Beş yıl sonra

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Demokratikleşme, özgürlük, insan hakları, barış gibi sihirli kelimelerin sahipleri, dünyanın hiçbir yerinde İmralı uygulamasının olmadığını bal gibi biliyor. Çakal Carlos denen dünyaca bilinen terörist yargılanıp ceza aldığından bu yana avukatlarıyla görüşebiliyor mu? 11 Eylül sanıklarının avukatı, dışarıya bir defa kazayla masaj ulaştırdı diye, üç yıl hapis yatıp barodan atılıyor. Ama benim canım memleketimde bebek katilinin avukatları, milletvekili yapılarak ödüllendiriliyor.
Sandıklarda uygulanan baskı ile bağımsız milletvekili seçilip devletin tiyatro partisine katılarak TBMM’de devlete meydan okuyan Hasip Kaplan ile Aysel Tuğluk caninin avukatı değil miydi? Mudanya-İmralı hattındaki hızlı feribota yakında canlı yayın aracı bindirilerek televizyon ekranlarından  “Apo’dan İnciler” programı yayınlanmaya başlarsa hiç şaşırmayın.
Bugün 15 Ağustos... Türkiye Cumhuriyeti devletine savaş ilan edilen gün. Ama bugünün Mondros’ta ve Sevr’de olduğu gibi Türkiye’yi bölüp parçalamak günü olarak seçilmesi tesadüf değil.
Türkiye sınırları dışında yıllar önce planlanan Sevr’in rövanşı Türkiye sınırları içindeki işbirlikçilerle alınmaya çalışıyor. Entel dantel ekibinden tutun da liberal faşistlerle kol kola giren mülteci tayfası  “tarihi fırsatın” peşinde. Her dönem olduğu gibi silah gücüyle savaş ile alamadıklarını masa başında da yaparak gasp etmeye çalışıyorlar. Peki öyleyse bu memleketin insanları buna eyvallah diyecek mi?
Dumanlı havalarda aydınların imzası diye ortaya çıkan çakallar, her zaman olduğu gibi görev başındalar. Kimin ne zaman ne için imza attığı belli olmayan bildiriler yine havalarda uçuyor. Kapalı kapılar ardındaki otel mutabakatlarıyla polis evinde toplananların beyanları aynı doğrultuda. Ziyaret trafiğini yöneten İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın eline tutuşturulan paketin içinde bomba mı, yoksa nanik işareti yapan yaylı bir oyuncak mı olduğunu kendisi de bilmiyor. Daha vahimi icranın başındaki Başbakan Erdoğan’ın da bilmediği meydana çıktı. Bir dönem Erdoğan’ın sağ kolu olan Mir Dengir Fırat  “200 yönetici yurt dışına gönderilecek, gerisi koşulsuz ülkeye dönecek”  diye fırlattığı işaret fişeğinde örgütün genel af talebinin de gündemde olduğu belirlendi. Daha önce yazdım, Avrasya Televizyonu’ndaki Gereği Düşünüldü programında söyledim. Murat Karayılan, Cemil Bayık gibi isimlerin bulunduğu 200 kişinin gideceği ülke de belli, Norveç... Norveç’e gidecek olan PKK yönetimi bir süre sonra sürgünde hükümet kurduğunu ilan edecek. Kimin ne zaman attığı belli olmayan imza yüzünden 200 kişinin 5 yıl sonra büyük törenlerle Türkiye’ye gireceği de aldığım bilgiler arasında. Onlar Norveç’ten dönecek olur da, başları İmralı’dan çıkacak olamaz mı? Terörist avukatlarının milletvekili seçildiği canım memleketimde 4-5 yıl sonra eli kanlı teröristlerle, bebek katilinin seçilemeyeceğini kim garanti edebilir? Eh bizden söylemesi.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş