Batan geminin malları!..

A+A-
Altemur KILIÇ

Ülkemizde günlük hayat devam ediyor... Trafik kazaları ve onların kurbanları gibi, artık adeta ahval-i adiyeden hale gelen terör ve eylemleri -şehitlerimizin cenazeleri- aynı zamanda iftar sofraları, konserler, şovlar ve hiç çözüm üretmeyen fakat yeni sorunlar yaratan kısır siyaset!.. Ve bu sırada da Atatürk Cumhuriyeti ilkeleri, devrimleri de Türk ordusuyla “batırılmakta” ! Batan geminin malları, milli değerlerimiz çok ucuza gidiyor. Olmaz demeyin... Bütün bunlar gözlerimizin önünde oluyor. Çiçekler, ağaçlar gözlerimizin önünde büyürken, zehirli nebatatın etrafımızı sardığını fark eder miyiz!

***

Okulda biyoloji hocamız bize bir deney göstermişti; önce bir kurbağayı kaynar suya attı ve tabii hayvan hemen zıplayıp kaçtı. Ama sonra başka bir kurbağayı soğuk suya koydu ve suyu yavaş yavaş kaynattı. Kurbağa alıştı ve haşlanıp öydü! Teşpihte hata olmaz! Ünlü İngiliz Başbakanı Winston Churchill İkinci Dünya Harbi’nin sonrasında Britanya İmparatorluğu dağılırken: “Ben, İmparatorluğumuzu tasfiye eden Başbakan olmam” demişti. Bizim Başbakan Erdoğan ise, evvel Allah, Türkiye Cumhuriyeti’nin tasfiyesine başkanlık ediyor! Atatürk’ün koyduğu “değişemez” ve “değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen” en temel ilkelerinin kökünden değiştirilmesi gündemde. Bunlar yeni Anayasada yer almayacakmış... Bölünemez bir bütün olan üniter “Ulus Devlet” çağdaş modaya uyularak ve Kürtçülerin talepleri üzre kaldırılacak ve Türkiye “Federe Devlet”, TC de “Federasyon” , herhalde “Kürt Türk Federasyonu” olacak! Zaten Avrupa Birliği “Eyalet Sistemi” nin alt yapısını bir kaç yıldır finanse ediyor. Mesela “Eyalet İstinaf Mahkemeleri” nin binaları hazır...

***

Ve Yeni Anayasada “Türklük kavramının” da kökünden değiştirilmesi, hatta tamamen kaldırılması öneriliyor. Ülkede bir çok etnik grup, özellikle Kürtler varken bu kavram, -Türklük- çağ dışı imiş. Oysa Atatürk, engin vizyonuyla Türklüğü tarif etmiş, “Ne mutlu Türküm diyene” düsturuyla, etnik kargaşa ve çatışmalara son noktayı koymuştu. Biz, köklerimiz ne olursa olsun bu anlayışla yetiştik. Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Boşnak kaynaştık...
  Şimdiki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül daha 1992’de “Dağlara taşlara bu sözleri yazmak ilkellik” demişti. Erdoğan da aynı minvalde “Türkiye, Türklerindir demek yanlış. Türklük alt kimliklerden biridir” demişti. Şimdi Erdoğan TC Başbakanı ve “tasfiye heyetini” yönetmekte. Gül de Çankaya’da son tasdik makamı! Türklük, Türk milliyetçiliği üzerine kurulmuş cumhuriyetimizi ümmetçiler tasfiye edecek!
Ve ne acıdır ki Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin kurucu partisi CHP de Kılıçdaroğlu başkanlığında AKP’ye destek verecek...
 “Çağdaşlık” diyorlar... Arslan Bulut kardeşim yazmış: “Almanya’da herhangi bir Almanya vatandaşı, ‘Anayasa’dan Alman adını çıkaralım’diyebilir mi.”
Çağdaş Alman Federasyon Anayasasına göre orada yerleşik Türklere de Alman deniyor. ABD’nin eritme kazanında kaynaşanların hepsine “Amerikalı” değil, kökleri ne olursa olsun “Amerikan” denir!
İki yüz yıllık mazisi olan Amerika böyle iken biz, bütün insanlarımız asırlarca sevinçte, kaderde, barışta ve savaşta et tırnak olmuşuz ama şimdi Amerika’yı yeniden keşfe çalışıyoruz.
ABD’nin resmi ambleminde “E Pluris Unum” yazar. Yani “Çoktan teke”. Ama biz tekken, bir iken çokluğa itiliyoruz Nerede “çokluk” orada etnik kargaşa ve çatışma kaçınılmaz olur. Hem eğer zinhar “Büyük Kürdistan” gerçekleşirse Kürtler, “Kürtlükten” vaz geçecekler mi?

***

Bu konuda yazılacak çok şey var ama lafı uzatmayayım, son noktayı Kürt asıllı büyük Türkü rahmetli Ziya Gökalp’ın sözleriyle koyayım: “Deme bana Oğuz, Kayı, olsam da / Türküm, bu ad her unvandan üstündür” .
Son noktayı koyayım dedim ama Büyük Atatürk’ün kendisine bir takım sıfatlar yakıştıranlara verdiği cevabı hatırlamamak olmaz; “Benim yaratılışımda bir fevkaladelik aramayınız. Benim yaratılışımda bir fevkaladelik varsa o da TÜRK olarak doğmamdır”.
Evet “Türk doğmak” yüce Allahın lütfu ama her anlamda, “Türk olmak” ve bununla iftihar etmek de var!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları