Başkan neyin kafasını yaşıyor?..

A+A-
Ahmet TAKAN

Ahmet Eşref Fakıbaba çok enteresan bir siyasetçi... Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı koltuğuna oturtulduğu günden itibaren ilginç açıklamalarıyla dikkat çekiyor. Fakıbaba, Şırnak'a gitmiş arkasından şu açıklamayı yapmış

"Dün Şırnak'taydım. Aynen Suriye gibi yapmışlar. Şırnak'ı görmüş olsaydınız, bana hak verirdiniz."

Bakan Fakıbaba'nın konuyla ilgili açıklamasının tümünü defalarca okudum. Çok uzun ve karmaşık cümleler kurmuş. İyi niyetli olduğunu, Şırnak'ın uğradığı ihanete dikkat çekmek istediğini düşünüyorum. Ama ne olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin bir Bakanı böyle mukayeseler yapmamalı. Örnekler verirken kullandığı dile ve cümlelerine çok dikkat etmeli. Her ne olmuşsa oldu. Şırnak asla ve kata Suriye'nin herhangi bir vilayetine benzetilemez. Bu iktidarın "çözüm süreci" aymazlığının ardından kahraman güvenlik güçlerimiz, terör örgütü PKK'nın silah deposu haline getirdiği illerimizden sadece biri olan Şırnak'ı temizleyebilmek için onlarca şehit verdi. Hainler, leş mezarlığında layık oldukları yeri buldular. Şırnak'ta, Suriye'de olduğu gibi PKK/YPG, IŞİD paçavraları, Rus, Amerikan bayrakları dalgalanmıyor. Hiçbir zaman olmadı. Dün de Türk bayrağı dalgalanıyordu, bugün de... Yarın da şanlı Türk  bayrağı dalgalanacak.

Bakan Fakıbaba, gerçekçi eleştiriler yapmak istiyorsa, çukur ve karanlık zihniyetlerin ülkemizi nereye götürdüğünü anlatmak istiyorsa... Ve tabii ki samimiyse... Şu Kilis fotoğrafına bir zahmet bakıversin!..

Kilis'in AKP'li Belediye Başkanı Hasan Kara şehrin giriş noktalarına dev bilbordlar yaptırmış. Üstüne de kendisinin kocaman bir fotoğrafını koydurarak yazdırmış;

"Kilis'e hoş geldiniz. Kilis Nüfus; 93.400. Suriyeli Misafir; 130.825."

Belediye Başkanının övünüp, propaganda malzemesi yaptığı şeye bakın!..

Kilis'deki dostlarım ildeki Suriyeli nüfusun 200 binden aşağı olmadığını belirtiyor. Bunların dışında Elbeyli ve Öncüpınar sığınmacı kamplarında barındırılan Suriyeli sayısının ise 25 bin civarında olduğu kaydediliyor. Bütün bir şehri ve çevresini huzursuz eden söylentilere ise birazdan değineceğim.  R. Erdoğan'ın yabancı kelime içerikli tabelaların kaldırılmasına yönelik belediye başkanlarına verdiği "bütün bu tabelaları sökün" talimatına rağmen ne  halde olunduğunu gösteren bu fotoğrafa da bir bakıversin Fakıbaba...

Bu sadece Kilis'in işlek caddelerinden bir kesit. Şehrin her yeri Arapça tabelalarla kaplı. Her gün onlarca Suriyeliye T.C. kimliği veriliyor. Okullarda Türk öğrenciler neredeyse azınlığa düşecek hale gelmiş. Her yerde Suriyelilerin dükkanları ve iş yerleri. İyice can sıkan asayiş olaylarının ayrıntılarına girmiyorum.

Kilisliler çok tedirgin, huzursuz... İldeki bürokratik kaynaklardan aldığım bazı bilgileri aktarayım;

Kilis'de Suriyeli sığınmacılar için Elbeyli ve Öncüpınar'da kurulmuş 2 kamp var. Bu kamplarda yaşanan hadiselerle ilgili çok vahim iddialar konuşuluyor. Yolsuzluk iddiaları... Örneğin, Öncüpınar kampında, ölen Suriyeli sığınmacı sayılarının çok şişirildiği ve bu yüzden yapılan harcamaların birilerinin cebine indirildiğinden bahsediliyor. İddiaya göre, yapılan soruşturmanın da üstü kapatılmış.

El Bab, Mare, Azez ve Çobanbey'de Kilis İl Özel idaresi tarafından verilen ihaleler hakkında ortaya atılan iddialar da yenilir yutulur cinsten değil!.. "Suriye sınırları içinde tadilatı yapılan 200 civarında okul için ihaleler kimlere verilmiş, hangi AKP'li yandaşlara dağıtılmış birileri gelsin de buralara bir zahmet incelensin" deniyor. Ve diğer yapımı süren devlet daireleri, Çobanbey'de kurulan üniversitenin, şehirlerdeki alt yapı çalışmalarının ihaleleri... Ateş olmayan yerden duman çıkmaz misali!..

Ahmet Eşref Fakıbaba, bakanlık koltuğuna oturduğu ilk gün, "Erkek olan şimdi yolsuzluk yapsın, göreyim bakayım" demiş sonra partililerinden gelen tepkiler üzerine hafif de olsa geri vites yapmıştı.

Fakıbaba, bu güzel topraklarda, gerçekten Suriye fotoğrafları görmek istemiyorsa, bir zahmet üşenmesin Kilis'e uğrasın. Orada bazı AKP'li üç kağıtçıları değil gerçekleri bilen namuslu insanları dinlesin. Bakalım ne der?..  Belki o zaman kendisine hak verebiliriz!..

Yazarın Diğer Yazıları