  mesajı bu..
Bu sağlanırsa iş kolay!..
Öyle ya, onları orada zaten o çoğunluk tutuyor..
Ne yaparlarsa da aslında o çoğunluğun işi değil midir!?.
İşte mesele bu.. O çoğunluğu bu işe de ikna ettin mi gerisi kolay!.. Mühürü veren, nereye basarsa da onaylamak zorunda!.. Mühürü veren de, fazla köpürmesin diye demeci patlatıveriyorlar  “Biz de çok kızdık canım, neydi o manzaralar öyle?. Tüh, tüh, tüh!..”
Oysa vatandaş öfkeleneceği ilk noktayı doğru seçmezse, bu işi “hazmetmeye” hazır demektir!..
PKK’lının gelişine ne diye öfkelenilir ki!!? Yapılan törene, karşılanışı için milyarlar harcanarak yapılan şenliklere öfke yapmanın bir anlamı yoktur.. Adamlara “Sen kazandın, şartlarını da alıyorum” dersen, elbette silah zoruyla girmeye çalıştığı topraklara törenle dalmanın tadını çıkaracaktır!..
Öfkeleneceğini iyi seçme zamanıdır..
Kim bu manzaraların müsebbibidir?..
Devlet erkanını eşkıyanın ayağına gönderip karşılatan, tutuklanmasını önlemek için ter döken devletin hukuk zevatını yönlendiren, PKK organizatörü partililerle gizli görüşmeler yapıp tören şartlarını belirleyen, bu manzaraları seyredenler değil midir bu işin yaratıcıları..?
Bu memleketin kapıları, pencereleri açılmasa, askerinin, polisinin, vatandaşının eli kolu bağlanmasa bu manzaraları görmek mümkün olabilir mi?!
Bakın bu işin mücadele tarihine.. Ne zaman devletin güvenlik birimlerinin eli kolu serbest bırakılmışsa bu çete, çakal sürüsü itlaf edilmiş, yok edilmiştir.. Ama tam “son ayıklama” noktasında ecinniler yetişmiş, bir gevşeme ile eşkıyanın yeniden hortlaması sağlanmıştır!..

Bunlar çiçekçi, gitarcı!..
Bu tiyatronun  “oyunu yazanı ile sahneye koyanı” kimdir, öfkelenen bunun farkında olmalıdır!..
Yoksa, o “şenliklere”  süslü püslü tören kıyafeti ile gelen militanların öfkelenilecek bir tarafı yoktur!..
Zaten malumunuz, bunlar eline hiç silah almamışlar!..
Aralarında 50’sini geçmiş  “en eski” var.. Bu adam hiç suça bulaşmamış.. Onca yıl buna orada ne yaptırdılar ki!?. Gelenler, yaylaya çıkmışken yolları PKK’ya düşmüş gezginler demek ki!!.. Aralarında bir kadın da var, çocukları da Kandil’deymiş.. Çocuklar “tüfek kullanmış, anaları kullanmamış” bu masum.. Şu malum (Bir süredir PKK aracılığına soyunan yayın grubunun, son olarak Ahmet Türk’ün teslim alma şartlarını Türk Milletine aktaran matbuat.) logosunun yanında Türkiye Türklerindir yazan gazete bizi bu günlere hazırlarken şunu yapmıştı.. Dağdaki eşkıya kampına gitmiş, fotoğraflar çekmiş, eli silahlı eşkıyaları ‘Dağda gitar çalan gençler’ olarak aktarmıştı(!).. İşte bu gelenler onlar olsa gerek!.. Çiçek toplayan, gitar çalanlar!..
Militan, hakimin gözünün içine baka baka militan olduğunu, pişman falan olmadığını, sayın önderinin emri ile orada olduğunu söylüyor...
Geldikleri otobüs boydan boya, kendi flamalarının rengi ile boyanmış, üzerinde bilerek Türkçe (Türk Milleti de teslim alındığını anlasın diye dayatmak için.) yazılmış, özerklikten yani alınmış topraktan söz ediyor..
DTP Milletvekileri.. Gelen militanlar zafer konuşmaları yapıyor..
Bütün bunların zeminini, alt yapısını Ankara hazırlıyor!..
Hale bakın, bu gelişleri sağlamak için bir 221. madde ihdas edilmiştir.. Orada  “pişmanlık”  kelimesi var.. Eşkıya itiraz ettiği için, yasadan bu pişmanlık sözcüğünün çıkarılması yolunda seferber olunduğu haberleri geliyor..
Hem de bütün bu manzaraların sıcaklığı sürerken..
Siz niye PKK’ya kızıyorsunuz ki!!?
Kızılacak, öfkelenecek bilinmedikten sonra, çekiver kuyruğunu!..

Çakal sürüsü...
Tabii bu sahneler, eşkıyanın buralardaki çakallarının salyalarını salmalarına sebep oldu.. Tıpkı Yunan’ın İzmir’e çıktığı günlerde bir takım papazların yarattığı sahneleri tekrarlıyorlar.. Artık açıktan açığa  “Türkleri Anadolu’dan süreceğiz(!)” lafları söylenmeye başlandı.. İlk olarak da  “Askerlerinizi, uçaklarınızı toplayıp, topraklarımızdan gideceksiniz!”  diye Güneydoğu’yu işaret ediyorlar!..
Hadi bakalım kolaysa hazmedin!..
Anaların gözyaşını dindireceklermiş.. Nasıl?.. Vatanı elden çıkararak, eşkıyaya teslim olarak!.
O zaman analar ağlamaz!.. O zaman haysiyeti olan kim varsa önce ağlar sonra kafasını taşa vurur!..

Yazarın Diğer Yazıları