Bayram kimin hakkı?..

A+A-

Bugün bayramın üçüncü günü... Bayrama dair söylenmesi gerekenler birkaç gündür yazılıp çiziliyor. Tekrara düşmek istemem. Lakin bayram günü farklı bir konuda yazı yazmak da içimden gelmiyor. Bayramla ilgili değişik bir malumata rastlayabilir miyim diye yazı odamdaki eski harfli kitapları karıştırırken Abdullah Feyzi Efendi’nin “KURBAN KİTABI” (Matbaa-i Âmire, İst. 1340) adlı eserinde kimin bayram yapmayı hak ettiğinin anlatıldığı 6 beyitlik Arapça bir şiirle karşılaştım. Behlûl-i Dânâ’ya izafe edilen söz konusu şiiri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bilindiği üzere Behlûl-i Dânâ (ö. 805), Abbâsî halifelerinden Harun Reşit’in kardeşi olduğu rivayet edilen meczup bir zattır. Deli görünümlü bir veli olan Behlûl-i Dânâ vecizeleri, özellikle de Harun Reşit’le aralarında geçen konuşmalarıyla kültür hayatımızda önemli bir yere sahiptir. Hafızalarımızı tazelesek eminin Behlûl-i Dânâ ile Harun Reşit arasında geçen birçok hikâye canlanacaktır zihnimizde... Behlûl-i Dânâ’nın yazımızın konusunu teşkil eden manzumesi de yine Harun Reşit’e hitaben yazılmıştır. Ve rivayete göre eskiden bayramlarda selâtîn camilerinde (Padişahlar, hanım sultanlar ve şehzadeler tarafından yaptırılan camiler) okunurmuş.
Bir vesika olması bakımından muhafaza altına almak amacıyla söz konusu şiiri önce Latin harflerine aktarıyor, sonra da tercümesini sunuyoruz.

 

METİN
Leyse’l-’îdü li-men lebise’l-cedîd//İnnemâ’l-’îdü li-men emine mine’l-va’îd//Leyse’l-’îdü li-men yetebahharu bi’l-’ûd//İnnemâ’l-’îdü li-men tâbe ve lâ-ye’ûd//Leyse’l-’îdü li-men zeyyene’l-kusûr//İnnemâ’l-’îdü li-men zeyyene’l-kubûr//Leyse’l-’îdü li-men rakibe’l-metâyâ//İnnmâ’l-’îdü li-men tereke’l-hatâyâ//Leyse’l-’îdü li-men ânese bi’l-gılmân//İnnemâ’l-’îdü li-men ânese bi’l-Kur’ân//Leyse’l-’îdü li-men celese ’ale’l-bisât//İnnemâ’l-’îdü li-men câveze’s-sırât...

 

TERCÜME
Yeni elbiseler giyen, güzel kokular sürünen, evlerini ve villalarını donatan, lüks araçlara binen, ay yüzlü güzellerle gezen ve nefis yemeklerin bulunduğu sofralara oturan kişiler için değildir bayram...
Azaptan emin olan, günahlarına bir daha yapmamak üzere (tevbe-i Nasûh) tövbe eden, kabrini mâlî ve bedenî ibadetlerle süsleyip hazırlayan, hatalarını terk eden, dâimâ Kur’ân’ın hükmüyle amel eden ve sıratı şimşek hızıyla geçecek olan sâlih kulların hakkıdır bayram... Tercümesini verdiğimiz bu şiirin eskiden bayramlarda özellikle selâtîn camilerinde okunuyor olmasını çok anlamlı buluyorum. Dinin dünyevileştiği, iftarların beş yıldızlı otellerde yapıldığı ve devlet büyüklerinin bayramlaşmaya uçakla gittiği bir dönemde, Diyanet İşleri Başkanlığı yukarıdaki metnin güzel bir tercümesini hazırlatıp hiç olmazsa Ramazan ve Kurban bayramlarında hutbede okunmasını yeniden sağlasa ne büyük bir hizmet ifa etmiş olur değil mi?
Okuyucularımızın Kurban bayramını tebrik ediyorum. Allah hayırlara vesile kılsın. İyi bayramlar efendim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları