"Beni iade etmeyin" ikrardır

A+A-
Ergun KAFTANCI

     ELEBAŞI iblis, yaşaması için kapılarını ardına kadar açan Amerika Birleşik Devletleri'ni sığıngâh gördüğünü "Beni iade etmeyin, Batı'ya hizmet vereyim" diyerek açıklamış oldu...

    Böyle bir talebi ancak vatanına ve milletine ihanet eden yapar.

    Fethullah'ın vatan ve millet sevgisinden ne kadar uzak olduğu ortaya çıktı.

    .......................

    "Beni iade etmeyin..." yakınması ikrardır...

    Kalkışmanın elebaşı olduğunu kabullenmektir...

    Eğer bu ihanete ön ayak olmadıysa neden ülkeye dönmek istemiyor, neden başka ellere sığınmak istiyor...

    İblis bu soruların cevaplarını, Amerika'ya "Beni iade etme" diyerek vermiştir...

    ......................

    Eğer bazılarının iddia ettiği gibi, kalkışmayı kışkırtan ve tezgâhlanmasına destek veren Amerika ise iblisi iade etmez...

    Böyle bir durum söz konusu değilse o zaman iblisi bize teslim edecekler, o da gelip hesabını verecek demektir...

    ......................

    Sütten çıkmış ak kaşık görüntüsü vermek için Amerikan basınından medet umuyor. Bir gazetenin bu iblisin yazısına yer vermesine bakarak onu CIA'nın ya da Pentagon'un koruma altına aldığını söylemek yanlış olmaz...

    Dünyanın hemen her yerinde rastlanan Amerikan malı gıllı gıcık işlerin arkasında hep ortak hareket eden bu iki fesat yuvasının olduğu görülmüştür...

    İblis, bunlara güvenerek fitne ve fesada sapmadıysa nesine güvenerek sapmıştır...

    Bu sorunun cevabını irdelemek lâzım; bunu yaparak içimize sızdırdığı hainler sürüsünü tamamen deşifre etmek ve ihaneti sonlandırmak zorundayız.    

  Yeni siyaset günleri

---------------------------------

    BEŞTEPE zirvesi olumlu bir havada geçti ve liderler arasında sıcak bir yakınlık oluştu...

    Toplantıdan sonra yapılan açıklama, kurulan diyaloğun sürdürülmesi yönündeydi. Bu anlayış rayından çıkarılmazsa, bundan böyle siyasal literatüre yerleşmiş kaba ifadeleri dinlemekten kurtulacağız, hakaretlere tanık olmayacağız...

    Önümüzdeki süreçte liderler ve siyasetçiler düşüncelerini açıklarken hakaret ifade eden sözcüklerden, abuk benzetmelerden, küfürlerden arınmış olacaklar.

    İnşallah ipler gerilmeyecek...

    Bu yeni ılıman siyasal iklimi Beştepe'de el sıkışanların bozacağını sanmıyorum...

    ..........................

    Siyasetin kimyasını bozmamak lâzım...

    Aradan, yaşadığımız son kalkışmaya benzer serseriliklerin fırlamasını istemiyorsak söylemlerimize ve siyasal eylemlerimize dikkat etmek zorundayız...

    İnsanların damarına basmamak lâzım...

    Halkımız, argo, küfür ve karalama dolu kısır çekişmelerden, siyasal tavırlardan ve söylemlerden illallah dedi. Siyaset hepimize ters gelmeye başladı. Bu terslik, katılımcı demokrasi için büyük bir tehlike demektir.

    İnsanlar sisteme katılmak istemedi mi demokrasi de, onu sahiplenen siyasal yapılar da bozulur...

     Allah muhafaza... 

Bireyin değil milletin özeli

---------------------------------------

       FETÖ çetesi ahtapotu da geçti. Her yerde, her kurum ve kuruluşta kolları olduğu bir bir ortaya çıkıyor.

      Ordudan emniyete, yargıdan eğitime, sağlıktan diyanete kadar her yerden paralelci toplamak zorunda kalıyoruz...

      Gözaltına alınan paralelci sayısı her geçen gün artıyor.

      Tutuklanan paralelci sayısı da öyle...

      Hiç ummadığınız isimler, gazeteciler, iş adamları ve yatırımcılar dahil o kadar insan bu iblisin peşine nasıl takılmış, akıl almıyor...

     İblisin mürit toplamak amacıyla sergilediği ilkelerin, düz ve askeri okullarda çocuklara verilen eğitim ve öğretim ilkeleriyle taban tabana zıt olduğu ortada. Buna rağmen nasıl oluyor da iblise yandaş olan kafalar ve gönüller oluşuyor...      Demek ki bütün kurum ve kuruluşlarımıza yeni bir veçhe vermek, kuşakları millî mefkûreyle beslemek gerekiyor. Yeni kuşak bundan yoksun yetiştiği için sonucu görüyoruz...

      .........................

      Din ve iman bireyin özelidir; ancak vatan, millet, bayrak, cumhuriyet, demokrasi, özgürlükler, hukuk, adalet tek tek bireyin değil topyekûn milletimizin özelidir...

      Hepsi korunmalıdır...

      Yaşadık ve gördük, bunların uğruna can verenlerimiz oldu...

      Şehitlerimize Allah'tan rahmet niyaz ediyorum...

RASTGELE

---------------------

       ESKİ Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu iblise götürerek görüşmelerini sağlayan aracı tutuklandı. Bazıları da "Görüşen hakkında ne yapıldı" diye soruyor. Ahmet Davutoğlu Dışişleri Bakanı'ydı Başbakan yapıldı, ne olmuş yani!

       *

       TECESSÜS sahibi bir okurum da eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın görüşmek amacıyla o zamanki Başbakan tarafından Fethullah'a gönderildiğini hatırlatıp soruyor:

     -Arınç cemaatçi değildi ama cemaate de uzak durmuyordu...

      Olamaz mı...

     .......................

     Herkesi cemaatçi ilan etmeyelim...

     İnsanın Fenerbahçe'de oturması, ille de Fenerbahçeli olduğunu mu gösterir...

     *

     EKREM Pakdemirli merhum, cemaatçi filan değildi. Aklı başında, millî mefkûre sahibi bir siyasetçiydi. Oğlu Mehmet Pakdemirli, Celâl Bayar Üniversitesi Rektörü oldu ama paralel devlet yanlısı olmaktan kaçamadı.

Babasının kemikleri nasıl sızlıyordur kim bilir...

     *

     İLGİNÇ değil mi, cemaatçilerin cebinden -Eski İstanbul Valisi dahil- aynı seri numarasına sahip birer dolar çıktı. Yankee'nin parası paralelciler arasında herhalde birbirini tanıma vasıtası olmuş...

SORGU SUAL

---------------------

      OKURUM Seyfettin Alkan soruyor:

      -Bizim mahallenin köpeklerini belediye zehirledi, pekiyi bu darbeci köpekleri kim zehirledi...

      Kimin zehirlediğini bilmeyen var mı Sayın Alkan...

BİR SÖZ

------------------------

      EKMEĞİ paylaşmak ekmekten daha lezzetlidir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları