Ben ve karşı çıkış

Ergun KAFTANCI

BAZEN fotoğrafıma bakıyorum, inanın ben o değilim...

    O da ben değil...

    Epey yaş aldık, fiziğimiz değişti ama dün ne idiysek, bugün de o'yuz...

    Şükürler olsun ki maneviyatımız, yolumuz, duygu ve düşüncelerimiz

milim değişmedi değerli okurlar...

    Bâki selam, sevgi ve saygılarla merhaba!

    Besmele çekip başlayalım bakalım...

    **

    ÇAĞDAŞ hukuk, kısasa kısas hükmüne kapalı...

    Bu hüküm ancak şeriat hukukunda var...

    Mesela İran'da, Suudi Arabistan'da filan...

    Modern İslam toplumu olarak kısasa kısas hükmünü 94 yıl önce boşadık, çağdaş hukuk anlayışına bastık nikâhı!

    Yakın tarihte de idam cezasını kaldırdık...

    Adam öldüreni asmıyoruz artık, yani kısasa kısas yok!

    **

    Vaktiyle başbakan "Katili affetme yetkisi, maktulün vârislerine aittir" demişti de hayli tepki almıştı...

    Dünyevi bir olayı ilâhi bir kuralla yorumlamak artık mümkün değil...

    Benimsediğimiz evrensel hukuk, o yolu çoktan tıkadı...

    **

      Buna rağmen insan, canımızı yakan IŞİD çetesine, çaktırmadan kısasa kısas uygulanmasını istiyor...

    "Can mı yakıyorsun, biz de senin canını yakarız" diye harekete geçmek, kısasa kısas hükmünde gibi algılansa da, öyle değil.

    Aleni bir karşı çıkış...

    Egemenlik hakkımıza tasalluta kalkışandan hesap sormak!

    **

    Toplumlar keşke savaşmadan durabilseler...

    Savaşmayı, kısasa kısas hükmünün kapsamında düşünemeyiz...

    Zira savaş, barışı sağlamak için yapılır...

    **

    Kan dökmek, toprak işgal etmek ve ganimet ele geçirmek için yapılan savaşa aynı niyetle karşılık verilirse işte o zaman kısasa kısas oluşur...

   **

    Kısasa kısas peşinde değiliz...  

    Olamayız da...

    Sadece topraklarımızın ve insanlarımızın can ve mal güvenliğini sağlayalım, kudurukları bura bura kendilerine getirip bölgeye barışı yerleştirelim diyoruz...

    Bu emelin içinde kırıntı mesabesinde de olsa kısasa kısas hükmü yoktur...

    Onu arayan hava alır!

 

*

       

Ambargo öyle olmaz    

    MHP, tarihi yürüyüş sürecinde...

    Milliyetçi Ülkücü ilkelerin siyasal hayatta da ciddi boyutta yer bulması yakın...

    Hasbi milliyetçi ülkücüler, eyyamcı siyasetçi tipinden kurtulmak için el ele yürüyor...

  **

    Engellemeler var...

    Biri, geçenlerde yaşandı...

    Geziye başlayan adaylardan Ümit Özdağ'ın yolu Genel Merkez'in talimatıyla kesildi..

    Gazetelerde başlık:

    -Özdağ'a ambargo!

     **

    Ambargo, öyle bir şey değil değerli okurlar...

    Eşkıya gibi yol kesmek ambargodan sayılmaz...

    Adı üstünde, o eşkıyalık...

    Bu ise korku ve saygıdan yoksun siyasal ilkelliğin dışa vuruşu...

    **

    Ambargo'nun nasıl konacağını asıl olağanüstü kurultayda göreceğiz!

   **

    MHP'nin yıllardan beri, lider sultası altında milliyetçi ülkücü ilkelerden kopuk siyaset yaptığı nihayet ortaya çıktı...

 

*

 

DERKENAR:

 Milliyetçi ülkücü kültürden gelenler, 15 Mayıs kurultayına karşı çıkamaz! Bindiği dalı kesen ahmaklar da ülkücü olamaz!

 

*

 

Çok şükür

     NE demişti Meral Akşener...   

     -Seçimi kazanacağız, başbakan olacağım...

     Gittiği yerlerde "Başbakan olacağım dediniz mi" diye sordular...

     "Evet" dedi, "Başbakan olacağım lâfını hesaplı kitaplı söyledim"

   **

     Eyyy millet, gözün aydın...

     Önünde sonunda, hesaplı kitaplı konuşan bir başbakanımız olacak!

 

*

       

Bakanlar tanık değil mi...

    -NE DOLMABAHÇE mutabakatı yahu, nereden çıkmış böyle bir şey...

    Devamı geliyor:

    -Böyle bir mutabakat filan yok. Bu iktidarın terör örgütüyle bir mutabakatı söz konusu değildir, olmamıştır...

   **

    Lâf iyi de...

    Bölücü örgütün siyasal ağzı olan heyetle mutabakat sonrası el sıkışan bakanlar ne olacak?

    Onları nereye sığdıracağız...

    Görüşmeyi saptayan fotoğraflarda muhteremler Efkan Ala ile Yalçın Akdoğan yoktu da dublörleri mi vardı! 

    HDP'lilerle sevinç içinde el sıkışanlar figüran mıydı!?

    **

    Uluorta soruyorum:

    -Hangi babayiğit, Tayyip Bey'den izin almadan HDP'li heyetle mutabakat sağlamak için görüşebilir...

    O gün de görüşemezdi, bugün de görüşemez...

   **

    Yeminle söylüyorum, görüşme cesaretini gösterecek yürekli bir AKP'liye rastlasam alnından öperim!

   **

    Aynı görüşteyim...

    O mutabakatı beyefendiye ayrıntılı biçimde naklettiler...

    Muhterem beğenmedi, toplantı da yapıldığınla kaldı!

  **

    Sonrası?

    Gelişmeler hepimizin malûmu!

 

*

   

İkisi de bomba gibi oldu

    ÖNEMLİ bir tiyatro adamıydı Çetin İpekkaya...

    Ayberk Çölok da öyle...

    İkisi de Galatasaray'da sınıf arkadaşımızdı...

    Okulun tiyatro kolundaydılar.

    Hep tartışırlardı:

    -Sen tiyatrocu filan olamazsın...

    Sonunda ikisi de iyi birer tiyatro adamı oldu..

    Ayberk erken göçtü, dün de Çetin'i yitirdik...

    İkisi de nurlar içinde yatsın!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş