Bedrettin Dalan ve verdiği burslar

A+A-
Behiç KILIÇ

Dalan’a kafadan dalan yandaş matbuat, verdiği bursları “Ergenekon çetesi mensuplarının çocuklarına dağıttı” demeye getiriyor... Bu kadar açık yazıyorum ki insafsızlığın boyutu net anlaşılsın diye...
Bedrettin Dalan’la Ramazan Bayramının hemen sonrası Yedi Tepe’deki sofrasında buluşmuştuk.. Okullarından biri ile ilgili bazı iddialar vardı, onu sormuştuk.. Orada kendisine “Bu yerleri sana bırakmazlar bu okulları elinden alırlar!” diye takılmıştık... İşin garibi, kendisinde de benzer endişe varmış!.. Galiba  yurt dışına gitmeden onunla bir araya gelen son gazeteci benim...
Neyse, burada yazmamın sebebi verdiği bursların önünün kesilmesi tehlikesi var gibi! Bunu yapmasınlar, çok nitelikli çocukların geleceği ile oynamasınlar... Bakın kendisi, dağıttığı bursların vasıflarını şöyle açıklıyor, “Lise ve üniversite öğrencileri dahil toplam 7 bin öğrenciye burs verdim. Burs verdiğim kişiler arasında devletin yeteri kadar maaş veremediği memurlar, öğretim görevlileri, subay çocukları, emniyet teşkilatında görev yapan görevlilerin çocukları, yargı mensupları ve yetim çocuklar da var. Babası hapse konulmuş olanların çocukları da var. Babası kaçakçılıktan tutuklandığı için o çocuğu okuldan mı atmam gerekiyordu..”

 

BİR EMEKLİ SUBAYIN DUYGULARI..
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin üzerine bilinçli bir saldırı ile gölge düşürülmek istendiğini, büyük bir üzüntü ile izliyoruz!..
Türk Ordusu, bir devletin silahlı gücü olmanın ötesinde özelliği olan bir yapıdır.. Her ailenin yaşantısının bir döneminde aktif olarak mutlaka içinde yer aldığı (kendisi-çocuğu) bir vazgeçilmez mekandır.. Hepimizin evi, namusudur..
Okuyucumuz emekli binbaşı Sayın İsmail Hakkı Cengiz diyor ki;
 “Medyada, subay hakkında yazılanları, söylenenleri ibretle izliyoruz.
E. Org. Kemal Yavuz, benim Çorlu’daki Kolordu komutanım. Her şeyden önce astlarına saygıyla davranan, daima ” siz “ diye hitap eden... Kibar ve nazik bir komutan. Asla sesini yükselmez, bir bakışta insanda saygı uyandıran, gerçek bir İstanbul beyefendisi. Asla hukuk dışına çıkmayan ve kimsenin de çıkmasına müsaade etmeyen son derece ciddi bir devlet adamı..
Tabii ki içimizde günümüzün renkli dünyasına aldananlar olmuştur. Fakat bunlar istisnadır.
Subay, akıl almaz bir irade, saf vatan sevgisi, yenilmez ruh demek...
Subay, bir gaye insanı demek...
Bütün taarruzlar ona; çünkü onun ruhu yenilir veya teslim alınırsa küreselleşme tamamlanacak...
Elazığ’da şehit olan bir Jandarma Yarbay vardı.  Hatırladınız mı? 2 sene kadar oluyor; şehit olan bir askerinin cenaze töreninden sonra taburunu toplamış, onlara, Atsız’ın şu dörtlüğünü okumuştu:
Sızlasa da gönüller
düşenlerin yasından,
Koşar adım gitmeli
onların arkasından.
Kahramanlık: içerek acı ölüm tasından,
İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.
Çok geçmeden o yarbay da şehit olmuştu.
Bu duygu ve düşüncedeki bir ruhu yenebilir misiniz? Esir alabilir misiniz?”
Sayın Cengiz’in mektubu “saldırının” sebeplerini çok iyi açıklıyor aslında.. Kemalin askerini devireceksin ki amaç gerçekleşsin!..

 

Emine Hanım Hayrunisa Hanım’ı ters köşe yaptı!..
İslam aleminin bütün birinci hanımları Emine Erdoğan’ın çağrısına uyarak Gazze için bir araya geldiler.. Bu yüksek toplantıda kim yoktu?.. Hayrunisa Hanım!.. Sonuç Erdoğan: 1 Gül: 0
Gol muhteşem.. Kapaklık!..

 

Alçak kadın
Amerika Dışişleri Bakanı Condeleezza Rice’a göre İsrail, Gazze soykırımını yapmakta haklı!..
Kadının sözlerine bakın:
“... kalabalık bir nüfusun yaşadığı Gazze Şeridi’nde İsrail’in, operasyonları sırasında sivilleri seçmesi zor oluyor..”

Yazarın Diğer Yazıları