Bedelli askerlik, zoraki askerlik

Altemur KILIÇ

Paraları, babaları olanlar bedelini ödeyecekler, kaytaracaklar, askerlikten kaçacaklar veya sözde askerlik yapmış olacaklar! Bazıları da  para kazanmak için askerlik yapacaklar yani “paralı asker” olacaklar! Bu uygulamaların, milletimizin geleneklerine ve ruhuna; “ordu-millet-millet ordu” anlayışına aykırı olması, kendi deyimleriyle “militarizm” düşmanlarını ırgalamaz... Ama vatandaşlık görevinde eşitlik diye mangalda kül bırakmayanlar, askerlik konusunda çeşitli “tipler” olmasını nasıl savunurlar? Onların asıl amaçları orduyu tamamen kaldırmaktır!
Ne oldu bize?
Ne oldu bize de, “bedelli askerlik” vaadi seçim ve evet malzemesi oldu... Erdoğan konuşmalarında bu vaadi veriyor... Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç; “Ben bedelli askerlikten yanayım... Bunun çok doğru ve yerinde olacağını düşünüyorum” diyor!
Baş Müzakereci, daha doğrusu AB’nin Türkiye’den sorumlu Komiseri, Egemen Bağış da, “Bedelli Askerlik” uygulamasını savunuyor doğrusunun tamamen “profesyonel paralı askerliğe” geçmek olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bugün AB üyesi 27 ülkenin sadece 7’sinde mecburi askerlik var. Onlarda da vicdanî ret var.” AB standartları, böyle imiş... Ya Türk standartları, değerleri? Bağış bilmez bunları!
Asıl, ne oldu bize de bu hallere geldik; TC’nin bir Bakanı böyle konuşabiliyor... Gençlerimiz askerlikten kaçmak için rüşvet veriyorlar ve “bedelli askerlik” için referandumda “evet” diyebilecekler! Bir zamanlar bedelli askerlik, gayrimüslim vatandaşlara uygulanırdı... Onlar bundan çok memnundular fakat diğer gençler, eğer bir sebeple askerlik görevini yapamamışlarsa utanırlardı... Askerlik yapmayana kız verilmezdi. Ama şimdi “bedelli askerlik” oy malzemesi. Evet, ne oldu bize de para ile pulla, silah ve teknolojiyle elde edemeyeceğimiz değerlerimizi gücümüzü,  entelektüel şıklık ve politika uğruna harcıyoruz.
Entelektüel ukalalıktan da öte bir ihanet örneği de, Oral Çalışlar’dan; “Zoraki askerlik, militarizmin temelidir. Askerlerin dokunulamaz ve erişilemez statülerinin ortalama vatandaşa benimsetilmesi amaçlandığı için, zorunlu askerlik, militarizmin elinden kaçırmaya kolay kolay razı olamayacağı bir ayrıcalıktır. Bedelli askerliğe bu kadar karşı çıkılmasının arka plandaki nedeni de budur.” Bu adamın iddialarına ayrı cevap vermek gerekir.
“Bedelli askerlik” konusunda bir noktayı, şimdilik Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül koydu; orduda ihtiyaç fazlası yokken ve terörle mücadele devam ederken gündemde yok! Fakat bütün bu palavralara en son, gerçek nokta yeni Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner’den. İşte Paşanın sözleri: “Anayasamız gereğince vatan hizmeti, her Türk’ün hakkı ve ödevidir... Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel unsurunu, vatan hizmetini yerine getirmek üzere silâh altına koşan “Mehmetçik” teşkil eder. Şanlı tarihimiz kahraman Mehmetçiğin destansı fedakârlıkları ile doludur. Milletinin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri “millî ordu” olmakla gurur duyar ve gücünü milletinin ona olan güveninden ve sevgisinden alır... Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Mehmetçiğin yerini alabilecek hiçbir alternatif yoktur... Türkiye’de bir tane ordu vardır. O da Türk Silahlı Kuvvetleri’dir. Alternatifi yoktur ve olamaz.”
Atatürk’ün kızınca, kızdıklarına söylediği gibi “Katalava” anladınız mı “bedelli” ordu düşmanları?
Bugün bayram
 Ama neşe dolmuyor insan! Önce “Ergenekon açılımında” suçları sabit olmadan, cezaevlerinde aylarca, yıllarca yatan ve aileleriyle, çocuklarıyla kucaklaşamayan, kader-iktidar kurbanlarını düşününce, bu bayramın sevincini duymamız, mümkün değil... Ben, bu duygularla, oralardaki dostlarıma, sabır ve kuvvet temenni ediyorum. Sevgili okuyucularımın bayramlarını aynı duygularla kutluyorum... Daha hayırlı, güzel günlere erişmek umuduyla!
Aslında bugün bir başka bayramımız daha var. 9 Eylül İzmir’in kurtuluşu. 88 yıl önce bugün Mustafa Kemal’in orduları Yunan’ı İzmir’de denize dökerek Anadolu’dan defetmiştir. Her iki bayram kutlu olsun.  

ÖZÜR: Dünkü yazımda Milliyet’teki günlerimden bahsederken Doğan Heper’in adını dalgınlıkla Orhan Heper olarak yazmışım. Sevgili Doğan’dan ve okuyucularımdan özür dilerim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş