Bayram kelimeleri...

Adnan İSLAMOĞULLARI

"Bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mıdır sevmek" buyurdu Şems...

Ve ben uzun bir gecedeyim yine.. siyâhındayım... âhındayım.. karanlığın kuyusundayım.. kelimelerinden mahrum, yoksun, kelimelerin-siz.. ve dilim damağıma yapışmış susuz...

Kendime yosunlu taşlardan kelimeler oyuyorum şimdi, karanlık kuyunun dibinde.. ne anlamlar çıkar bahta bilinmez.. olur ya, iyi bir anlam fırlar yosunlu bir kaya yongasından, karanlıklarda ve kan revân içinde.. kalbim kanayıp kan revân içinde kalbimden ilmek ilmek söküp yazdığım kelimelerin âkıbeti kayalara oyduğum kelimelerde bir hüsn-ü kabûl görür mü diye yosunları kanımla, kayaları yosunla besliyorum, ümidime can katıyorum...  

Bayram kaç anlamdı sözlükte.. i'ydiniz sâid olsun ne mânâya gelirdi.. kutlu olan mıydı said olan, yoksa bayram mıydı.. said olanın tebessümünden mahrum bir bayram nasıl kutlu olabilirdi.. said olanın kelimeleri olmaksızın nasıl bayram edilebilirdi.. said olanın imânı, itimâdı, iltifâtı olmaksızın bayram nasıl bayram olabilirdi..

Ümîd kaç anlamdı sözlükte.. bir daha bakmalı.. ümîd-bahş.. ümîd- i cânân.. ümîd-gâh...

Aynı melâlin yankısına tutulmuş kalplerin neşîdesi iki dağ arasında uğuldamalı.. neşîde kaç anlamdı sözlükte.. bir daha bakmalı.. neşîd.. neşîde-hân...

İntizâr kaç anlamdı sözlükte.. el-intizâr eşşedü min-en-nâr..  beklemek ateşten şedîttir...

Sadaka i câriye kaç anlamdı sözlükte.. bir daha bakmalı.. câmi avlusunda el açmış bir fakirin gönlü kaç akçe ediyordu.. sadaka-i arz-ı hâl hangi kata derc'edilirdi...

Ateş olup yakmadı.. ateş olup aydınlatmadı.. ateş olup ısıtmadı.. ateş kaç anlamdı sözlükte.. bir daha bakmalı.. âteş-i derûn.. âteş-i suzân.. ateş efşân.. âteş-i bahr-i ummân... 

Işk kaç anlamdı sözlükte.. bir daha bakmalı.. ayn'a dönüşünce ilk harf ve şin kaf ile ayn arasında kalınca ve ışık aşka dönüşünce hakikat âleminde, aşk kaç anlam olurdu sözlükte.. aşk-ı mecâzî çıkar da aradan yalnızca aşk-ı hakîkînin sûreti kalır gönlün ve gözlerin içinde hani... 

Ölüm kaç anlamdı sözlükte.. bir daha bakmalı.. ölüm âsûde bir bahar ülkesi miydi? ölmeden önce ölünür müydü?

Kaç çeşit çiçekti senin ellerin.. dokununca kelimelere sen, kaç çeşit kokardı senin ellerin.. dokununca kelimelere sen, nasıl kadîm besteler çalardı parmakların.. dokununca kelimelere sen, dünya şenlenirdi.. dokununca kelimelere sen dünyam şenlenirdi.. dokununca kelimelere sen âlem rengârenk, âlem rengâhenk renklenirdi...

Yine dokunsan kelimelere.. dokunsan yine sen kelimelere.. parmaklarından kadîm besteler işitsem.. dünyam şenlense.. âlem şenlense.. âlem rengârenk, âlem rengâhenk renklense...

Ya da.. ya da yine dokunsan kelimelere.. gözümden yaş olarak aksa.. gönlümden yas olarak.. yine dokunsan kelimelere sen.. azrail'in selâmı olsa  bana meselâ kelimelerin ve ben "ve-aleykümselâm.." desem, râzıyım yine de ben.. meçhûle karışsam.. ama kelimelerin tükenmese.. kelimelerin ölmese de ben ölsem.. kelimelerin ölmese de dünyam varsın rengârenk olmasa da o büyük kapının ardındaki sonsuz karanlığın karası olsa yalnızca.. kelimelerin ölmese de dünya ölse.. kelimelerin ölmese de âlem ölse.. kelimelerin ölmese de renkler ölse ve kadîm besteler sussa...

Ama kelimelerin ölmese...

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş