Bebek katili Apo evci mi çıkacak?

İsrafil K.KUMBASAR

15 Kasım 2012 tarihinde bu köşede aynen şu cümlelere yer veriyorduk:
 “Bölücü örgüt tarafından başlatılan ‘açlık’ grevlerine ve iktidarın başının “İdamı geri getiririz” gibi celallenmelerine itibar ediyorsanız hala, size iyi uykular dileriz. Bu ‘danışıklı kavganın’ arkasından yine ‘neler’ çıkacak, siz asıl ona bakın.”
Gelinen nokta, ‘katakulli’ temelinde yürütülen gelişmelere azıcık ‘farklı pencereden’ bakabilmeyi becerenler için hiç de şaşırtıcı olmadı.
İktidarın başı, BOP Eşbaşkanlığı çerçevesinde çıktığı Orta Doğu seferinde bir taraftan Hamas’ı ikna etme çabalarına, diğer taraftan içeriye yönelik ‘gaz alma’ çıkışlarına devam ederken, memurları da Mehmet Ocalan’ı İmralı’ya ‘elçi’ gönderip Apo Bey ile ‘karşılıklı muhataplık’ çerçevesinde sessiz sedasız işi pişiriverdiler.
Cezaevlerinde tam 67 günden beri devam eden ‘sözde’açlık grevi, bebek katili Abdullah Öcalan’ın emri üzerine bir anda sona erdi.
İktidarın gözü yaşlı prensi Bülent Arınç, eyleme son veren Apo Bey ile katillerine teşekkür ettiği saatlerde bölgeden ‘5 şehit’ haberi daha geldi.
Terör örgütünün taleplerinin ‘sempatisi’ ile bilinen bir gazete, gelinen noktayı birinci sayfasına attığı şu manşet ile özetledi:
- “Yeni sürecin ilk adımı.”
Yeni sürecin İmralı’daki ağır konuğunu, ‘evci çıkarma’ hazırlığı olduğu, artık inkar edilemez bir şekilde açıktır.

 

***

 


Peki, o zaman adama sormazlar mı?
- “Genelkurmay Başkanlığı yapmış koca koca komutanları bile terörist diye damgalayıp kodeste tutarken, 30 bin yurttaşın kanına giren bu zatı nasıl hapisten eve taşıyacaksınız?” 
- “Efendim barış, kardeşlik, huzur için.” 
Ya yarın başkaları da ‘barış’ adına silahı kapıp dağa çıktığında ne yapacağız?
Hadi başkalarını geçtik, dağda bayırda bunlardan sürüyle var. Onlara da ‘ev hapsi’ ihsanında bulunursak vay halimize. Adamlara ‘pijama’ yetiştiremeyiz.
İşin bir de dramatik yanı var. Bu ihanet şebekesine bir şekilde ‘yakayı’ kaptırmış, kendisini ‘bir davanın sahibi’ sanan binlerce zavallı, aslında davanın ‘bebek katiline bir takım pijama’ olduğunu fark edince ne yapacak?
Herhalde hiçbiri “Oh be, önderimizin günlük gazeteleri ayağına gidiyor. Sabahları rafadan yumurtası veriliyor. Uydu yayınlarını izleyip, duşun altında dilediği kadar kalabiliyor” diyerek Nirvana’ya ulaşmayacak.
Belki bu taviz bebek katiline ‘kutsiyet’ yükleyen BDP’lileri kesebilir, ama başkalarını ‘teskin etmeye’ yetmeyecektir.
Nitekim, terör örgütünün elebaşları  “Silahlı mücadele sürecindeyiz” sözleriyle fantezilere itibar etmediklerini dillendirmeye başladılar bile.

 

***

 


Yapılmak istenen şey, o adına  “sorun”  dedikleri ihanet oyununu halkın gözünde ‘masum bir eşkıyanın destanına’ dönüştürmek.
‘Devlete diz çöktürdüklerini’ dünya aleme kanıtlama peşindeler. Dillerinin altındaki bakla  “Savaştık ve kazandık”  sloganıdır. Barışı ‘silahla’ elde ettiklerini, ‘öz savunma güçlerinin’ mücadeledeki önemini anlatıp duracaklar yıllarca.
Bunu şimdilik hükümetin başına ‘diplomatik bir lisan’ ile anlatıyorlar.
Ne diyor, Meclis’teki uzantılardan biri?
- “Güvenlikçi politikalarla artık herhangi bir sonuç alınamayacağı görüldü.”
Çözümün ‘ikinci adımı’ da bu olacak. Yani, ‘güvenlik güçleri’ de silah bırakacak.
Bebek katilinin ayağına ‘mavi beyaz çizgili pijamasını’ çektiği gün, asker ve polis de ‘beyaz bayrak’ asacak.
Herkesi  “Olmadı, beceremedik. PKK kazandı”  anlamına gelecek bir projeye hazırlamaya çalışıyorlar.
Son 10 yıldır şehitlere ‘kabahatli’ muamelesi çekiliyor. Ağzından  “şehit” lafı çıkan anında ‘kandan beslenmek’le suçlanıyor. Ama ‘kan dökücü’ canavarlar, kamu binalarında el üstünde ağırlanıyor.
Hiç kimsenin aklına  “Hele siz önce şu elinizdeki kanı yıkayın ondan sonra barıştan söz edin”  demek gelmiyor.

 

***

 


‘Ev hapsi’ teranesiyle yola çıkılan bir proje asla ve asla çözüm getirmeyecek, aksine millete bir fatura daha yüklenecektir.
Eşkıya başının ‘çizgili pijaması’, ‘parmak arası terliği’, ‘Bursa işi bornozu’ için yeni vergiler salınacaktır.
Lütfen gülmeyin, ‘Habur rezaleti’ orada duruyor. ‘Oslo protokolleri’ hakeza.
Çevirin eski gazeteleri, ‘bir devletin eşkıya karşısında ne duruma düşürüldüğünü’ görün. Barış için ‘bir takım pijama’ istiyorlar, sanki ‘toprak’ mı talep ediyorlar?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş