Behçet Oktay'ı kim öldürdü?

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Malum davada tutuklu iken göz göre göre ölümü seyredilen, adeta cinayete kurban edilen Kuddusi Okkır olayını Ankara’daki gazetecilerin manevi babası Ünal İnanç ortaya çıkartmıştı. Belki de bu yüzden daha sonra davaya dahil edildi. Onun engin tecrübelerini paylaşmak, son yıllardaki yalnızlığına yaren olmak için elimden geldiğince uğradığımı bu sütunlarda defalarca yazmışımdır.
Yaklaşık 15 gün önce çayıma azarını katıp içerken dudak uçuklatacak bir belge göstermişti. Gazetecilik refleksi ile “Baba bunu yazmalıyım”  diye atlayıverdim. Ama hukuki süreç yüzünden beklememi, sitesinde yayınlandığı andan itibaren yayma hakkımın doğacağını söyleyince heyecanla bekliyordum.
25 Şubat gecesi meydana gelen olayda hayatını kaybeden Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay’ın intiharına zaten inanmamıştım. Dostları “Onuru için öldü” çelengini cenazeye gönderirken de O’nun intihar etmediğini biliyorlardı. Nitekim Ünal Baba “Lazımlık” adını verdiği kitabında “İntihar ettiğine inanmıyorum” demişti. 50 Yılını polis-adliye muhabirliğinde deviren İnanç’ın bunun peşini bırakmayacağını biliyorduk. Öz kızı gibi sevdiği Avukat Ülkü Gedikli’ye aileden vekalet çıkartan İnanç, kaburgalarında 13 kırık bulunan birinin bu acıyla silah kullanmasının mümkün olmadığını üstelik sol elini kullanan profesyonel bir atıcının sağ eli ile şakağına silah dayamasının da imkansızlığını söylemişti. En çok da kanında kokain bulunduğuna dair rapora içerliyordu. Özel harekatın başında bulunan ve sicili pırıl pırıl olan bir polisin uyuşturucuyla mücadele etmek yerine kanında uyuşturucu bulunması kelimenin tam anlamı ile çelişkiler yumağıydı.
İki gündür gazetelerin manşetindeki bu cinayet haberinin gerçek kaynağını habere imza atan muhabirler ne yazık ki tek satır bile olsa yazmamış. Her biri Ünal Baba’nın öğrencisi olan muhabirler ve yöneticilerin “Özel Haber”  başarısına ihtiyaçları da yok. Ama en azından tıpkı “Oda Tv”nin ortaya çıkardığı fotoğraflarda olduğu gibi haberin kaynağının en azından “aykirihaber.net” olduğunu vurgulamaları meslek namusu adına şarttı. Yapanlar da yapmayanlar da sağolsun. Sonuç olarak maksat hasıl olmuştur. “Olay intihar değil cinayet” diyen Oktay ailesinin çığlıklarını şimdi bütün dünya duymuştur. Fakat yıllarca silah arkadaşlığı yapan meslektaşlarından halen çıt çıkmıyor. “Aman kahramanımızın adına leke sürmeyin. Susun...” diyenler aslında Behçet Oktay’a intihar lekesi sürmedi mi?
Aylarca Münevver Karabulut cinayeti için alarmda bulunan emniyet yetkililerinin kendilerinden biri olan, üstelik meslekte efsane olarak bilinen bir daire başkanının ölümünü araştırmak yerine üstünü örtmeye çalışmalarının altında iyi niyet aramak mümkün müdür? Adli Tıp raporlarına göre sağ eli ile kendisini vurma ihtimali olmayan Behçet Oktay’ın yanında bulunan kişinin avuç içinde barut izi bulunması, olayı görenlerin “aracın dışında kendini vurdu” ifadelerine rağmen Oktay’ın araç içinde bulunması aracın içinde öldürüldüğü tahminlerini güçlendirmiyor mu? Kokainle şantaj yapıldığı iddiasını gündeme getirmiyor mu?
Emniyet içerisinde uzun süredir devam eden, etmekte olan bir takım huzursuzluk ve söylentilerin açığa çıkarılmadığı gibi sürekli halının altına süpürülmesinden kimlerin kazançlı çıktığını hesap edemeyenler, günün birinde sıranın kendilerine de gelebileceğini düşünmelidir.
Oktay’ın kız kardeşinin “Ağabeyime sıkılan kurşun devlete, Türkiye’ye sıkılmıştır. Ortada cinayet var, sebepleri ortaya çıksın” haklı feveranına cevap vermek devletin borcudur. Bunun takipçisi olmak da sadece Oktay ailesine değil bütün vatandaşlara düşmektedir. Takipçisi olacağız.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş