Basketbol skoru değil, savaş

Altemur KILIÇ

Genelkurmay’ın brifinginde “Terör saldırıları giderek artacak” denmişti... İstihbarat doğru; önceki gün, Şemdinli’de, karakola kahpe saldırıda, 11 şehit, 6 yaralı... Elazığ’da 1 şehit... Şu satırlar yazılırken kim bilir, daha kaç subayımız, kaç Mehmedimiz, bu topraklar için topraklara düşüyor... Ve her şehit haberi ardından, devlet katlarından, klasik sözler; “şehitlerin kanları yerde kalmayacak.” Mesela, Başbakan, gene demişler ki: “Bu tür hain saldırılar mücadeledeki kararlılığımızı asla etkilemeyecektir. Hangi güçler adına taşeronluk yaptığı aziz milletimiz tarafından yakından bilinen terör örgütü yok edilinceye karar mücadelemiz devam edecektir.” Taşeronları, patronları hep biliyoruz da Sayın Başbakan “açıkça” söylese artık!
Ancak iş, “eşkiyanın takibi, polis operasyonu, asimetrik-düşük yoğunluklu,”  olmaktan çoktan çıktı... TC’nin, Türk milletinin, varoluşu ve ülkenin “bölünmez bütünlüğünü” korumak için, amansız, bir yeni kurtuluş savaşı... Son Şemdinli -Hakkâri stratejik şeytan üçgenindeki, karakola saldırı da, bu savaşın küstah bir meydan okuması! Bu savaşı da, PKK’nın İmralı’daki, mükellef hücresinden uzaktan kumandaya, APO “avukatları vasıtasıyla” daha önce kesin uyarı vererek ilan etmişti.
Bu tiyatrodan başka sanki basketbol oynanıyor ve “skor” çekişmesi var! “Biz şu kadar şehit verdik ama şu kadar da PKK’lı öldürüldü, şu kadarı ele geçirildi”  vb... Ancak bu bir oyun “skor” meselesi değil; gerçek bir “Kurtuluş” savaşıdır ve bu savaş ne gerektiriyorsa, bu savsaklamadan yapılmalıdır.

Laf-Güzaf
Önceki akşam, TV kanallarındaki, tartışmaları, hayretle izledim. Bazıları terörün psikolojik, sosyolojik sebeplerini, Kürt halkının kültür, anadil vb haklarını ileri sürdüler. Adeta “PKK haklı” demeye getirdiler. PKK ile TC Başbakanının buluşmasını önerenler bile oldu. Durumda birçok faktörler var, ama çoğu bahane... Oradan sormak isterdim: Yabancı Devletler 19. Yüzyılın sonlarına Kürtler -daha doğrusu, ağaları, şeyhleri, Osmanlıya başkaldırdıklarında-dertleri, aş-iş, kültür vs hakları mıydı? Yoksa bu aşiret reislerinin kişisel çekişmeleri değil miydi? . Nihayet İngiliz Noelle gibi yabancı ajanların deyimleriyle “biraz iteleyerek”, milliyetçilik telkinleriyle, filizlenen “Büyük Kürdistan”  emeli değil miydi? Ve bugün bu ağaç büyüdü, bundan sonra da, ağacın dallarıyla, budaklarıyla uğraşmaktansa, artık büyüyen  “ağacı” görmek gerek! Daha kısacası; Türk topraklarını bölüp içine aşacak “Büyük Kürdistan” “açılımlarla” engellenebilir mi... Kürt vatandaşlarımızın, güya inkâr edilen hakları verilse, hatta “eyalet sistemi” , özerklik verilse, o son günlerde de, resmen tanıdığımız Kürdistansın “Büyük Kürdistan”  olması, “açılımlarla” engellenebilir mi? Hele, Türkiye’nin savunma gücü yıpratılırken, bölücüler bu emele bu kadar yaklaşmışken, bölücü Kürtler bu emelden vazgeçerler mi?... “Vazgeçerler” dıyenler beri gelsinler.
Sorumlu TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin son saldırı üzerine, “Genelkurmay’dan tatmin edici bir açıklama bekliyorum” demiş... Adres yanlış, açıklama yapması asıl gereken “açılım yüksek mühendisi” Başbakan Erdoğan’dır Gerçek şu ki “açılım” fiilen fiyaskoyla sona ermiştir! Ama PKK’ya umut vermiş azdırmıştır.

Acı skor
2009 yılında açılımı başlatırken“Açılım başladı çatışma bitti” demişti Şimdi  “skora” bakın;  “Açılım ilan edileli beri, 130 şehit... Ondan önceki yıllarda... 800 şehit” !
Kimse, bu şehitlerin ve PKK’nın, Karadeniz sahillerine kadar inmesinin, TSK’nın ihmalleri ve bazı fesat sahiplerine göre de, kasıtları yüzünden olduğunu söylemesin. Açılım PKK’ya umut verdi ve azdırdı... Asıl suçlu ve sorumlu, AKP iktidarıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş