Başbuğ'dan özet: Türkiye, cemaat devleti olmayacak!

Arslan BULUT

Biz Harp Akademileri Komutanlığı’nda Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u dinlerken, bazı DTP’liler gözaltına alınıyor, eş zamanlı olarak, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün telefon konuşmaları internet sitelerinde yayınlanıyordu!
Birincisi değil ama ikincisi Genelkurmay Başkanı’nın etki alanını daraltmak amacına yönelikti. Yani Başbuğ, Türkiye üzerindeki psikolojik operasyonu bilimsel değerlendirmeler ile kırmaya çalıştığı anda, bizzat kendisi bir operasyona maruz kalıyordu!

* * *

Başbuğ, konuşmasında, daha önce Tuğgeneral Metin Gürak’ın TRT 6’nın Kürtçe yayın yapması konusunda “Üniter devlet ve ulus devlet yapısına zarar vermeyecek tedbirleri de göz önüne almak kaydıyla devlet kültürel alanda bazı açılımlarda bulunabilir”  sözleri üzerine başlayan ve İlter Türkmen, Salim Dervişoğlu, Aytaç Yalman gibi emekli elçi ve komutanlardan oluşan Dış Politika ve Savunma Araştırmaları Grubu’nun, “Üniter devlet temelinde Kürt kültürel kimliği tanınmalıdır. Etnik siyasi partilere karşı daha toleranslı davranılmalı, bu partilerin anayasal düzen içinde mevcudiyetlerini sürdürmelerinin terörün süregitmesine önemli bir engel oluşturacağı göz önünde bulundurulmalıdır” önerileriyle devam eden tartışmaya girdi.
Biliyorsunuz biz, 28 Şubat 2009 tarihli yazımızda Başbuğ’a hitaben “Bu tür kararlar, Türkiye Cumhuriyeti’ni tarihe gömer” tespitini yapmıştık.

* * *


Başbuğ, Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denilir”  tanımını yeniden hatırlatarak, “Etnik kimliğin siyasallaştırılması, başka bir ifadeyle siyasal temsil aracı olması, üst/ortak kimliğin tartışmaya açılması anlamına gelir. Lübnan, Irak ve Balkanlarda yaşananlar etnik kimliğin siyasal kimlik haline getirilmesinin ve bir ortak kimlik yaratılamamasının sonucunda yaşanabilecekler için bir örnek teşkil etmektedir” dedi.
Bu durumda devlet, Diyarbakır Kurmançi ağzı ile yayın yapan TRT 6 vasıtasıyla, milletin içinden yeni bir ortak dil, dolayısıyla milletin genelinden farklı bir ortak kimlik oluşturmaya hizmet etmektedir.

* * *


Başbuğ, bu konuda “İkincil kültürel kimliklerin anayasal ve yasal çerçevede tanınması, ulus devlet ve üniter devlet yapısı içinde mümkün değildir. TSK, Atatürk’ün bize emanet ettiği ulus devlet ve üniter devlet yapısının korunmasında taraftır ve taraf olmaya devam edecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın”  diye endişeleri gidermeye çalıştı.
Başbuğ,  “Ulus devlet yapısı hangi esasa dayanmalıdır?”  diye sordu ve  “Vatandaşlık esasına dayalı milliyetçilik anlayışına”  diye cevap verdi. Bunları açıklarken, terörle mücadelede şehitlik ve gazilik mertebesine ulaşanlar arasında Kürt ve Zaza kökenli vatandaşların da bulunduğunu, TSK’nın Edirne’den Hakkari’ye kadar vatanın her köşesinden gelen subay astsubay, uzman çavuş, er ve erbaşlar ile sivil memurlardan oluştuğunu, yani milli ordu olduğunu hatırlattı.

* * *


Başbuğ’un konuşmasının önemli bir bölümü de cemaatler ile ilgiliydi. Başbuğ, öncelikle TSK’nın halk tarafından bir  “Peygamber Ocağı”  olarak görüldüğünü, vatan savunmasında şehitlik ve gazilik değerlerine dayalı olduğunu belirtti ve  “TSK hiçbir dönemde dine karşı olmamıştır. TSK, dinin siyasal ve kişisel amaç ve çıkarlar için kullanılmasına karşıdır”  dedikten sonra, çıkar çevresinde örgütlenen dinsel cemaatlerin sivil toplum örgütü olduğunu öne sürmenin güç olduğunu  “kendilerini demokratik alanın bir oyuncusu gibi gösteren din eksenli cemaatler” in ekonomik güç haline geldikten sonra sosyo politik hayatı biçimlendirmeye çalıştığını anlattı ve 10 defa  “cemaat”  kavramını kullandı.
Başbuğ, bu cemaatlerin kendilerinin güçlü bir konuma geldiğine inandığını, bu imajın yanıltıcı olduğunu, ancak hedeflerine ulaşmak için en büyük engel olarak TSK’yı gördüklerini bu sebeple her fırsatta TSK aleyhinde faaliyette bulunduklarını anlattı.
Bu tür cemaatlerin dini, araç haline getirerek dine en büyük kötülüğü yaptığını da ifade eden Başbuğ,  “Bu yapılanlara karşı, hukuk devleti kapsamında TSK’nın tepkisiz ve etkisiz kalacağını düşünmek ise büyük yanılgıdır”  dedi.
Demek ki, TSK bu yönde ciddi bir hukuk mücadelesi vermeye hazırlanıyor. Türkiye, bir cemaat devleti olmayacak!
Başbuğ’un şu sözüyle bitirelim:
“Bu asker, Türk Milleti’nin bizatihi kendisidir. Türk Milleti’nin ordusu halktır, halktandır; halk içindir.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş