Bir bağırsan karşıki dağdan duyulur

Savaş SÜZAL

Diyarbakır ve Şemdinli olaylarını görmezden gelip Suriye’ye efelenmek, anlaşılır şey değil. Sapır sapır evlatlarımızı kaybederken evindeki huzursuzluğu ve düzen bozukluğunu görmeden, komşunun evindeki kavgaya laf söylemek, en hafifinden komik. Ama bakın bizimkiler gayet güzel efelenip, ne kadar çok şimşekler yağdırıp, ağır cezalandıracakları konusunda demeçler verecekler. Yani bir sürü lafugüzaf.
Geçen yazımda da anlatmaya çalıştım, bizimkiler Türkiye’nin parlak geleceğine, ilerlemesine ne kadar düşman varsa, gidip boynuna sarılıveriyorlar. Ne de olsa düşman ortak. Mustafa Kemal düşman, Mustafa Kemal’in evlat edindiği rahmetli Ülkü düşman. Türk subayları düşman, gazeteciler, profesörler düşman. Ama Barzani, Necmettin Kerim, El Kaide, Hizbullah, Müslüman Kardeşler, Henri Barkey dost. Daha sayın, sayın inanın hata yapmazsınız. Kaliteye bakın hele.
Şu son haberlerin ardından hâlâ içinizden “Şehitler ölmez vatan bölünmez” diye bağırmak geliyor mu? Benim gelmiyor. Ben o evlatlarını kaybeden ana ve babaların acısını yüreğimin derinliklerinde hissediyorum. Göreceksiniz bizimkiler müthiş konuşacak, sınır ötesine lafla geçip dövecek, gene Başbakan ve arkadaşları demeç vererek düşmanı nasıl yok edeceklerini açıklayacak. Ama konuşmaktan öte bir şey yapmayacaklar. Ne oldu Mavi Marmara’ya? Ne oldu Kandil’den gelen soysuzlara, ne oldu Suriye’nin düşürdüğü uçağa? Ne oldu onlarca evladımızın kanına giren katillerle pazarlık? Hava cıva.
Bu karmaşa içinde AKP iktidarı daha suçu bile sabitleşmemiş kişileri suçlu gibi cezalandırıp Türk Silahlı Kuvvetleri’ni temizlemeye devam ediyor. Bakın son askeri şura kararlarına. Genelkurmay Başkanı ve arkadaşları bağlılıklarını sergiledi. Geçenlerde Washington’da çekilmiş bir resmini gördüm. İbretlik bir resim. Büyükanıt, Çevik Bir ve Başbuğ da aynı şahıslarla kahvaltı edip aynı resimlerden çektirmişlerdi. Hatırlatırım, bu resim çektirmeler dostlukları pekiştirmiyor.

Sevgili okurum, hayal kurmayın, bu asker artık Mustafa Kemal’in değil, Tayyip Erdoğan ile Abdullah Gül’ün askerleri. Mustafa Kemal’in 1923 yılında Kütahya’da söylediği ve dünya askeri literatürüne geçen sözü gibi; “Bir ordunun kıymeti, zabitan ve kumanda heyetinin kıymeti ile ölçülür”. Bizim komuta heyetinin önemli oyuncuları içeride ve bir bakıma yedek oyuncular sahada olduğunu göre, varın siz hesaplayın olabilecekleri. Başkalarının emir ve talimatları ile hareket edenlerin askerleri de paralı asker olmaktan öte bir iş beceremez.
Uluslararası alanda da Türk ordusuna duyulan saygınlık erimiş durumda. Bunu ben değil uluslararası basın söylüyor. Bakın New York Times, Washington Post, Wall Street Journal gazetelerine. Time dergisine, Quardian gazetesine, Le Monde gazetesine. Bakın BBC’ye, Amerikan televizyonlarına. ABD’de yönetimi destekleyen televizyon şebekeleri bile Türk askerine güvenilemeyeceği konusunda yorumlar yapıyor. Gerçi kim aleyhte yazıyor ve gerçeği hatırlatıyorsa düşman cepheden sayılıyor ya.

Tüm bunların dışında Hillary hanım, malum yakın dostu ile görüşmek üzere geliyormuş. Düşünün Suriye’de durum en az Libya veya öteki barutlu baharı yaşayan şaşkın Arap ülkeleri kadar kötü. Ama ne hikmetse bu ülke üzerine uçak gönderemiyorlar. Tabii artık sır olmaktan çıktı, Suriye ve Irak olayları, AKP iktidarının ülke içinde oynadığı Alevi aleyhtarı politikanın devamı.
Düşünün Alevi düşmanlığı ne kadar artık saklanamaz boyutlarda. Bizler artık Alevi-Sünni diye birbirimize girmeye başladıysak bu işin sonu yok demektir. Çevremizi de ateşe bulayıp sığınacak yerimiz kaçacak köşemiz kalmadığına göre. Bu yazıyı yazarken İran haber ajansı Halep’te bir Türk generalin Esad kuvvetleri tarafından ele geçirilip Şam’a götürüldüğü haberini yayınlıyordu. Bu bir acem yalanı da olabilir gerçek de. Kokusu iki günde çıkabilir.
Her neyse alt alta topladığınızda gene çocuklarımızı, gene topraklarımızı kaybediyoruz. Gerisi laf salatası. Ama siz hâlâ eller havada oynayıp futbol takımlarını tartışın zira siz Fransız’sınız.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş