BDP adayından “dün dündür” siyaseti

A+A-
Behiç KILIÇ

Vekil koltuğu için denenen üslup bir kısım vükelâ siyaset erbabı için Edirne’den Hakkâri’ye aynı!.
Irk, mezhep vs fark etmeden buluşulan ortak noktanın bu üslup olması dikkat çekici!..
Üslubun başlığı da siyasetin efsanesi Demirel’in “Dün dündür, bugün bugün!!” darb-ı meselinde mevcut..
Yani, siyasetin cambaz ipinde denge tutturabilmek için söylediklerinden kolayca başka sulara yelken açabilirsin..
Son örnek BDP içinden geldi..
Yazar Can Acun, bir tespitini yazınca kendisinden öğrendik ki şu sıralar aynı zamanda hızlı bir PKK savunucusu halindeki Altan Tan adlı  adayın daha geçen yıla kadar farklı tespitleri varmış!..
Yazar Acun, “Aşağıdaki cümleler BDP’nin desteklediği bağımsız adaylardan Altan Tan’ın 2009 yılında yayınlanan kitabı Kürt Sorunu, Ya Tam Kardeşlik Ya Hep Birlikte Kölelik adlı kitabından” diyerek şunları aktarıyor..
BDP Adayı Altan Tan diyormuş ki:
“PKK yapısı içinde klasik anlamda ‘Kürtlük’ çok azdır.”  “PKK’nın kuruluşundaki lider kadroların büyük bir çoğunluğu, başta Kürt dili olmak üzere geleneksel Kürt kültürü, edebiyatı, atasözleri, deyimleri, şarkı ve türküleri, manileri, ninnileri, Kürt kılık kıyafeti, argo, küfür ve beddualarına oldukça yabancıdır.”
 “Kürtlerin geleneksel alt dokusu büyük bir çoğunlukla, Sünni, Nakşibendi ve Şafiidir. Ancak PKK’nın özellikle Avrupa’daki yönetici kadrolarının önemli bir kesimi Pazarcık, Elbistan, Sivas, Sarız ve Dersim yörelerinden olan Alevi Kürtlerdir.”
 “Hak, hukuk, demokrasi sözlerini dilinden eksik etmeyen PKK’nın yönetim tarzı tam anlamıyla anti demokratik ve totaliter bir lider kültüne dayanmaktadır. Bu anlamıyla Öcalan partinin her şeyidir.”
 “Bu totaliter yapı içinde söz söyleme ve muhalefet de oldukça tehlikelidir. Nitekim, PKK’nın bizzat kendi kaynakları ‘çeşitli suçlardan tutuklanan’ ve örgüt mahkemesi tarafından ölüme mahkûm edilen yüzlerce kişinin varlığını doğrulamaktadır.”
 “PKK kendi çizgisi dışındaki Kürt aydınlara karşı da oldukça acımasızdır. Bu kişiler kim olursa olsunlar ‘işbirlikçi’ ve ‘hain’dirler. ”
Tekrarlayalım, bu satırların sahibi BDP adayı Altan Tan şu sıralar hızlı PKK savunucularındandır..
Yazar Acun’dan devam edelim..
Aşağıdaki satırlar ise 2009 yılında yapılan röportajda bir soruya verdiği cevaptan:
“DTP tamamen yanlış yapıyor. DTP, PKK’nın ipoteğindedir. PKK ve statükonun, Kürt meselesi üzerinde militarist ve askeri bir vesayetin kurulmasını istemektedirler. DTP de, bu gerilime, bu vesayete hizmet etmektedir. DTP’nin ortaya koyduğu politika Türkiye’nin demokratikleşmesine değil, militaristleşmesine hizmet etmektedir. O eylemlere katılan insanlar kullanılıyor. Üzerinde durmamız gereken bu eylemleri tertipleyen toplum mühendisleridir.”
Peki bugün BDP-PKK destekli bağımsız aday olup milletvekilliği kovalayan Altan Tan şimdi ne yapıyormuş?!
 “Meydanlarda PKK ve Abdullah Öcalan lehine sloganlarla coşup  salvolara başlıyor”muş..
İşte o salvolar...
“Kürt halkının artık beklemeye tahammülü kalmadı.”
“Sabretmeye tahammülümüz kalmadı. On binlerce evladımız dağda hayatını kaybetti. Mezarları bile yok. On binlerce kişi hâlâ cezaevinde tutuklu. Yüz binlerce insan Avrupa’da mülteci. Bunların beklemeye tahammülü var mı? Gelinen noktada hırsız ile ev sahibi artık birbirini tanıdı. Bizim iki net talebimiz var. Ana dilde eğitim ile Kürtlere statü istiyoruz. Bizi Cemil Çiçek’in yönetmesini artık istemiyoruz.”
 “Başbakan’ın Kasımpaşa kriterleri varsa bizim de Karacadağ, Bagok ve Cudi kriterlerimiz var.”
 “Başbakan diyor ki ‘Ne aceleniz var?’ Başbakan, ne Allah’ın bize verdiği hakları ne de AB hukukunu tanıyor. Onun için direnişten başka bir yolumuz yoktur.”
İşte bu BDP-PKK adayından bir “dün dündür” klasiği..

Yazarın Diğer Yazıları