Bebek katillerinin azılı suç ortakları

İsrafil K.KUMBASAR

Kan tutarmış katili.    Eninde sonunda dönüp, dolaşıp ‘cinayet mahalline’ gelirmiş.  Hangi saikle, nasıl bir dürtüyle bunu yapar caniler bilinmez. Geri bıraktıkları ‘vahşet tablosuna’ duydukları merak mı, içlerinde daha da köpüren ‘insanlık dışı’ duygu mu?
Hepsinden önemlisi, cinayet mahallinde ‘nasıl bir ruh haline’ bürünür bu tip insanlar? Zayıf bir ihtimal de olsa ‘pişmanlık’ izi, ‘vicdan sızıntısının’ kırıntısı kendilerini tedirgin ediyor mudur?
Sorular, sorular, sorular.
‘Enteli’, ‘danteli’, ‘din bezirganı’, ‘etnik arızalısı’, ‘goygoycusu’, ‘rant peşinde koşanı’ neredeyse yarım yüzyıldır bölücülüğün ‘terör bölümü’ hariç her türlü işine kafa yordu.
‘Bireysel’ haklardan tutun, ‘arkaik’ çağlardaki duruma; dünyanın gidişatından önümüzdeki yüzyıla kadar binbir bahaneyle eli kanlı canileri ‘hoş tutma’ yollarını aradılar. Onları ‘onurlandıracak’ çarelere, yöntemlere başvurdular.
Güçlerinin kesildiği yerde kalemleri, kalemlerinin bittiği yerde ‘kuryelikler’ ile bölücülerin ciğerine kan pompaladılar.
Biliniz ki, terörün 30 yıldır hüküm sürmesi, ‘tetikçi’ caniler kadar bu ‘yardakçı’ güruhun da eseridir.

***


Hafızalarınızı biraz zorlayın, ilk kanlı eylemleri, 1984’teki Şemdinli-Eruh baskınını gözünüzün önüne getirin.
‘O fotoğrafı’ anımsamaya çalışın. Ve peşinden sökün eden rezil vurdum duymazlıkları, ‘kara mizah’ beyanatları.
‘Tohumları’ o günlerde atılan bölücü terör, serpildi, gürbüz bir hal aldı ve ‘yıkıma’, ‘kıyıma’ doludizgin koşmaya başladı.
Fotoğrafı hatırlayın diyoruz, zira ‘bugünün ipuçlarını’ taşıyor. Geldiğimiz noktanın nasıl ‘kurgulanmış’, ‘adım adım vizyona sokulmuş’ bir oyun olduğunu belgeliyor.
Daha o günlerde ‘ihanetin’ adı doğru konulabilseydi, belki bugün acılarımız bu denli katlanıp, yüreğimiz böylesine yanmayacaktı.
“Ayrılıkçı” dediler onları tanımlarken, “özgürlük savaşçısı” teraneleri geldi peşinden, “gerilla” zırvaları ile onurlandırıldı kansızlar.
Çarşaf çarşaf röportajlar yapılıp ‘dağa çıkışlar’ özendirildi.
Tıpkı 12 Eylül öncesinin bir takım canilerine yapıldığı gibi, bu ihanet çetesinin elemanlarına da ‘payeler’ dağıtıldı.
Hayatları ‘dramatize’ edilip, halkın gözünde birer ‘kahramanmış’ gibi parlatıldı.
Oysa daha ilk adımda, ‘teşhis’ doğru konulmalı, adlandırma ‘racona uygun’ yapılmalıydı.

***


Olmadı. Aydıncıklar, Soros’tan beslenenler, AB kapılarında kadeh tokuşturanlar, ABD’nin gönüllü çaşıtları yanaşmadı buna.
Zira ‘küresel oyunun’ beklentisi, yatırımları ‘daha farklı’ bir yapıyı dayatıyordu.
O gün o ilk baskında bebeklere kurşun sıkan caniler için “Bebek katili” dememekte diretenler ve bugün de bu ısrarlarını sürdürenler, bakınız memleketi nasıl ‘uçurumun’ kenarına taşıdılar.
“Analar ağlamasın” yaygarasının mucitleri, hâlâ suskun ama ‘fırsat kollar tilki’ konumundalar.
Askere, polise, öğretmene çevrilen namlular artık bir aşama daha ileri geçti.
Şimdi o canilerin sırtını sıvazlayanları,
“Bebek katili” ifadesini kullansalar da kurtaracak bir formül yok.
Terör örgütü, ‘bir adım daha’ ileri sıçradı.
“Bebek katili” lafı az kalır bugünkü durumu izah etmeye. Zira artık ‘anne karnındaki bebelere’de kurşun sıkabiliyorlar.

***


“Bebek katili” demekten imtina eden şarlatanların bu son durum karşısındaki duruşu hiç mi hiç önemli değil artık.
“Analar ağlamasın” teranesiyle, annelerin karnına kurşun dolduran bu canilerin ‘suç ortağı’ olanların edecek lafı, insan içine çıkacak durumu olamaz.
Onlar için en uygun yer Kandil’dir.
Gidip Kandil’e birlikte “analarını susturmayı” nasıl becereceklerinin yolunu arasınlar.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş