Ben getirdim, ben alırım!

A+A-
Arslan TEKİN

R. T. Erdoğan, bazı belediye başkanlarının istifa etmesini istiyor. Bunun anlamı, "Seni görevden aldım" demektir.

Herkesin aklındaki şu soru: "Neden görevden aldın?"

Bir suç işledilerse, tartışmalı da olsa iyi kötü mahkemeler var. İçişleri Bakanlığı vazifeden alır, sonra muhakeme safhası başlatılır.

Herkes kendisini istifası istenen belediye başkanlarının yerine koysun. "Demokrasi" varsa soru sorulabilmelidir. Başkanlar soru sormadan/soramadan istifa ediyorlar. Bazıları, istifa ederken, şahsiyetlerini ayaklar altına alan yakışıksız ifadeler kullanıyorlar. Sümme hâşâ "Beni yaratan o!" der gibi "Beni başkanlığa getiren o, başkanlıktan götüren de o..." diyorlar. İnsanlık adına utanç verici.

Adnan Menderes "Odun koysam seçilir." demişti. Bu, insan iradesine ipotektir ve halkı sürü görmektir. Bu sürü, İslâmî literatürdeki "raiyye" meselesi değil, bildiğimiz şuursuz kitle meselesi.

R.T. Erdoğan, Polonya dönüşü, tayyare muhabbetinde, isim verdi, tekrar "İstifa etmeliler." dedi. Köşemde tarihe not düşmek için, belediye başkanları için söylediklerini aynen aşağıya alıyorum: 

"İstanbul'da Kadir Topbaş Bey, Çevre ve Şehircilik Bakanımızın kendisiyle görüşmesine olumlu yanıt verdi, istifasını o şekilde gönderdi. Ardından Düzce'yle, genel başkan yardımcımız görüştü, o da istifasını verdi. Şu anda Balıkesir'e istifasını verme talebimiz iletildi. Hakeza Melih Bey'e, kendisine bu durum iletildi. Bursa aynı şekilde... Bu makamlara bağımsız adaylar olarak gelinmiyor, bir partinin gösterdiği adaylar olarak geliniyor; bu görevleri biz asla terk edilmeyecek ilanihaye kalınacak koltuklar olarak göremeyiz. Dolayısıyla böyle bir adımın atılması gerektiği zaman, arkadaşlarımızın, 'Ben, bu davanın elemanıyım, benim yetkili kurullarım madem ki böyle bir kararı vermişler, ben de ilgili merciye istifamı veririm' demeleri lazım. İstifa, partiden ayrılma, kopma demek değildir. Parti, istifasını veren arkadaşları çok daha farklı yerlerde değerlendirir. İl başkanları toplantısında da söyledim; 'Ben buraya geldim, burada ilanihaye kalayım' olmaz. [İstifa etmezlerse] Ben arkadaşlarımızın, öyle bir yola tevessül etmelerini düşünemem, düşünmek de istemem. Çünkü onun neticesi ağır olur."

(Ara not: Tayyare hasbihâli bütün gazetelerde aynı. Daha önce yazılmış. Bir kişi konuşanları kâğıda döküyor, uçaktaki gazetecilere yolluyor. Her neyse... Şunu merak ettim: "Yanıt", cevap karşılığı, ta yüzyıllar öncesinden çıkarılıp tedavüle sokulan Türkçe ama ölü bir kelime. R. T. Erdoğan'ın ise kullandığı hiç aklıma gelmiyor. Acaba ses kaydını çözenler kelimeleri değiştiriyorlar mı? "Külliye"den bir cevap gelir mi dersiniz?)

Bu istifalar meselesi iki ucu pis bir değnek... İstifaya direnenlerin önüne dosya koysan, mahkemeye göndersen sonra sana demezler mi: "İnsanları suçlamak için mi bu dosyaları biriktirdin? Madem hatalarını biliyordun, niye görevden almadın, muhakeme yolunu açmadın?"

Belediyelerde kalmalarını mahzurlu gördüğünü başka nerede değerlendirebilirsin ki... Artık geçmiş ola... Onlar alınlarındaki lekeyle tarihe intikal edecekler.

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları