Bıçak kimin kemiğine dayandı?

Altemur KILIÇ

Hay yumurtaya can veren Yüce Allah! Bir gün gelecek de Recep Tayyip Erdoğan’a hak vereceğim aklıma gelmezdi. Ancak Güneydoğu’daki gerçek savaş alanından döndüğünde Ankara’da medya mensuplarına söylediklerinin bazılarına katılıyorum... Bu sözler, Güneydoğu’da,  “oy peşinde” bir parti genel başkanının sözleri değildi... Gerçekleri mahallinde gören bir  “Başbakan’ın” sözleriydi. Ama PKK terörü ve bölücülük konusunda bundan önceki söylemlerinin aksi idi!


Bir başbakan konuştu!
“Başbakan” Erdoğan, Güneydoğu’daki eylemlerin, “özgürlük-demokrasi” olmadığını söyledikten sonra, sorulara cevaben özetle,  “Vatandaşa sabır telkin ediyorum, ama bu sabır nereye kadar olacak onu da bilemiyorum... Siz vatandaşların mağazasını yakarsanız, canına kastederseniz o da elinde imkânlar varsa karşı koyacaktır! Miting yapacaksan yapılacak yerler bellidir. İstediğim yerde yaparım dersen yapamazsın!” dedi.
Bugün, TBMM’de PKK’yı temsil etmelerine, AB istedi diye yol açan DTP’lilere ve dolayısıyla temsil ettikleri tabana, “Bu ülkeyi ya sevin ya terk edin” dedi. Oysa daha önce bunun ayrımcılık olduğunu söylüyor, bu partinin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasına “demokrasi” adına karşı çıkıyordu. Şimdiye kadar Türkiye’nin, Türklerin  “kemiğine dayanmış” olan bıçak, demek artık Erdoğan’ın da “kemiğine dayanmış” ve hatta can derdine düşünce “oy derdini” bile unutmuş ki, böyle konuşabiliyor! Yalnız bir şey var: Erdoğan, dükkânına, malına, canına saldırılan vatandaşın pompalı tüfekle kendisini savunmaya hakkı var diyor, ama Türkiye’yi asıl savunacak, TSK’nın yetki ve etkilerini azaltmak isteyenlere alet oluyor.
Türkiye, şimdi bu hallere geldiyse, gerçek bir varoluş savaşı içindeyse, bunun sorumlusu AB baskılarına uyan geçmiş iktidarlar ve özellikle AKP iktidarıdır! 
Bugün ABD çalıyor, Kürtler azıyor!
DTP Genel Başkanı Ahmet (nasıl-neden) Türk TBMM’de küstah bir  “kitapçık” dağıtmış Kürtçe-Türkçe Almanca-Fransızca! Herhalde Meclis çatısı altında ilk kez Kürtçe bir yayın dağıtılmış oluyor! DTP, amblem ve renkleriyle basılan bu varakparede Öcalan’ın ortaya attığı ve “demokratik özerklik projesi” olarak adlandırdıkları, Türkiye’nin federasyonlara bölünmesi talep ediliyor!
 Öcalan’ın avukatları aracılığıyla “tartışmaya açılması” için verdiği bu “demokratik özerklik” projesi Türkiye’nin 20-25 özerk bölgeye ayrılmasını öneriyor. “Özerk yapıların önünün açılması”, resmi dil ve bayrağın bütün Türkiye için geçerli olmakla birlikte her bölgenin kendine ait sembolleri ve renklerine izin verilmesi talep ediliyor! Ve gene, şimdi, bu, hiç de “Türk”  olmayan Ahmet efendi, Türkiye’nin her yöresindeki eylemlerin “maksadı” aştığını söylüyor. Hem böyle ihanet kitapçıkları dağıtacaksın, hem Diyarbakır’da kolordunun karşısında, PKK renkleriyle eylem yapacaksın. Apo’ya işkence yapıldığını iddia ederek halkı kışkırtacaksın,  yandaşlarına itidal tavsiye edeceksin! Cininizi şişeden çıkaracaksınız, ama bizim, TSK’nın, cinlerimiz tepemize çıkmayacak!
Tuncay Güney-Veli Küçük ve ben
Beni, önceki gece, Albayrak Grubu’na ait olduğunu öğrendiğim TVNET televizyonu  “Bakış Açısı” programına telefonla konuk ettiler. Konu Tuncay Güney ve Ergenekon’du. Karşımda sunucu Veyis Ateş, Zaman gazetesinden Bedri Acar ve Yeni Şafak gazetesinden Şaban Aslan vardı. Anlaşılıyor ki, Acar ve Aslan beyler, Tuncay Güney’e ve iddialarına yürekten inanmışlar ve bu konuda, çok satan kitaplar yazmışlar, adamı ve konuyu, geçim kaynağı yapmışlar! Sadece gazetecilik-magazincilik ve dalgalanma için de değil, anlaşılan belli bir maksatla! Programda “Ergenekon Davası” ve Güney hakkında düşündüklerimi; Eğer “Ergenekon” iddianamesinin ekseni, hakikaten bu adamın iddiaları-jurnalleriyse, “davanın” birçok diğer sebepleri yanında, daha baştan batıl olması gerektiğini de ifade ettim! Daha da söyleyecektim, ama sunucu kısa kesti!
Meğer programda söylendiğine göre, Tuncay Güney benim Veli Küçük Paşa’nın  “akıl hocası”  olduğumu da iddia etmiş... Meğer ben neymişim: Esasen akıllı Atatürkçü olanlara akıl hocalığı etmek ne haddime! Ben akılsızlarla mücadele ediyorum ve gücüm yettikçe de mücadele edeceğim!
Tuncay Güney, Ergenekon davasında gizli değil açık tanık, ama Kanada’da koruma altında.. Gizli tanıklar dinlenecekse, o neden getirilmesin?...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş