Başbuğ'un 30 Ağustos mesajı

A+A-
Hasan DEMİR

Evet, Türkiye Cumhuriyeti kendi Dışişleri Bakanının, “İnşallah Türkiye bölünür, Kürdistan kurulur” anlamı çıkabilecek sözler söylediği günleri de yaşamıştır.
O Dışişleri Bakanı artık hayatta olmayan İsmail Cem’dir. 6 Aralık 1977 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’ndeki bir röportajında, “Türkiye’de zaman zaman ‘memleketi bölelim, yarısında başka bir memleket oluşsun. Bunun da özgürlüğü olsun’ şeklinde tartışmalar gündeme gelmektedir. Bir liberal, bir solcu ve bir gazeteci olarak bana bu normal gelebilir ve Türkiye’ye hiçbir zarar vermeyeceğini düşünebilirim. Ama bunu siyasete, yaşama geçirmek için belli bir konsensüs lazımdır. O konsensüs inşallah terör meselesi bittikten sonra oluşabilecek bir konsensüstür” demiştir.
Yukarıdan aşağıya soldan sağa onlarca defa okuyun bu cümleden anladığınız nedir?
Cem deseydi ki, “Bunun tartışılması veya savunulması bir tehlike yaratmaz ve bu bana bir liberal ve solcu olarak normal gelebilir” eh derdik, normaldir. Amma söylediği şu: “Memleketi bölelim, yarısında başka bir memleket oluşsun. Bunun da özgürlüğü olsun deniyor” dedikten sonra ilave ediyor: “Bu bana normal gelebilir ve Türkiye’ye hiçbir zarar vermeyeceğini düşünebilirim. Ama bunu siyasete, yaşama geçirmek için belli bir konsensüs lazımdır. O konsensüs de inşallah terör meselesi bittikten sonra oluşabilecek bir konsensüstür.” 
Yani, savaşarak koparmaya çalışmak yerine konuşarak kardeşçe paylaşalım.. Cehenneme giden yolların iyi niyet taşlarıyla döşendiğini yaşayarak öğrenmiş bir milletin evlatları olarak yoğurdu üfleyerek yemek gibi bir refleks sahibi olmamız bazıları tarafından anlaşılmak istenmiyor.  Ne zaman bir Sevr, bir Mondros, bir Ali Kemal hatırlatması yapsak ve Türkiye’yi yönetenlerin yürüyüşlerinden “Bu gidiş iyi bir gidiş değil, bu yol farklılıktan ayrılık yaratır” desek tarihin en acımasız despotlarından Hitler’le özdeşleştiriliyoruz. Onlara hakkımızı helal etmemiz mümkün değil. Anlamaya çalışmak istemeyişlerindeki hali pür melallerine baktığımızda çelişkiler içersinde olduklarını fark etmek de fazla zaman almıyor.
Meselâ iç ve dış düşmanlardan bahsedince bizi paranoyak ilân eden, bir ülkede iç düşman olur muymuş, insan kendi insanını nasıl düşman ilân eder diye, hop oturup hop kalkanlar, aynı cümle içerisinde bizleri Türkiye’yi bölüp parçalayacak fikirleri savunmakla yani iç düşman olmakla suçluyorlar. Kendilerini yalanladıkları ve bizi doğruladıkları için teşekkür edecek değiliz. Bu memleketin kâğıdına, mürekkebine, basılırken harcanan elektrik ve emeğe yazık ve tabii en mağdur olanlar da o yazılanlara inanarak tavır belirleyip bizim günahımızı alarak ülkenin kendi geleceklerinin ufkunu karartanlar.
Biz doğru bildiğimizi yani Türkiye’nin bölünmeye doğru yol aldığını, Sevr’in gündemde olduğunu söylemeyi sürdüreceğiz. Sevr gündemdedir çünkü Avrupa’da Sevr’i canlandırma toplantıları yapıldığı kesindir. Sevr gündemdedir çünkü Irak’ın kuzeyinde kurulan Barzani devletçiği anayasasında (62.-64. maddeler) Sevr’e atıfta bulunarak gözünü Türkiye’deki parçaya dikmiş, ayrıca kendisine, “Güney Kürdistan” diyerek, “Benim bir de Kuzeyim var” diye açıkça ilân etmiştir.
Sevr gündemdedir. Çünkü ABD Lozan’ı yani Türkiye’nin doğu ve güneydoğu sınırlarını tanımamaktadır. Sevr gündemdedir çünkü ABD Çekiç Güç’le Irak’ı bölmüş, PKK’ya Cudi’de malzeme verirken defalarca yakalanmış, Barzani’ye Irak’ın kuzeyinin Kürtleştirilmesinde destek vermiş, yetmemiş, Adana Konsolosu Güneydoğu’yu mekân tutarak, “Ey Kürtler, Türklerle farklılıklarınızı öne çıkartın, sizi destekleyelim” demeyi sürdürmüş ve halen de sürdürmektedir. Aynı ABD, PKK’yı vurmamakta, Türkiye’ye de vurdurmamaktadır. Erdoğan’ın Eş Başkanlığı’nı yaptığı BOP’ta, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 30’a yakın ülkenin sınırlarının değiştirileceğini açıkça ilân etmiş, altı da imzalanmıştır.
Sevr’in gündemde olduğuna dair o kadar çok karine ve haritalar var ki bunun ispatı çok kolay inkârı ise mümkün değildir. Yazımıza noktayı koymuş gazeteye göndermek üzereydik ki Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un Türkiye’nin bütünlüğüne dair kararlı mesajı ile karşılaştık, yüreğimiz serinledi.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları