Beşikte devşirilen ilerici demokratlar

İsrafil K.KUMBASAR

Büyük olma iddiasındaki emperyal devletlerin, hem ‘yıllar sonrasına’ ilişkin planları hem de ‘geçmişi’ kılı kırk yararcasına araştırma çabaları vardır.
Bilirler ki ‘yarına dair’ planlar, ‘dün yaşanan hadiselerin’ üzerine inşa edilecektir.
Geleceği kurgulama eylemi ‘insan’ ile gerçekleştirildiğine göre, aranan vasıftaki ‘elemanlar’ tarihin derinliklerindeki vukuatlara bağlı olarak devşirilir.
Kiminin ‘nefreti’, kiminin ‘sevgisi’, kiminin ‘ihaneti’, kiminin ‘ihtirası’ devşirme ameliyesinin mihenk taşlarıdır.
Bugün  “ben”  diye ortalıkta gezinen ve ‘uluslararası güçlerin’ kucağında semirdiği aşikâr olan pek çok sima buna örnektir.
Bir çoğu belki farkında bile değildir.
Kaldığı ‘yetimhanenin’, eğitim gördüğü ‘kolejin’, burs aldığı ‘hayır kurumunun’ ipleri nereye uzanır çoğu kez bilmezler.
Kuş konmaz, kervan geçmez bir köyden adeta ‘cımbız’ ile ayıklanıp Batı’ya tahsile gönderilirken, New York’ta ‘çok uluslu şirketlerden’ birinde altına koltuk uzatılırken, Londra sokaklarında “Sevinin Mehmedim başlar yüksekte” diye mırıldanırken, Kahire’de ‘derin operasyonlardan’  geçirilirken ‘yıllar sonra önlerine konulacak faturayı’ tahmin etmeleri belki de imkan dışıdır.
Arkalarından su dökülüp, dualar mırıldanılarak ‘küresel cehennemin’ kucağına itilenler ‘kendilerine geldiğinde’ artık iş işten geçmiş olur.

 

***

 

O noktadan sonra kimsenin ‘kendine gelme’ gibi bir derdi olduğu da söylenemez.
Zira artık ‘değişim’, ‘dönüşüm’, ‘transformasyon’ zirve yapmıştır ve içine doğdukları inanç ikliminin sadece ‘getirileri’ üzerine hesaplar yapılır.
Sanılır ki sırf ‘mey’ yahut bir takım ‘ot’ türüdür insan beynini allak bullak eden.
İktidar hırsı, ‘bir süper gücün’ varlığını yanına alma telaşı, ‘küresel kulüplerin’ içinde kendine yer edinme hayali, muhtemeldir ki ‘Haşhaşileri’ bile kıskandıracak keskinliğe sahiptir.
Kim bilir ‘ne tür seraplar’ gördürür insanlara böylesine ‘esrarlı’ ortamlar, ‘ne tür hayallerin’ içine daldırır, tabii ki onu ancak yaşayanlar bilebilir.
Sonrası zaten çorap söküğü gibi gelir.
‘Tıkandıkları’ yerde bilinçaltlarına yerleşmiş olan ‘intikam’ histerileri girer devreye.
Gözleri kararır, kalp atışları hızlanır, bir adım geri atıp da  “Bu gidiş nereye?”  sorusunu kendilerine yöneltme ihtimali ortadan kalkar.
Herhalde tabir caiz ise onları ‘daha kundakta’ iken gözüne kestirip, bugünlere getiren ‘Süper babaanne’ emeklerinin bir anda heba olmasını istemez.
Suratlarına kondurduğu ‘yılışık tebessüm’  ile ters orantılı alarak bir anda otoritesini ortaya koyar ve “Haydi yavrucuğum hesabı ödemenin zamanı”  der.

 

***

 

Belki de ol ‘hesap gününün’ korkusudur ki, bu kanları doğuştan ‘yeddi emanete’ bırakılmış güruhun bir ‘mal’ biriktirme, ‘mal’ kaçırma, içinde yaşadıkları toplumun külfetlerine ‘sırt çevirme’ telaşı vardır.
Belki o nedenledir ki, ‘çerçilikten’ gelip, bir anda ‘holding patronluklarına’ terfi edenlerini bile ilk fırsatta parayı ‘dışarı’ aktarma, evlad-ü iyale mümkün ise ‘küresel sermayenin burçlarında’ bir koltuk kapma telaşı sarar.
Acıdır ki olan biteni ‘kendilerinden’ bilirler.
Buldukları her fırsatta ‘ne derin felsefeye’, ‘ne yaman zekaya’ sahip olduklarını sıkça dile getirip, kitleler üzerinden tahakküm kurmaya kalkışırlar.
Ne var ki, işin sonunda ‘hesap ödeme’ olunca bir anda ‘vücut kimyaları’ bozulup, ‘Rashel’in tavuğu’ gibi geleceğe yönelik yaptıkları bütün planlar alt-üst olabilir.
Süper Babaanne, ne yazık ki artık ‘iki kiliseye’ taş konulması, ‘birkaç papazın’sırtının sıvazlanması ile yetinmiyor,  “Daha, daha, daha...” diyor.
İşin ucu, en sonunda ‘kardeşin kardeşe boğazlatılmasına’ kadar dayanabiliyor.
Yeni sloganlar, cafcaflı sözcükler ile geleceğin üzerinde şekillendiği ‘yeni kan tarlalarının’ önü açılıyor.
Oyun iki kelimede vücut buluyor:
- “İleri demokrasi.” 

 

***

 

Emperyalistler, öyle zannedildiği kadar kolay emperyalist olmuyorlar.
Adamlar, etki alanına almak istedikleri bölgelere ilişkin, ‘yüzyıl öncesindeki’ hesaplar üzerinden ‘yüzyıl sonrasını’ kurguluyorlar.
Peki, ya siz ey ‘sözde’ antiemperyalistler!
‘Dün’ ne yediğinizi hatırlıyor musunuz?
‘Yarına’ ilişkin bir tasarımınız var mı?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş