Bayram Gazetesi için matbuatta büyük kavga

A+A-
Şemsi SILKIM

Cemal Nadir’in, Kızılay Bayram Gazetesi savunucusu ile karşı olanların o
günkü çatışmalarını yansıtan unutulmaz karikatürü...



Tarih tekerrür mü ediyor?.. Basın İlan Kurumu’nun girişimiyle yeniden yayınlanması gündeme gelen Bayram Gazetesi, bana geçmişte bu konuda yaşanan tartışmaları hatırlattı. O yıllarda Bayram Gazetesi için devrin ünlü gazete sahip ve başyazarları günlerce birbiriyle adeta savaşa girişmişti.
Cumhuriyet’in kuruluşundan önce bile intişar eden gündelik gazetelerin başta sahip ve başyazarları, Ramazan ve Kurban Bayramı yazmazlardı. Bunlara katılan bazı fıkra yazarları da kalem oynatmazdı.
Cumhuriyetin kuruluşu ile gazete sayılarında da artış olunca, dini bayramı vesile yapılarak, eski yazıyı benimsemiş muharrir ile muhabirlerin işsiz kalmaması ve “maişetlerini temin” için ilk zamanlar “Hilaliahmer” gazetesi yayımlanmıştı. Sonradan da “Kızılay” adıyla yayımlandı.
Kızılay satışa çıktı ama fırtınayı da beraberinde getirdi.
Tan’ın başyazarı Zekeriya Sertel, gazetenin başyazarlığını ortaklaşa yürüttüğü eşi Sabiha Hanım müştereken ateşli hücum başlattı. Bunlara daima muhalefeti benimsemiş olan Vatan Gazetesi’nin sahip ve başyazarı Ahmet Emin Yalman da katıldı. Tanin Gazetesi’nin sahip ve başyazarı Hüseyin Cahit Yalçın, ardından Akşam Gazetesi’nin sahip ve başyazarı Necmettin Sadak, Ulus Gazetesi başyazarı Falih Rıfkı Atay da onlara iştirak edince, gazetelerin diğer fıkra yazarları da geride kalmadı. Vakit Gazetesi’nin sahip ve başyazarı Hakkı Tarık Us ve kardeşleri de hücuma geçti. Daima durumları inceledikten sonra karar veren Tasvir-i Efkâr Gazetesi’nin sahip ve başyazarı Ebuziya Tevfik, salvo gibi hücumlarla, çalışan gazeteciler “Bari Bayramda, hanımları ve çocuklarıyla bir arada olsun” başlıklı yazılarıyla Zekeriya-Eli Bayraklı Sabiha Serter’i hedef alan makaleler yazdı. Bu makaleleri genellikle kadınlara yönelik dergiler sütunlarına taşıdılar.
Azınlıkta kalan Vatan, Tan gazeteleri bu kez kendilerine yandaş ararken Yeni Sabah Gazetesi sahibi Cemalletin Saraçoğlu Bey’den bu takviyeyi aldı. Cumhuriyet Gazetesi sahibi Yunus Nadi Abalıoğlu ise olayı uzaktan takip etmeyi tercih ediyordu.
Ancak Bab-ı Ali fikir savaşçılarının günlerce süren çatışmaları, sütunlarda kalmıyor, Cağaloğlu’nda Ali Bey’in Stayburg ile Eminönü’nde Toma’nın içkili lokantasına taşınıp gece yarılarına  kadar sürüyordu.      

     
Sonra ne oldu?..
Kızılay Bayram Gazetesi yayına girince, Sabiha-Zekeriya’nın Tan, Ahmet Emin Yalman’ın Vatan, Cemalettin Saraçoğlu’nun Yeni Sabah Gazeteleri de, “İşsiz gazetecilerin hatırı için” bayramda tatile boyun eğmişlerdi.
Kızılay Bayram Gazetesi taraftarlarının tezleri ağır basarken, çok sayıda işsiz gazeteci de Ramazan Bayramı’nda, Kurban Bayramında yazdıkları çeşitli yazı ve imzalı makale, haber ve röportajları karşılığında yazı başına 20 lira alınca, bu para ile evlerinde ailesi ve çocuklarıyla yemek yerine birbirlerini meyhanelere davet ediyordu.
Pek çoğu Yenikapı’da Mehmet Çakır’ın gazinosunda Zehra Bilir’in meşhur “Tiridine, tiridine bandım, bedava mı sandım” türküsüyle demleniyordu.


Geçmişi düşünün
Kızılay, daha sonraki yıllarda Bayram Gazetesi ismi olarak yayımlanmaya başlayınca da ayni fikir ve işsiz gazetecilere yardım hedefi üzerinde yararlı hizmetler ve başarılı çalışmalarda bulundu. Ancak Sabah Gazetesi yönetimi ile Türkiye Gazeteciler Cemiyeti arasında anlaşmazlıklar çıkınca ve bazı yazarlar da destek verince,
Yönetim Kurulu de gazetenin yayımlanmasını durdurunca Bayram Gazetesi için sıkıntılı günler başladı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, işsiz gazetecilere yardım bakımından aslına bakılırsa büyük hizmette bulunmuştu. Bu bakımdan, yine eskisi gibi “Bayram Gazetesi” Ramazan ve Kurban Bayramında yayımlanırsa çalışmayan gazeteciler büyük yararı olur. Bugün konuyla ilgili tartışmalara girişen gazetecilerin bunu düşünerek karar vermeleri gerektiğine inanıyorum. Çünkü o dönemi ben yaşadım.

 


Sonradan adı Kızılay ve Bayram Gazetesi
olarak değişen Hilaliahmer gazetesi
için yapılan reklam çalışmaları

Yazarın Diğer Yazıları