Başörtüsü meselesini 'AB şefaatine' havale etmenin faturası

İsrafil K.KUMBASAR

Bugüne kadar, öz yurtlarında ‘garip’, öz yurtlarında ‘parya’ muamelesine tabi tutulan kitlelere Avrupa Birliği’ni, ‘din ve vicdan özgürlüğünün’ adresi olarak gösteren işbirlikçi iktidar, bir kez daha ‘sert kayaya’ tosladı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, derslere türbanlı girmeleri engellenen iki öğretmenin ‘din ve vicdan özgürlüklerinin kısıtlandığı’, ‘ayrımcılığa maruz kaldıkları’ ve ‘mal ve mülkiyet kaybına uğradıkları’ iddasıyla yaptıkları başvuruyu ‘incelemeye’ dahi gerek görmeden reddetti.
Mahkeme bu kararı ile, Türkiye’deki okullarda uygulanan ‘başörtüsü’ yasağının, ‘Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne herhangi bir aykırılık teşkil etmediğini bir kez daha teyid etti.
Karara ‘emsal’ olarak da, daha önce sonuca bağladığı ‘Leyla Şahin davası’nı örnek gösterdi.
Bunun daha açık anlamı şu:
Başörtüsü yasağı için boşuna şefaat beklemeyin.
AB’den size bir hayır yok.

* * *

Yasakların ‘gerçek kaynağı’ belli.
Madem öyle, o halde AB komiserleri, neden sık sık Ankara’ya çıkarma yapıp, ‘dayatmalardan’, ‘özgürlüklerden’, ‘reformlardan’ bahsediyorlar?
Bakmayın ‘siyaset icabı’ söylenen o sözlere.
Çünkü, onların, kapılarına bağladıkları Türkiye’yi ‘avuç içerisinde’ tutabilmek için, zamanı geldiğinde ‘baskı aracı’ olarak kullanabilecekleri bir ‘halk desteğine’ ihtiyaçları var. 
AB’ye karşı ‘azalan desteği’ artırabilmek için, ‘din ve vicdan özgürlüğünden’ yana gibi bir tavır ortaya koyarak, ‘işbirlikçi iktidar’ aracılığı ile inançlı kitleleri kandırıyorlar.
Aynı şekilde, ‘AİHM kararları’ ile yasağın devamından yana olan kesimleri de ‘AB’den şefaat bekleyen’ bir konuma doğru itiyorlar.
Bu kesimlerin son zamanlarda sık sık ‘AİHM kararlarına’ atıf yapmaları, nasıl bir oyun oynandığını açıklamaya yetmiyor mu?

* * *


Gerçek bütün çıplaklığı ile ortada iken, kendisine oy veren inançlı kitleleri ‘kör’, ‘sağır’ ve ‘dilsiz’ zanneden iktidarın dış işlerine bakan bir zat-ı muhterem, Brüksel’de düzenlenen bir toplantıda, hâlâ onlar adına kafirlerden merhamet dileniyor?
Diyor ki:
- “Türkiye’de Müslüman olan çoğunluk da din ve vicdan özgürlükleriyle ilgili sorunlar yaşıyor.”
Evet, Müslüman çoğunluk da sorunlar yaşıyor?
Üzerlerine ‘siyaset’ yapılan ‘başörtülü’ kadınlar, bırakın ‘kamusal’ alanı, parasını bastırdıkları halde ‘özel’ sektöre ait ‘otellerde’ dahi ‘insan’ yerine konulup içeri alınmıyor artık?
Ülke, ‘iç savaşı’ andıran tehlikeli bir kutuplaşmaya doğru sürükleniyor.
Peki ‘kimlerin’ sayesinde?

* * *

- “AİHM kararını doğru buluyorum.
Devlet bütün inançlara eşit mesafede durmak zorundadır. Devlet memuru da yurttaşlara eşit mesafede durduğunu tüm davranışlarıyla olduğu gibi kılık kıyafetiyle de göstermek zorundadır. Devlet memuru görevini yaparken, kendi inancını yansıtacak işaretler taşıyamaz. Bu anlayış çerçevesinde bir öğretmenin türbanla ders yapması bu temel ilke ile çelişir.”
Bu sözleri kim söylüyor?
AKP Mersin Milletvekili Zafer Üskül.
Zafer Üskül kim?
Hani şu sözde ‘başörtüsü meselesinin’ çözümüne katkı sağlaması için özenle seçilip TBMM’ye taşınan ‘çok özgürlükçü’ Anayasa profesörü?

* * * 


 “Başörtüsü bizim namus meselemizdir” diye seçim meydanlarında oy toplayıp, iktidar koltuğuna oturduktan sonra beş yıl boyunca “Bedel ödeyemeyiz” bahanesi ile çözümden kaçınan inanç hortumcuları, ‘zoraki’yapılan Anayasa değişikliğinin ardından haklarında kapatılma davası açılması üzerine, yeniden çamura yatıp  “Tuzağa düşürüldük” diye fır fır dönmeye başladılar.
Bir taraftan, kendilerine umut bağlayan kitlelerin ‘kan’ve ‘gözyaşı’ üzerine kurdukları saltanatı korumak için dışarıdan ‘himmet’ arıyorlar.
Bir taraftan da o kitlelerin gazabından kurtulabilmek için yeniden, “Ne yapalım, uğraştık ama çözdürmediler” bahanesinin arkasına sığınmaya çalışıyorlar.
Ne yaparlarsa yapsınlar, ‘Allah adını’ kullanarak çaldıklarının bedelini önce ‘Yüce Divan’da, sonra da ‘Huzur-u Mahşer’de ödeyecekler.
Bakalım kafirler kendilerini kurtarabilecek mi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş