Besle Al Baraka'yı oysun Millî Gazete'yi

İsrafil K.KUMBASAR

Millî Gazete, İslâmî kesim üzerinde büyük etkinliği olan bir gazete.
Bir zamanlar, bu gazetede, haram olan ‘faiz’ yerine, helalinden ‘kâr payı’ veren bazı faizsiz finans kuruluşlarının çarşaf çarşaf ilanları yayınlanırdı.
Aynı finans kuruluşlarının yöneticileriyle sık sık röportajlar yapılır, ‘faizsiz bankacılık’ üzerine derin fıkhi analizlere yer verilirdi.
Köşe yazılarında, ‘faizci sistem’ lanetlenir, ‘faizsiz sistem’ göklere çıkarılırdı.
Gazetedeki ilanları gören, yazıları okuyan samimi müslümanlar, ‘faiz’ bulaştırmamak için yastık altlarında biriktirdikleri her ne varsa, götürüp o finans kuruluşlarına yatırırlardı.
Ancak, her nedense, Merkez Bankası’nın belirlediği faiz oranı ne kadar ise, faizsiz finans kuruluşlarının açıkladığı ‘kâr payı’ oranları da işte o kadardı.
Bazıları ise, “Bu yıl şu kadar zarar ettik, o yüzden kâr payı yok” deyip helal kazançların üzerine yatmaya kalkışırlardı.

* * *

“Faiz yerine kâr payı veriyoruz” diye yıllarca milletten para toplayan faizsiz finans kuruluşlarından birisi Al Baraka diğeri Asya Finans idi.
Bu kuruluşlar evvel Allah, sonra Millî Gazete sayesinde, kısa zamanda karınlarını şişirip köşeyi döndüler.
Ama kaderin cilvesine bakın ki, Al Baraka’nın yöneticileri, bir zamanlar, reklamlar, ilanlar, yazılar ve röportajlar ile bugünlere gelmelerinde büyük desteği olan Millî Gazete’yi yok etmek istiyorlar.
Nasıl mı?
Bir zamanlar, Erbakan Hoca’ya yakınlığı ile tanınan bazı kişiler, ‘gömlek’ imalatı yapan bir tekstil firmasını işletmek amacıyla Al Baraka’ya borçlanıyor.
O zamanlar Milsan Basın Sanayii Genel Müdürü olan bir zata, ‘kefil’ olarak imza attırıyorlar.
Firma daha sonra batıyor.
Borç ortada kalıyor.
Al Baraka, borcu asıl alacaklılardan tahsil etmek yerine, işin kolayına kaçıp ‘kefile’ yöneliyor.

* * *


Millî Gazete’ye peş peşe ‘haciz’ yağıyor.
Gazetenin, Basın İlan Kurumu’ndan alacakları da dahil bütün gelirlerine el konuyor.
İş öyle noktaya geliyor ki, Al Baraka’nın avukatları, bir ara gazetenin beyni niteliğindeki ‘yazı işlerinde’ bulunan bilgisayarları bile toplayıp götürmeye kalkışıyorlar.
Bir müessesenin karşılaştığı böylesi bir durum, ilk önce kimlere yansır?
Tabii ki çalışanlarına.
Yaklaşık üç yıldan beri maaşlarını ‘gecikmeli’ olarak alan gazete çalışanları, Al Baraka’nın yaptığı kıyak sayesinde, yaklaşık 8 aydır ‘maaş’ yerine ‘cep harçlığına’ talim ediyorlar.
‘İkramiyeler’ kaldırılıyor, ‘fazla mesailer’ ödenmiyor.
Bir zamanlar bankaların kapısından bile geçmeyen gazete çalışanları, aç kalmamak için ‘kredi kartlarından’ medet umar hale geliyorlar.
Kafayı yiyenler, kanser olanlar da cabası.

* * *


Birileri, onların sırtından elde ettikleri siyasi güç sayesinde ‘oğullarına’ ve ‘damatlarına’ altın biriktirirken, Millî Gazete çalışanları sürünüyor.
‘Faizsiz sistem’ diye yola çıkan, zaman içerisinde faizci sisteme ayak uydurarak adeta bir ‘yel değirmenine’ dönüşen Al Baraka’nın yöneticilerine soruyoruz:
Al Baraka, bir zamanlar reklamını yaptırmak için kapısında fır döndüğü Millî Gazete’den, kısa zamanda nasıl trilyonlarca lira alacaklı hale geldi?
Bu parayı kimler, nasıl borçlandı, kimler kefil oldu?
Bu paranın ‘ne kadarı’ faiz?
Ve bir soru da Millî Gazete sayesinde bugünlere erişen Tayyip Erdoğan’a:
Aydın Doğan’ın kredi borçları ertelenip, vergi borçları silinirken, Millî Gazete’nin borç batağı içinde boğulmasını niçin gülerek izliyorsun?
Anladığın dilden etkili bir ‘muhalefet’ örneği ortaya  koyuyor diye mi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş