Bidon kafa, havuzlu villa

A+A-
Behiç KILIÇ

Başbakan, “Bana sonun Menderes gibi olur diyorlar!..” sözleri ile politika yapıyor!!. Yani “idamı” hatırlatıp, “idamdan” oy çıkarma yolunu seçiyor..!
“Sevgili kardeşlerim, Biz kader planına inanarak yola çıktık, biz beyaz kefenimizi yanımıza alarak yola çıktık...”
Meydanlara getirilenler ve bilumum taraftarları hüzünleniyor!.. “Vay be idamı göze almış, yiğit adam, helal olsun”..
İyi de Apo’yu asamayan Türkiye, Yüce Divan’la siyasiyi nasıl assın ki!!?
İdam kalkmış, “beyaz kefen” siyasete “beyaz yalan” olmuş, oy devşirmek için kullanılıyor!.. Menderes rantiyesi. Menderes’i kulaktan dolma, zor bilen bir kitle Türkiye’nin siyasetine yön verebiliyor!..
Akla da “kaliteyi” sorgulamak geliyor..!
Misal, yüzme havuzlu villa ile yüzme havuzlu site, farklı donanımlı, farklı mülklerdir.
Yüzme havuzlu villanın, bizim kategorimizdeki ülkelerde sahipleri üzerinde soru işaretleri vardır.. Hadi düzeltelim ve yumuşatalım, “Bu şekilde mülk sahiplerinin çoğu üzerinde” diyelim...
Yüzme havuzlu villanın önce yüksek duvarları olur, muazzam bir bahçesi, garajı...
Bakımı için on kişilik bir personeli...
Namus erbabı zenginlerin yanı sıra...
Parayı karadan kazananların harcıdır, bu tür yaşam tarzı... Bir de “benim işini bilen memurum” da bu çerçeveye ulaşabilir rüşveti göze aldığı zaman...
Malumu ilama devam edelim... Havuzu olan site... Kazanan esnaftan, namuslu bürokrata kadar, kooperatifleşme ile olan sonuçtur. Şimdi bütün TOKİ siteleri havuzludur.
Birincinin rayici milyon dolar. İkincinin ise değeri 150 binden başlar, fazla da çıkmaz, iki misli falan olur.
Yani AKP-CHP havuzlu villa maçında kıyas budur ve ahali de bu durumu iyi bilir.
Pekii... “Kılıçdaroğlu’nun da havuzlu villası var!!.” diye fısırıktan çare arayıp allama pullamaya alkış tutmanın mana ve önemi nedir?..
Açıklaması vardır. Birr.. AKP’nin bilinçli tabanı neyin ne olduğunun ezikliği içerisindedir. Yani efendimizin villa saltanatı, eriştiği hayat biçiminin bir küçük parçasıdır ve de bu durumun racona ters vaziyetinin ezikliği, taban için ukdedir. “Kılıçdaroğlu’nda da villa var!!” sloganı ile inanmayarak vicdanlarını rahatlatma yolunu seçmektedirler.
İkinci durum; “göbeğini kaşıyan kategorisidir” ve izahı zordur.
Doğru iş ne olursa olsun, efendimizin yaptığı doğrudur, buna karşı çıkan söz söyleyen melundur, kafirdir, yalancıdır mensubiyetindekilerden bahsediyoruz. (Bknz. Bidon kafa.)
Kendilerine “peygamber” diyenlerin olduğu bir nefis kitle-kaliteden bahsediyoruz..
Böyle olunca da... “...Başbakan olmam sebebiyle aldığım artı para ne biliyor musunuz? Açık söyleyeyim size, 280 lira. Yani Başbakanlık makamı sebebiyle aldığım para bu. Bunun yanında aldığım para milletvekili maaşım, bir de emekli maaşım; bunu benim gizlememe gerek yok” diye açıklanan “Havuzlu villa” meselesi kabul görüyor.
Başbakan yandaş oy verenlere..
“-1961’de Trabzon’a gelen Fatih Sultan Mehmet” diyor.
Çılgınca alkışlanıyor...
“-Dersim’i bombalatan İnönü, elli bin kişiyi katletti”  diyor tezahürat muazzam...
“-Bu referandumla 12 Eylül anayasası değişecek” diyor meydanlar sel olup taşıyor...
12 Eylül Anayasasına yüzde doksan dört evet diyenler, çocukları...
O anayasaya “hayır” demiyorlar da, sanki peşine düştükleri kırıntılara evet diyorlar..! Kafa bidon olunca, Ağustos’ta dağıtılan kömür torbasının memleketi nasıl ısıtacağını ne bilsin uyanık!

Yazarın Diğer Yazıları