Bile bile lâdes!

A+A-
Altemur KILIÇ

“Bile bile lâdes” oynamaya, daha doğrusu kendimizi aldatmaya meraklıyız. Bu, siyasette, dış politika alanında ve terör konusunda tehlikeli bir oyun... Ölümcül olabilir...
Son günlerdeki olaylara, gelişmelere bakalım:
Öncelikle, PKK ve bölücülerin Türkiye’yi bölüp Kürdistan’ı kurmak istediklerini biliyoruz. Bilmiyorsak ve bu sorunun hâlâ eşkıya ile müzakereler, pazarlıklar yaparak çözüleceğine inanıyorsak; havanda su dövüyorsak açıkçası “ahmağız” ... Bu gafletimiz eşkıyaya cesaret ve güç veriyor.

***


ABD ile Cumhurbaşkanlarımızın, Başbakanlarımızın, Beyaz Saray’da Oval Ofis’te, ayak ayak üstüne atarak sohbet etmelerinden çıkarlarımız yararına olumlu sonuç çıkacağına inanıyorsak da gafiliz... Bu kaçıncı görüşme ve kaçıncı “vaatler”; kaçıncı “terörle ortak mücadele” sözü?!! Beyaz Saray’a kaç Başkan geldi ve geçti... Nixon, Clinton, Bush ve şimdi de Obama... Netice: Sıfıra sıfır, elde bir dahi yok!.. Sözüm ona, “Teröre karşı işbirliği” var, kara harekâtı yine yok... Başka bahara kaldı... Teröre karşı kullanılacak “Predatörler” in verilmesi düşünülecek; ama Senato engeli varmış!.. Ancak bizim hükümet, ABD taleplerini mesela Füze Kalkanı talebini fazla düşünmez; “Emriniz olur!..” der; zira TBMM engeli yok!..
Velhasıl neticenin neticesi: “968 şehit” ...ve “arkası yarın”...
Bu “bile bile lâdes” oyununda asıl kandırılan Türkiye... “Bilen” de ABD... Kısacası onlar çıkarlarını biliyorlar ve ona göre oynuyorlar. Türkiye, daha doğrusu AKP iktidarı ise herkesi kör, âlemi sersem sanıyor.

***


Ve Avrupa Birliği konusu: Yıllardır bu umuda takılıp kaldık. Aslında, yerimiz, tarih ve coğrafya gerçekleri açısından Avrupa Birliği’ne tam üyelik. Ama hâlâ anlamadık. Bizimle bile bile lâdes oynuyorlar ve kandırılıyoruz... Avrupalılar Türkiye’yi asla tam üye yapmayacaklar... Çıkarlarına, inançlarına ve “demografik” dengelerine aykırı. Avrupa’da milyonlara varan Türk, post modern, ezeli “Türk tehlikesi”... Kısacası tam eşit hakla üye Türkiye’yi sindiremezler!.. Ancak ticari ve sınai hesapları var... Kendi kriterlerine uyduracakları TSK’yı da Avrupa Güvenliği kapsamında “lejyoner olarak kullanmak” isterler...
Bunları anlamamak, görmemek, Avrupa Birliği “komiserlerinin” Kıbrıs’taki oyunlarını, terörle mücadele konusunda dayattıklarıyla mücadeleyi nasıl zaafa uğrattıklarını ve Güneydoğu’daki amaçlarını, bölücülerle sıkı fıkı olduklarını ve sözde “eyalet”, aslında “Demokratik Özerklik”, sonra da “Büyük Kürdistan”ın alt yapısına fonlar sağlamalarını görmezlikten gelmek, en azından “bile bile lâdes”; fakat sonunda “gaflet”!..
Ne var ki Türkiye’yi böyle oyalayarak “imtiyazlı ortaklığa” razı edecekler neredeyse. Bakın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bu anlamda bazı şeyler söylemiş. Sonra yalanladı ama, izleri kaldı.

***


Bu oyunlar, AB Fahri Komiserlerinden Hasan Cemal’i de galiba hidayete erdirmiş: “Avrupa Birliği Türkiye’ye dürüst davranıyor mu?” diye soruyor... Alman Başbakanı Merkel, Gül’e bazı satırbaşlarıyla “dürüst” davrandığını ifade etmiş... Ama netice... Tam ortaklıktan ne haber?..
Bu oyunda biz, herkesi kör, âlemi sersem, kendimizi çok bilmiş farz edersek bu iş ilelebet sürüp gider! “Oyun” olsa neyse, ama “oyun” değil. Başkaları “lâdes” deyip hep kazanıyor.
Atatürk’ün sözlerini hatırlatalım... Eğer Atatürk’ü ve ilkelerini hâlâ hatırlayanlar varsa!.. “Yabancıların plan ve projelerine göre kalkınmış hangi bağımsız ülke vardır!..”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları