Bayramın önemi ve işlevi

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Çekilmez bir yaşam ve acılar içinde kıvranan hastalarına doktor "Neden intihar etmiyorsunuz" diye sorar.

Yaşadıkları kadar acı ve acımasız olan bu soruya hastalar üç çeşit cevap verirler: Birinci grup "çocuklarıma yönelik SEVGİ"; ikinci grup, "henüz kullanacağım YETENEK'lerim", üçüncü grup hastalar da "korumaya değer CANLI ANILAR" yüzünden intihar etmeyi değil yaşamayı tercih ettiklerini söylerler.

Bayram yaşama tutunmanın aracıdır!

İntihar girişiminde bulunan 60 öğrenci üzerinde yapılan araştırmada bu öğrencilerin yüzde 85'inin intihar girişimine gerekçe olarak, "Yaşamın anlamsız gözükmesini" göstermişlerdir.

Dr. Victor Frankl bu durumu insanların "duyulmayan anlam çığlığı" olarak niteler.

Bayramlar insanların yaşamak için her şeyden daha fazla ihtiyacını duydukları "anlam"ı onlara sunarlar.

İnsanlara zaman zaman unuttukları insanlıklarını bayramlar hatırlatır.

Varlığın, yaşamanın amacını sorgulatır!

Bu yönü itibarıyla bayramlar yaşama tutunmanın en kuvvetli araçlarıdır.

Ruh, mana ve merhamet!

Bayramlar hem bireysel hem de toplumsal anlamda insanlığa anlam kazandıran manevi değerlerdir.

Ruhsuz dünyaya ruh, mekanikleşmiş yüreklere mana, taşlaşmış vicdanlara merhamet, bayramlarla birlikte dolar ya da dolması beklenir.

Bireysel değil toplumsal, egoist değil diğerkâm, çıkar odaklı değil değer odaklı insanlık bayramlarda somutlaşır.

İnsanlardaki duygu, düşünce, sevinç, söylem ve eylem birliğinin oluşmasına ve ortak yanların gelişmesine bayramlar büyük katkı sağlar.

Bayramlar farklılık içinde birliği geliştirir, tefrika ve fitneyi önler, ortak değerler etrafında toplumların birleşmesini sağlar.

Bayramlarda tefrikanın yerini birlik, düşmanlığın yerini kardeşlik, ayrılığın yerini vahdet alır.

Ve bayramlar "manaların ortaklaştırıldığı", paylaşıldığı ve geliştirildiği zaman dilimleridir.

İnsanlığın onarılma ve arındırılma günüdür bayram!

Millet olmanın da ümmet olmanın da insan olmanın da en yetkin hali bayramlarla birlikte ete kemiğe bürünerek somutlaşır.

Bayramlar gerçek anlamda insanların insanlığını, bizzat kendi elleriyle onarma, sorgulama ve arındırma günleridir.

Bayramlar şuur ve iman sahipleri tarafından zamana yenik düşmüş, hasara uğramış, hırpalanmış, örselenmiş millî ve manevi duyguların hatırlanması ve onarılması için fırsat yaratırlar.

Bu bağlamda bayramlar, insanlardaki maddeciliğin, egonun, heva ve hevesin sınır aşan yönelişini durdurması ya da maddi ve manevi dengelerin süreç içinde yeniden kurulmasını sağlar.

Ayrıca bayramlar insanlardaki barış, kardeşlik, mutluluk ve paylaşım duygusunu yükseltirken; bencilliği, bölücülüğü, çıkar merkezli davranışı, fitneyi ve münafıklığı da azaltır.

İnsanın insanlığa, erkeğin kadına, güçlünün zayıfa, tokun aça, varlıklının yoksullara karşı sorumlulukları bayramlarda daha çok hatırlanır.

Sevgi, saygı, korkma, acıma, insaf, rahmet, bereket, merhamet, paylaşma, dayanışma gibi kavramlar en fazla bu zamanlarda hatırlanır.

Özünde bayramlar insanın ve insanlığın titreyip kendisine ve yaratıcısına dönmesine yönelik olarak insanlara verilmiş en ciddi mesajlardır!

Kini, nefreti ve öfkeyi kurban etme!

Gerçek bayramlar, öteki insanın varlığını ve eşitliğini fark etme, ona karşı sorumluluk duyma, kardeşlik, dayanışma ve paylaşma duygusudur.

Bu nedenle bayramların kinin yerini sevgiye, itilafın yerini uyuma, ayrılığın yerini beraberliğe bırakması beklenir.

Bu nedenle bayramları, bir zamanın bir başka zamanla yer değiştirmesi olarak değil insanlığın niteliğindeki değişme ve dönüşme olarak görmek mümkündür.

Bayramlarda insanların niceliği değil niteliği ön plana çıkar.

Hayvan kurban etmekle kurban bayramı amacına ulaşmış olmaz!

Hayvanla birlikte öfkeyi, önyargıyı, nefreti ve kinleri de kurban etmek gerekir.

Kurban bayramları her zamankinden daha çok yaratılanı yaratandan dolayı hoş görülmesi gereken günlerdir.

Ayrışmaları, ötekileştirmeyi, kamplaştırma koç gibi kurban edilse ülke olarak gerçek bayram yaşanmış olur.

Kinini, nefretini ve öfkesini kurban edenlerin, Kurban Bayramı kutlu olsun!

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları