Baykal filmini vizyona sokan yönetmenin asıl hedefi ne?

İsrafil K.KUMBASAR
Ülke gündemi, bu kez de ‘gizli kamera’ şantajına teslim oldu.
Dinlenme ve izlemenin ayyuka çıktığı bir ortamda, işin bu noktaya geleceği belliydi.
Ülkenin ‘kaderinin’ belirlenmesinde etkili olan ana muhalefet partisi liderinin ‘yatak odasına’ gizli kamera yerleştiren usta yönetmen, onun ‘evli’ ve ‘bir çocuk annesi’ olan eski özel kalem müdiresi ile geçirdiği en mahrem anları filme aldı.
İşi sıradan bir ‘çapkınlık’ olmaktan çıkarıp, insanlara “Hangi kültürde var böyle bir şey?” sorusunu sordurabilecek kadar ‘aile boyu’ ilişki süsü verebilmek için ‘başka bir ortamda’ çekildiği anlaşılan görüntüleri de filmin başına monte etti.
‘Tam 8 yıl boyunca’ tozlu raflarda bekletilen film, artık ‘zamanının geldiği’ yönünde kanaat getirmesi üzerine vizyona soktu.
“Varan 1” diye sunduğu görüntüler, “Devamı var” tehdidini de içinde barındırıyor.
Film, bir taşla iki kuş vurmayı hedefliyor:
1-) Anayasa değişiklik tasarını, ‘kazasız belasız’ referandumdan geçirmek.
2-) Kongrede CHP’ye ‘teslimiyetçi bir zihniyetin’ hakim olmasını sağlamak.
***
‘Anayasa mitingleri’ düzenleyerek, önümüzdeki kongreye güçlü bir şekilde girmek isteyen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın birdenbire bütün planları bozuldu.
Daha düne kadar “Aman efendim” diye etrafında dört dönen ‘ikiyüzlü’ dalkavuklar, birdenbire ‘ahlak zabıtlığına’ soyunup istifa çağrıları yapmaya başladılar.
Baykal, aslında kendi ikballerinin kaygısı ile “Diren, arkandayız” diyenlerin yalvarmalarına aldırış etmeden, kendisine ‘komplo kuranlarının’ ekmeğine yağ süreceğini bile bile genel başkanlık görevinden ayrıldı.
Parti liderlerinin milletvekillerini belirlemede ‘hangi kriterleri’ esas aldıklarının açık bir göstergesi olan olay, daha uzun süre gündemden düşmeyecek gibi görünüyor.
Şimdi şu soruların cevaplanması gerekiyor:
1-) Birilerinin bu görüntüleri ‘şantaj’ aracı olarak kullanarak CHP içerisinde ‘etkinlik’ sağladığı, ‘belediyeleri’ ele geçirdiği, ‘ihaleleri’ aldığı iddiaları doğru mudur? Baykal, eğer iktidar olmuş olsaydı, şantajcılar kendisine neler yaptıracaklardı?
2-) “Artık muhtar bile olamaz”  gözü ile bakılan Tayyip Erdoğan’ın yasağının kaldırılmasına, önce ‘Meclis’e, sonra da ‘Başbakanlığa’ taşınmasına yol açan süreçte, acaba bu görüntülerin herhangi bir etkisi olmuş mudur?
3-) ‘Değişim Hareketi’ adı altında yeni bir oluşum başlatan Mustafa Sarıgül’ün parti kurmak için bu görüntülerin tedavüle sokulmasını mı bekledi?
***
Yorumcuların hepsi ayrı bir telden çalıyor.
Kimileri ‘iktidar’ partisinin, kimileri ‘parti içi’ muhaliflerin, kimileri solda ‘yeni bir parti’ kurmaya çalışanların oyunu olabileceğini söylüyor, kimileri ise her zamanki gibi yine işin arkasında ‘Ergenekon’ parmağı arıyor.
Ama kimse ‘asıl yönetmeni’ sorgulamıyor.
Filmi, kim, ne zaman, nasıl çekti, neden servise koydu? Muhatap ile herhangi bir ‘pazarlık’ yapıldı mı, yapıldı ise ‘neler’ konuşuldu ve ‘nasıl bir cevap’ alındı?
Baykal’ın çekilmesi halinde CHP’ye ‘kimler’ veya ‘hangi zihniyet’ hakim olacak?
NATO’da formasyon eğitimini tamamlayan Hikmet Çetin, nasıl bir yol izleyecek?
Sis perdesi nasıl olsa yakında aralanacak.
Ama ‘yargının’ çökertilmesine, Anayasa Mahkemesi’nin teslim alınmasına destek veren güçlerin kararı biraz daha netleşmiş görünüyor:
AKP, bir dönem daha iktidar kalacak.
CHP, yeniden dizayn edilecek.
***
Sam Amca, çalışıyor.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş