Baykal, omuzlar üzerinde kongre salonuna girer mi?

İsrafil K.KUMBASAR
Ülke yeni bir ‘sanal gündeme’ kilitlenirken, ‘atı’alan yine Üsküdar’ı geçiyor. Çankaya’daki zat, Anayasa değişiklik paketini ‘kaşla göz arasında’ onaylayarak, ‘referanduma’ sunulmak üzere Başbakanlığa gönderdi.
Ama gelin görün ki ‘iptal’ başvurusu için Anayasa Mahkemesi’ne gitmesi beklenen ana muhalefet partisi, kendi kabuğuna gömülmüş durumda:
- “Baykal dönecek mi, yoksa dönmeyecek mi?”
CHP genel merkezindeki bazı yöneticiler, il ve ilçe başkanları ise, Baykal’ın dönmesi için üst kurul delegelerini tek tek arayarak imza toplamaya başladılar.
Plana göre, Baykal 22 Mayıs’ta Atatürk Spor Salonu’nda yapılacak olan kongrede 1000 imza ile ‘tek aday’ gösterilip, yeniden genel başkanlığa seçilecek.
Sokaklarda  “Geri dön”  diye gösteri yapacak olan partililer de Baykal’ı evinden alarak, ‘omuzlar üzerinde’ kurultay salonuna getirecek.
Olup bitenleri görünce, ister istemez şu soru takılıyor aklımıza:
- “Cumhuriyeti kuran bir parti olan CHP içerisinde, 73 yaşındaki Baykal’ın dışında ‘genel başkanlık’ yapabilecek başka bir adam yok mu?”
***
‘Samimi’ olanları tenzih ederiz, ama biliyoruz ki ‘dönüş planı’ hazırlayanların büyük bir bölümü, kendi geleceklerini Baykal’ın geleceğine endekslemiş bulunuyorlar.
O gittiğinde ‘kendileri’ de gidecekler.
Biz bu süreci daha önce de gördük.
3 Kasım 2002 seçimlerinde ‘barajın’ altında kalan bir parti genel başkanı, kameraların karşısına geçerek şöyle diyordu:
- “Sorumluluğu üzerime alıp istifa ediyorum. Bir daha asla aday olmayacağım.”
Ancak ‘yağcılık’ ve ‘yalakalık’ dışında hiçbir özel kabiliyetleri bulunmayan, kendi kaderlerini ‘genel başkanın’ kaderine bağlamış olan, onun gitmesiyle birlikte ‘kendi istikballerinin’ tehlikeye düşeceğini anlayan genel merkez yöneticileri ile il ve ilçe başkanları, hemen harekete geçtiler.
Büyük kurultay öncesinde 900’e yakın üst kurul delegesinden imza toplayarak kendisini yeniden aday gösterdiler.
Ol zat da, “Teşkilat böyle istiyor” diyerek sözünden döndü ve yeniden seçildi.
Peki ya sonuç?
Bir zamanlar ‘iktidarın yegane alternatifi’ olarak gösterilen bir parti, iktidarın bütün ihanetlerine ve yanlışlarına rağmen bir türlü ‘çekim merkezi’ haline gelemedi, ‘yüzde 12’ile ‘yüzde 18’ arasında gidip geliyor.
Belki de ‘ölene kadar’ muhalefet.
***
Baykal, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada aynen şu ifadeleri kullanıyordu:
- “Geri dönme gibi bir planım kesinlikle yok. Kurultayda aday değilim.”
Türk töresine göre verilen söz namustur.
Baykal’ın izleyeceği yol artık bellidir.
Atatürk’ü gerçekten anlayan, ‘milletin’dilinden anlayacak, insanlara ‘umut’ aşılayacak, CHP’yi ‘crema’ partisi görüntüsünden kurtarıp ‘geniş halk kitleleri’ ile kucaklaştıracak bir ismi öne çıkarmalı, kamuoyunda kabul gören ‘saygın isimlerden’ müteşekkil yepyeni bir parti yönetiminin oluşmasına öncülük etmelidir.
Kongre günü ‘partililerin omuzları’ üzerinde salona girerek, CHP’yi tamamen ele geçirmek isteyen ‘teslimiyetçi’ sızmalara fırsat tanımamalıdır.
Emaneti yeni sahiplerine devrettikten sonra, ‘partiler üstü’ bir kimlik ile, ahlaksızlığın ‘sanayisini’ kuran işbirlikçi iktidara karşı ‘topyekûn’ bir mücadele başlatmalıdır.
Bunu yaparsa eğer, hem ‘partisinin’ önünü açar, hem ‘topluma’ mal olur, hem de kendisini ‘ömür boyu şef’ olarak görenlere iyi bir ders verir.
Karar kendisinin?
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş