Başörtüsü rantçıları ve 'hakları' gaspedilen gariban vatan evlatları

İsrafil K.KUMBASAR

Anayasa Mahkemesi’nin kararı, başörtüsü meselesini ‘istismar’ malzemesi haline getiren ‘inanç’ hortumcularını, aslında pek fazla alakadar etmişe benzemiyor.
Kararının onları ilgilendiren tek yanı şu:
- “AKP kapatılacak mı, kapatılmayacak mı?”
Eğer haklarında kapatma davası olmasa, “Bir yükü sırtımızdan aldı” diye oturup bir de Anayasa Mahkamesi’ne dua edecekler.
Başörtüsü meselesini sürekli gündemde tutup kendilerine ‘siyasi rant’ sağlayan laiklik tüccarları ise, zil takmış oynuyorlar:
-  “Oh, herşey bitti, laik Cumhuriyet kurtuldu.”
Peki ya gerçekten öyle mi?
Başörtülü öğrencilerin üniversitelere girişinin önünün tıkanması ile ‘laiklik’ kurtuldu mu?
Cumhuriyetin temelleri, ‘daha sağlam’ hale geldi mi?
Kim ne derse desin, iyice çıkmaza sokulan başörtüsü meselesi, ‘sivrisinekler’ üreten bir ‘bataklık’ haline dönüşmüş bulunuyor.
Bataklık kurutulmadığı müddetçe, başörtüsü meselesi ‘kanayan bir yara’ olarak gündemde kaldığı kaldığı müddetçe, sivrisinekler her daim ülkenin başına ‘musallat’ olmaya devam edecekler.

* * *

‘Laik/antilaik’ çatışmasını körüklemeye çalışan provokatörler, ‘gerilimi’ tırmandırmak için ilginç oyunlara başvurmaya başladılar.
Başörtülü öğrencilerin köşeye sıkıştırıldığı bir ortamda, Kanada’dan (!) gelip ekranlara çıkan hain bir işbirlikçi, aynen şu ifadeleri kullandı:
- “Eğer başıma bir iş gelmeyecekse ben Atatürk’ü sevmiyorum. Humeyni’yi daha çok seviyorum.”
Ve ekledi:
- “İngilizler olsaydı, haklarımız daha geniş olacaktı.”
2007 yılını “Dindar Cumhurbaşkanı...” nutukları ile geçirdik.
2008 yılını “Velev ki siyasi simge olsun...” vecizeleri ile atlattık.
2009 yılında enine boyuna ‘tartışılacağımız’ yeni bir mevzumuz daha var artık:
- “Başörtülüler Atatürk’ü seviyor mu sevmiyor mu?”
Gözünüz aydın, ‘gerilim politikalarına’ alet olan beyinsiz gafiller, alın elinize birer papatya ve şimdiden yapraklarını koparmaya başlayın:
- “Seviyor mu, sevmiyor mu?”
Bu arada, küplerini dolduran rantçılar da kendilerine ‘yeni bir kasa’ siparişi daha versinler.

* * *


Başörtüsü meselesi, bir rant aracı haline geldi.
“Başörtüsü bizim namus borcumuzdur” diye iktidar koltuğuna oturup, beş yıl boyunca bu meselenin çözümü için tek bir adım dahi atmayanlar, kısa süre içerisinde servetlerine servet katıp köşeyi döndüler.
Devletin en üst makamlarına kurulup, ‘kan’ ve ‘gözyaşı’ temelleri üzerine eşi benzeri görülmemiş bir ‘saltanat’ inşa ettiler.
‘Katmerli’ maaşlar, ‘konforlu’ lojmanlar, ‘lüks’ makam arabaları, ayaklarının önüne seferber edilen her türlü imkan yeterli gelmeyince, her iki günlerinden neredeyse birini yurtdışı seyahatlerde geçirip, aldıkları ‘harcırahları’ cebe indirdiler.
Yolsuzlukları ‘Ali Dibo’ mertebesine çıkardılar.
Oğullarına ‘şirketler’ kurdular, ‘gemicikler’ aldılar.
Damatlarını, holdinglere ‘CEO’ atadılar.
Kendilerine el altından destek veren Aydın Doğan ve TÜSİAD patronlarının, ‘beş’ yıl içerisinde servetlerini ‘üçe’ katlamasını sağladılar.
Kendilerine övgüler yağdıran Ertuğrul Özkök ve liboş yalakaları, ‘hayallerinde’ bile göremeyecekleri lüks bir yaşama kavuşturdular.
Varlıklarını ‘gerilim politikaları’ temeli üzerine oturtan laiklik tüccarları ise, kendi konumlarını ‘garanti’ altına alıp, ‘sus payı’ borsasında işlem gördüler.

* * *


Başörtüsü, ‘ekonomik durgunluğun’ önüne geçemeyenler, ‘gelir adaletini’ sağlayamayanlar, ‘işsizliğe’ çare bulamayanlar, ‘esnafın’ belini doğrultamayanlar, ‘işçinin’, ‘memurun’, ‘emeklinin’ refah seviyesini yükseltemeyenler, ‘huzur ve güven ortamını’ sağlayamayanlar için bir can simidi...
Başörtüsü, memleketi ‘babalarının çiftliği’ zanneden ‘bozuk düzen’ bekçileri, ‘fikir’ kısırları, ‘proje’ hadımları için bir ilaç...
Başörtüsü, ‘tiraj’ ve ‘reyting’ kaygısına düşenler için bir viagra...

* * *


Herkes bir yolunu bulup yükünü tutuyor.
Olan ise, başörtüsü takmanın “Allahın bir emri”  olduğuna iman eden, inançlarının bir ‘rant aracı’ olarak kullanılması yüzünden ‘gerçekten’ ızdırap çeken, ‘öz’ yurtlarında ‘parya’ muamelesine tabi tutulan fakir fukara çocuklarına oluyor.
Ne olacak bu vatan evlatlarının hali?
Hiç mi vicdanınız sızlamıyor?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş