Başörtüsünü çözen AKP milletvekili ve peruklu tosuncuklar

İsrafil K.KUMBASAR
18 Nisan 1999 seçimlerinde MHP’den Antalya milletvekili seçilen Nesrin Ünal, kendisini provokasyona getirmek isteyenlere fırsat vermeyip kurallara uygun bir şekilde Meclis’teki yemin törenine katılınca, ‘peruklu’ tosuncuklar kıyameti kopardılar: - “MHP; erkek değil, ürkek çıktı.” - “Allah’ın emirlerine karşı geldiler.” - “Nesrin Hanım’ı günaha zorladılar.” - “Başörtüsü meselesini kökten çözdüler.” Oysa milletvekili seçilmeden önce Antalya’da bir hastanede doktorluk yapan Nesrin Ünal, öyle iddia edildiği gibi aniden başörtüsünü açmamıştı. Çünkü, sürekli başörtüsü takmıyordu. Başörtüsünü ‘özel hayatında’ kullanıyor, hastane kapısından içeri girdiğinde ise ‘kılık kıyafet yönetmeliği’ gereğince başındaki örtüyü çıkarmak zorunda kalıyordu. Oğrencilik yıllarında da öyle davranmıştı. Milletvekilliği için adaylık başvurusu yaparken, ‘Meclis’e başörtülü girmeyeceğini, ama özel hayatında yine başörtüsü takacağını’ beyan etmişti. Bu yöndeki sözleri, seçim öncesinde hem ulusal, hem de yerel basında defalarca yeralmıştı. Ama olsun, ‘gerçeklerin’ ne önemi vardı. Ellerine fırsat geçmişti bir kere. * * * ‘Allah’ın sopası yoktur’ derler. AKP’den Van milletvekili seçilen Gülşen Orhan, kendisini “Zor bir dönemden geçiyoruz,. aman Meclis’te bir maraza çıkarma” diye uyaran parti yönetiminden gelen yoğun baskılar üzerine, daha yemin törenine bile katılmadan başındaki örtüyü çözüverdi. Daha önce, başörtüsü yüzünden okula gitmesine izin verilmeyen, milletvekilliğine aday olduğunda ailesinin ileri gelenlerine “Meclis’e de böyle gireceğim” sözü veren Gülşen Orhan’a Meclis’te kayıt yaptırırken bir gazeteci soruyor: - “Başörtüsünü neden çıkardınız?” Gülşen Hanım, cevap veriyor: - “Başörtüsü benim için engel değil. Ayrıca bu başörtüsü de değil. Başımdaki geleneksel bir örtü biçimidir. Bizim oralarda bacılarımız, kadınlarımız başını böyle örter. Ben, gerektiğinde başımı açarım. Meclis’e başı açık gireceğim.” Neredesiniz, ey peruklu tosuncuklar? Hani, başörtüsü takmak Allah’ın emriydi? Şimdi neden sesiniz soluğunuz çıkmıyor? Yoksa Meclis’e girerken başörtüsü çözülen kişi ‘AKP milletvekili’ olunca, haşa Allah’ın emirleri ‘geçersiz’ hale mi geliyor? * * * Nesrin Ünal’ın eşi, Vakit gazetesinin muhterem yazarlarından birisini telefonla arıyor: - “Beyefendi, 18 Nisan seçimlerinden sonra 3.5 yıl boyunca durup dinlenmeden eşimin üzerine geldiniz, haksızlık yaptınız, günahını aldınız. Şimdi neden susuyorsunuz?” Aldığı cevaba bakın: - “Madem ki eşinize haksızlık yaptık, şimdi bırakalım da bu kişi bari milletvekilliği yapsın.” ‘Benim hırsızım iyidir’ mantığı ile hareket edenlerin meseleye bakış açıları artık ne yazık ki böyle. İslam dinini ’cüzdanlarına giren’ mangıra göre yorumlayan ‘ikiyüzlü’ din tüccarları yüzünden, başörtüsü gerçekten ‘mesele’ olmaktan çıkmak üzere. Bir zamanlar “Başörtüsü meselesi kangren haline geldi, bir an önce çözülmelidir” diye feryad-ı figan edenler, şimdi ortalıktan toz oldular. ‘Vicdanlarının’ önüne set çekip, iktidara methiyeler dizerek ’cüzdanlarını’ dolduruyorlar. Onların yalanlarına inanarak yeniden AKP’ye oy veren garibanlar ise, şimdi başörtüsü meselesini partisinin ‘seçim bildirgesine’ dahi almaktan korkan iktidardan ‘Dindar bir Cumhurbaşkanı’ seçerek Çankaya’ya göndermesini bekliyorlar. Eğer böyle giderse daha çok bekleyecekler. * * * Nesrin Ünal, hiçbir zaman ‘ikiyüzlü’ olmadı. Daha önce ‘işyerine’ girerken ne yaptı ise ‘Meclis’e girerken de aynen öyle yaptı. Meclis’te başörtüsünü çıkardı, ama Meclis dışında yine başörtüsü takmaya devam etti. Kimsenin ‘başörtüsünün’ üzerinden prim yapmasına fırsat vermedi. Peki aynı dönemde, ‘ikiyüzlü’ din tüccarları tarafından başörtüsü’nün adeta ‘idolü’ haline getirilen Merve Kavakçı’ya ne oldu? Önce ‘milletvekilliği’ mazbatası elinden alındı, sonra ‘vatandaşlıktan’çıkarıldı, ardından ‘partisinin kapatılmasına’ gerekçe yapıldı. Üzerinden prim yapanlar, kendisine acaba ‘ne kadar’ sahip çıktılar?
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş