Başkanlık sistemine kadar

Yavuz Selim DEMİRAĞ
Zarf ile mazruf arasındaki farkı fark etmek yerine, zarf merakı bizim memlekette daha fazla vardır. Gelen düğün, kongre davetiyelerinin içini daha açmadan zarfı ile yani dış görünüşü ile ilgili yorum yapmayı sever milletimiz. Deniz Baykal’ın istifasından sonraki gelişmeleri zarf ile mazruf yani içindeki olarak yorumlamaya, gelişmeleri temkinli takip etmeye gayret ediyorum. En başından Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili hiçbir problemimin olmadığı gibi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı öncesine rastlayan tanışıklığımızın halen devam etmekte olduğunu vurgulayayım. CHP yönetiminin Baykal sonrası Kılıçdaroğlu’ndan başka alternatifinin olmadığının da altını çizelim. Ancak endişelerimizi dile getirip kamuoyunun suni rüzgarına karşı, halkın beklentilerini yazmak gazetecilikten öte vatandaşlık görevimiz.
Türkiye’de yeni bir siyasal yapının hazırlandığını ve sistem mühendislerinin bütün bunları en ince ayrıntılarına kadar hesapladığını daha önce belirtmiştim. Okuyucularımızdan gelen mesajlar bu konuyu açmam yönünde olunca, mecbur kaldım. Darbeler dönemi sona erdiği için Türkiye’deki siyasal yapılanmalar post modern şekilde dizayn edilmekte. ABD’nin Irak operasyonuna karşı olduğunu beyan eden Bülent Ecevit’in DSP’sinin, hangi yöntemlerle bürünüp 57. hükümetin daha 1.5 yıl görev süresi olmasına rağmen erken seçime gitmesinin gerçek sebepleri, tam anlamıyla ortaya çıkmış değil.
Huntington’ın “Medeniyetler Çatışması” adlı eserini yeniden okumaya başladım. Altını çizmediğim bir hayli yer varmış. Ilımlı İslam Projesi’nden tutun da Türkiye’ye bölgesinde biçilen ‘Koç Başı’ rolünün son 8 yılda bir bir nasıl yerine getirildiğini, dikkatlice okuduğunuzda fark edeceksiniz. Son yapılan Rusya ile tarihi anlaşma, İran ile nükleer konusundaki çabalar, İsrail ile didişme vs. dış politikadaki ABD ekseninden kayılıp, yönün Avrasya’ya çevrildiği yorumları bana göre tamamen uydurma. ‘Koç Başı’ rolünün gereklerini yerine getirmekten başka bir şey değil. Aksi halde Ilımlı İslam Projesi, Balkanlar’da, Orta Doğu’da, Arap aleminde ve Kafkaslar’da kabullendirilemez. Aslında başlı başına uzun ve ayrıntılı bir konu olan Medeniyetler Çatışması (Diyalogu)’ndaki mevcut durumu bir başka yazıya bırakıp yeniden şekillendirilmek
istenen siyasi vaziyetimize bakalım.
Deniz Baykal’a yapılan alçak komplo daha ortaya çıkarılmadan, Kılıçdaroğlu ile beraber CHP’ye üflenen rüzgarın, gerçeği yansıtmadığına inanıyorum. CHP oylarının Kılıçdaroğlu ile beraber yüzde 40’lara ulaşacağına dair tahminler gaz verme operasyonunun bir parçasıdır. İlk etapta komployu lehine çevirdi gibi görünen CHP’de kongreden sonra kırılma beklemek kötümserlik değil gerçeğin ta kendisidir. Sayın Baykal’ın Onursal Genel Başkan ilan edilmesi, parti yönetiminin çarşaf liste ile belirlenmesi, iyi niyetli gayretler olsa da, kopmaları engelleyemeyeceği düşüncesindeyim. Pusuda bekleyen Sarıgül hareketine kayılmasa bile küçük kopmalar ile ciddi travmaya sebep olacaktır.
Sadece CHP değil MHP’nin içinin de seçimlere doğru karıştırılacağını sağır sultan bile biliyor. Aday belirleme ve parti içi demokrasi konusunda ciddi zafiyeti olan MHP’nin yükselişini engellemek için Baykal benzeri olmasa da basına başka kasetler sürülebilir.
Bu arada merkez sağda yeni yapılanma gayretlerine medya rüzgarı verilerek oyların bölünmesi sağlanacaktır. Sonuçta Türkiye’nin Başkanlık Sistemi’ne geçişini sağlamak için, AKP’ye bir seçimlik daha ihtiyaç duyan sistem mühendislerinin yeni taktiklerini izlemeye, okuyucularımızı bilgilendirmeye devam edeceğiz.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş