Beyin göçünün maliyeti

A+A-
Esfender KORKMAZ

Sık sık medyada, ABD’deki başarılı Türk uzmanları, Türk genç beyinleri yer alıyor. Dünya çağında Türk isimler görüyoruz. Zira ABD’de bu yeteneklerin kendilerini göstermeleri için gerekli altyapı mevcuttur. Araştırma ve geliştirme için her imkân mevcuttur. Zaman zaman ABD ve Almanya gibi ülkeler, daha çok gelişmekte olan ülkelerden uzman transfer ediyor. Bu nedenle Türkiye’den de birçok genç gidiyor. Yabancı ülkelerde eğitim yapan veya Türkiye’de eğitim yapmış, dil bilen uzman insanları, sanayileşmiş ülkeler havada kapıyor.
Türkiye’de eğitilmiş gençler arasında işsizlik daha yaygındır. Fiilen, dört - beş kişiden birisi işsizdir. Küresel ekonomik krizler, tüm dünyada işsiz sayısını artırdı.
Ancak uzman düzeyinde eğitim almış olanlara her zaman ve her yerde ihtiyaç var. Bir arkadaşımın oğlu yabancı dille eğitim yapan bir üniversiteyi bitirmiş... Yüksek lisansını tamamlamış... Babasına gelmiş ve sormuş: Baba benim halim ne olacak? Türkiye’de iş yok... Bütün arkadaşlarım, Amerika’ya, Kanada’ya ve Almanya’ya gitti... Ben sizi bırakamıyorum...
Bir insan yetiştirmek, uzman yapmak, bir fabrika kurmaktan daha zordur... Daha da önemlidir. Hele hele çağımızda... Artık makine ikinci planda kalmıştır. Zaten vasıflı insan olmazsa, sermaye de olsa fabrika kuramazsınız...
Teknoloji üretemezsiniz. İnsan var olalı beri eğitimin önemini bilmektedir. Ancak, üretim faktörleri yanında, eğitimin de ilave bir değer yarattığı yirminci asrın ikinci yarısında bilimsel olarak da ispat edildi. Ve eğitim de bir yatırım olarak kabul edildi...
Hatta fiziki yatırımdan daha önemli bir yatırım olduğu anlaşıldı. Adına “Beşeri yatırım”, “İnsana yatırım” denildi. Mamafih, fabrikaları yerle bir olmuş Almanya’nın kısa sürede kalkınması da beşeri yatırım sayesinde oldu.
Ayrıca eğitim, özellikle yükseköğrenim sosyal faydası olan bir yatırımdır. Ekonomide ortalama verimliliği yükseltir... Aynı zamanda sosyal ilişkilerin de daha gelişmiş ve rahat olmasını sağlar... Yani eğitimin hem iktisadi, hem de sosyal faydası vardır.
Sanayileşmiş ülkeler, beşeri yatırımı kendi ülkelerine çekmek için her türlü imkânı yaratıyorlar. Zira, eğitilmiş uzman bir insanın bir ülkeye gitmesi, o ülkenin bir kuruş harcamadan kurulu bir fabrikayı almasına benzer. Bu nedenle beşeri yatırımın, bir başka ülkeye göç etmesine “Beyin göçü” denilmektedir. Beyin göçü, sanayileşmiş ülkelerin resmi politikası haline gelmiştir. Yükseköğrenim, beşeri yatırımın en önemli halkasıdır. İnsana yatırımda da rasyonellik, en az maliyetle en yetenekli olanları eğitmektir. Bu sebeple üniversite eğitimi alacak olanların toplumun en geniş tabanından seçilmesi ve en kabiliyetli olanların eğitilmesi gerekir. Başka bir ifade ile bir toplum eğitiminden en yüksek faydayı sağlamak istiyorsa, parası olanı değil, yeteneği olanı eğitmelidir. Bunun içindir ki üniversitenin paralı olması, bizim gibi ülkeler açısından yanlıştır.
Bir başka yanlış... Türkiye’de “İnsan gücü planlaması” yoktur. Özellikle mühendislikte, insan gücü fazlası vardır. Olağanüstü dönemin bir icadı olan YÖK, insan gücü planlamasında tamamıyla yetersiz kalmaktadır. Bunun için yükseköğrenimi yeniden ve insan gücü ihtiyacını planlayacak bir organ haline getirmek gerekir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları