Beni anlayacaksın ey 'gafil' sevgili (!)

İsrafil K.KUMBASAR

Ey uğruna baş koyduğum sevgili.

Sana olan sevdamı 'söz' ile tarif etsem 'kelimeler' boğazıma düğümlenip kalır; 'kalem' ile anlatsam 'su üstündeki' yazı kadar ancak bir tesiri olur.

Bu sevda, 'yazgıma' hükmeden 'karşılıksız' sevginin aynadaki tecellisidir.

Zira 'senin mayan' ile yoğrulmuştu hamurum, 'senin tören' ile nakış nakış işlenmişti ruhum; edindiğim her tecrübede, öğrendiğim her alışkanlıkta, dinlediğim her türküde, destanda ve masalda hep 'senin izlerin' vardı.

Her ne zaman 'geleceğe' yönelik planlar yapmaya kalktıysam, tarihin sararan sayfalarını süsleyen 'muhteşem geçmişin' canlandı hep gözlerimin önünde.

Ve bana 'bugünü' unutturan hayaline deliler gibi vuruldum.

***

'Kızıl elma' hedefi doğrultusunda at sırtında terk ettiğin 'Asya steplerindeki' ayak izlerinden yola çıktığımda, Anadolu'nun kıraç yaylalarında çapa sallarken, ekin biçerken, sürü güderken buldum seni.

'Ak düşmüş' saçlarına, 'feri gitmiş' gözlerine, 'buruşmuş' yüzüne, 'zayıf düşmüş' bedenine rağmen hâlâ beni sana yönlendiren gizemli bir çekiciliğin vardı.

Ama sen, 'sen' olmaktan çıkmaya başlamıştın; 'yüzyıllık yalnızlığa' terk edilmiştin sanki, 'unutkanlık illetine' yakalanmıştın.

Namert eller 'umutlarının' üzerine 'zift' dökmeye, 'hayallerinin' üzerini 'beton yığınlarıyla' örtmeye çalışıyordu.

***

'İnsan pazarlarında' alınıp satılırken gördüm seni, 'sırtından geçinenler' tarafından 'iliklerine kadar' sömürülürken.

'Baba ocağı' saydığın kapılardan kovulurken gördüm seni, 'peygamber ocağı' diye bildiğin kışlalarda horlanırken.

'Din tacirleri' tarafından uyutulurken gördüm seni, 'sahte kurtarıcılar' tarafından avutulurken.

Kahpelerin 'tatlı sözüne' kanmış, devşirmelerin 'ipek kumaşına' aldanmış, 'zevk' ve 'eğlence' peşinde koşan bir 'tüketim kölesine' dönüşmüştün.

'Mazlumların' başına sığınak, 'zalimlerin' başına dert olmayı bir kenara itmiş; 'mücadele' yerine 'nemelazımcılığı' seçmiştin.

***

'Dizlilere' diz çöktüren, 'başlılara' baş eğdiren bir ecdadın torunu olarak üstte 'göğün' çökmeye, altta 'yerin' kaynamaya başladığını hissedince dehşetle irkildim.

Başına musallat olan 'çok yönlü belayı' defetmek üzere 'sisteme' karşı yeniden 'isyan sancağını' kaldırdım.

Sana asla 'yalandan' hayaller, 'günübirlik' çözümler vadetmedim.

Seni titreyip bir an önce kendine dönmeye, 'hak yoluna', 'hakikat yoluna' ve dahi 'Allah yoluna' çağırdım.

Ama sen, 'çırpınışlarımı' görmedin bile.

Seni sokaklarda 'ıspanak fiyatına' satmaya çalışan sahtekârlara, iş birlikçilere ve hainlere inanmayı yeğledin.

***

Seni sevdiğimi söyledim.

'Yalan' ve 'iftira' ile üzerime çullandılar.

Seni sevdiğimi söyledim.

'Sürüldüm', 'dövüldüm', 'vuruldum'.

Seni sevdiğimi söyledim...

'Tabutluklarda' işkenceye tabi tutuldum.

'Taş medreselere' kapatıldım.

'Darağaçlarına' yollandım.

Seni düşündükçe...

Suratımı öfke bürüdü.

Seni düşündükçe...

Dilim daha da sertleşti.

Seni düşündükçe...

Yüreğim katılaştı.

***

'Yüreğimdeki' katılık, 'dilimdeki' sertlik, 'suratımdaki' öfke hep 'sana kıymaya', 'seni aldatmaya' çalışanlara idi.

Ama sen, sana olan 'kara sevdamın' hiç farkına varmadın bile.

Davamı 'kurgular' ile şahsiyetimi 'önyargılar' ile değerlendirdin.

Etrafında 'kağıttan kaplan' gibi dolaşıp duran 'iki yüzlü siluetler' ile karıştırdın beni.

'Hayatıma hâkim olan' doğrularda değil, 'yapmadığım' yanlışlarda aradın beni.

***

Derler ki...

Şu kahpe dünyada 'talihi namert' olan mert insanlar, ya 'darda kalınca' ya da 'göçüp gidince' anlaşılır.

Duyasın ve bilesin ki...

Benim sana olan sevdam ne Mecnun'un Leyla'ya ne de Ferhat'ın Şirin'e olan sevgisine benzer.

Benim sevdam general Kürşad'ınki kadar mutlak, onbaşı Urungu'nunki kadar saf ve paktır.

+   +   +

Yerlerin ve göklerin mutlak hâkimi kızıp sana yüz çevirdiğinde,

Üzerine 'kara bulutlar' çöktüğünde,

Ocaklar birer birer söndüğünde,

Obalar cayır cayır yandığında,

Bıçak gelip ta 'kemiğe' dayandığında,

Şadlar şadı 'kırk çeri' ile uyandığında,

İşte o zaman...

Beni anlayacaksın ey sevgili,

Beni anlayacaksın.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş