Bir anadil tartışması (3)

Arslan TEKİN

Anadilde eğitim Türkiye’nin en çok tartışılan meselesi hâline geldi. Çünkü BDP/PKK, sözüm ona  “barış”ın olmazsa olmaz şartı görüyor.  “PKK Devleti”, Ak Parti Hükûmetinin marifetiyle kurdurulmak isteniyor!
Dün iki dilli eğitim görenlerin daha becerikli olduğunu söylemişti mülâkat yaptığım Doç. Dr. İlhan Kaya... Kanada ve İsveç’ten mektuplar geldi... Ve oradaki şartları, başlarından geçenleri anlattılar. Bu mektuplarda İlhan Kaya’nın söylediklerinin aksi yazılı. Mülâkat bittikten sonra bu mektupları da ele alacağım.
İlhan Bey’le konuşmamızda, Barzanî’nin bölgesindeki anadil eğitimi üzerinde duruyorduk. Orada otonom bir idare olduğu hâlde zorluklardan bahsetmiştim. 
-Dediğim gibi otonom bir idare var. Devlet gibi çalışıyorlar. İstediğini yapabilir. Yeter veya yetmez ayrı mesele... Ama Türkiye’de ne yaparsanız yapın bir mahallî dil görüntüsü içinde ve otonom yok, bağımsızlık yok... Otonom olmasın diye bu imkân vermeyelim, düşüncesi olamaz. Burada bir kaynaşma, bütünleşme düşüncesi var... Hatta asimilasyon bile düşünülebilir. Eğer kabul edilirse, güzel teklifler sunulursa bu da mümkün olabilir. Burada esas olan din. Dinini değiştirmedikten sonra insanlar üzerinde baskıdan da söz edilemez. Bunu da düşünmek lâzım. Hâkim kültür var... Hâkim kültür içinde erimenin, din değiştirmedikten sonra bir zararı olabilir mi? 
-Kars Kağızman’danım ve  8-9 yıldır Diyarbakır’da yaşıyorum.
-Kürt kökenli misiniz?
-Evet, köyümüz Ağrı Eleşkirt sınırına yakın bir Kürt köyü.
-Diyarbakır’da, çoklukla Zazaca konuşuluyordur. Siz Kürtçe anlaşabiliyor musunuz?
-Diyarbakır’da Kurmanji daha yaygın. Zazacadan daha yaygın. İletişim önemli bir sorun yaşamıyorum. Formel bir Kürtçe eğitmi almadım. Yıllardır konuşmamadan kaynaklanan unutulmuş kelimeler olabiliyor. TRT Şeş’e de konuk oluyorum, dilim döndüğünce konuşmaya çalışıyorum. Şimdi olay şu... Dil gelişkindir, değildir... İlme, edebiyata, ilme uygundur veya değildir... Bunlar tartışmalı konulardır. Hani siz kaynaşma dediniz ya... Biz UKAM için hazırlığımız raporda üç ayrı model önerdik. 2018 yılına kadar seçmeli derslerle devam edilebilir. 2018-2023 arasında geçiş modeli uygulanabilir. 2023’ten itibaren de zenginleştirici bir model dediğimiz model uygulanabilir. Bu model daha çok Kanada’da uygulanıyor. İngilizce öğrenen aynı zamanda Fransızca öğreniyor. Toplumun farklı kesimleri arasında empatiyi geliştirdiği için özellikle bu modeli öneriyoruz.
-Zenginleşme modeli derken neyi kastediyorsunuz?
-Bu modelde, sadece egemen dilin öğrenilmesini teşvik etmiyorsunuz, egemen dili konuşanların azınlık dillerini öğrenmesini de teşvik ediyorsunuz. Meselâ Amerika’da İngilizce konuşanları İspanyolca öğrenmeye teşvik ediyorsunuz. Veya İspanya’da İspanyolların Katalanca da öğrenmelerini teşvik ediyorsunuz.

 


***

 


Konu önemli ve ilk defa anadille (daha doğrusu Kürtçeyle) eğitimi savunan bir öğretim üyesiyle konuştum. Devam edeceğiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş