Bataklık

A+A-
Ahmet B. ERCİLASUN

El-Kaide, Tâliban, IŞİD... Müslümanlık adına hareket ettiklerini ileri sürüp suçlu suçsuz demeden insanları vahşice öldüren, tarihin mirası kültür varlıklarını barbarca tahrip eden bu yapılanmalar hangi bataklıktan çıktı? Bunlara vücut veren sebepler nelerdir?
Kendi kendini görevlendirip dünyanın jandarmalığını üstlenen ABD’nin bu türlü yapılanmaların ortaya çıkmasında hiç şüphesiz rolü vardır. Afganistan olaylarından bu yana ABD, elindeki üstün silah gücü sayesinde istediği ülkeye müdahale hakkını kendinde görmekte ve bunu uygulamakta, Müslüman ülkeleri işgal edip iktidarları devirmekte ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olmaktadır. ABD’nin üstün silah gücüyle karşılaştırılması mümkün olmayan İslam dünyası ise bu müdahale ve işgaller karşısında âciz kalmaktadır. Bu, çok açık bir vakıadır ve bu vakıa Müslümanları çaresiz bırakmaktadır. ABD saldırganlığını açık bir mücadele ile önleyemeyeceğini düşünen bir kısım Müslümanlar da çaresizlik içinde terör yolunu tercih etmektedir.
Son zamanlarda bir âdet var. Bazı ifadeleri bağlamından koparmak, birkaç cümleyi alıp ifade sahibini suçlamak. Şimdi birileri de yukarıdaki paragrafı alıp Ercilasun IŞİD’e hak veriyor diyebilirler. Baştan uyarıp tedbirimi alayım. Yukarıdaki paragrafta olgunun sadece bir yönünü ve görünen yönünü ele aldım. Asıl sebep ise çok daha derinlerdedir.
Evet, asıl sebep Müslümanların kendilerinde, özellikle yöneticilerindedir. İslam ülkelerinin yöneticileri, ABD ve Batı ülkelerinin üstünlük sebebini teşhis edememekte veya etmemekte; bunun sonucu olarak da ülkelerinin Batı karşısındaki gerilik ve âcizliğinin devamına yol açmaktadırlar. Batı ve ABD’nin üstünlüğünün bir tek sebebi vardır: Bilim. İslam ülkeleri bunu dikkate alıp bilim politikaları geliştirmedikçe, ellerindeki zenginlik ve maddi imkânları bilimin gelişmesine ayırmadıkça Batı’nın üstesinden gelemezler. 
Türkiye de dâhil birçok İslam ülkesinin yöneticileri bilim politikası geliştirecekleri yerde, vatandaşlarını İslam’ın şu veya bu yorumuyla oyalayıp durmaktadırlar. Asırlarca Müslüman dünyayı yiyip bitiren hizipler yetmiyormuş gibi yeni hizip ve yorumlarla Müslümanları birbirine düşman etmekte âdeta yarışmaktadırlar. Sadece yöneticiler değil, kendilerini İslam önderi, aydını vb. niteliklerle niteleyenler de işi karıştırmakta, Müslümanların dünyadan, hayattan, bilim ve sanattan kopuk yaşamaları için ellerinden geleni yapmaktadırlar. 
Hayat açık bir mücadeledir ve bu gerçek bütün çıplaklığıyla bugün de ortadadır. Mücadelede kazanan taraf, hiç şüphesiz güçlü olan taraf olacaktır. Ülkeler arasındaki mücadelede de güç silahla sağlanmaktadır. Silah teknolojisinin arkasında ise bilim vardır. 
Bir yanda bilim için trilyonlarca doları ve milyonlarca insanı seferber eden ülkeler. Öte yanda ise eğitim sistemlerini, bütün ömrü neyin günah olup olmadığını sorgulamakla geçen insanlar yetiştirmeye göre ayarlayan ülkeler...
Bataklıktan bahsedip duran Türkiye yöneticileri bu işteki veballerini iyi düşünmelidirler.       

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları