Bir bölen olarak halifelik

A+A-
Ahmet GÜRSOY

         Bir iki konuya değinelim bugün.

Birincisi; halifelik...

Hz. Peygamber öldükten sonra gelişen olaylar göstermektedir ki, halifelik İslam dünyasının ana bölünme sebeplerinden biridir. Eğer bugün biri Şii, öbürü Sünni diye iki dünya varsa bilin ki sebebi işte bu halifelik denilen şeydir.

Halifelik, İslam dünyasının değerli büyüklerinin katliamla öldürülmelerine sebep olmuştur. İslam'da "adaletin kılıcı" olarak bilenen Hz. Ömer, Kur'an-ı Kerim'in kitap haline getirilmesine sebep olan Hz. Osman, "Allah'ın Arslan'ı" diye bilinen, "ilmin kapısı" unvanına sahip Hz. Peygamberin canı ciğeri Hz. Ali ve onun oğulları Hasan ve Hüseyin... Bu sebeple halifelik kanlıdır. Hz.Peygamberin canından ve soyundan olanları katledecek kadar kanlı...

                Halifelik, daha sonra, önce saltanata sonra da ilk saltanat sahibi Muaviye ile devlet şiddetine dönüşmüştür. Ve çok daha önemlisi İslam dini, halifelik kılıfına bürünenler tarafından araçsallaştırılmıştır. Din, Kur'an'ın amacından önce siyasetin amacına hizmet eden bir meta haline getirilmiştir.

Tahtta kim oturuyorsa yaptığı bütün iyilik ve kötülükleri, gerektiğinde eziyetleri ve zulmü, halifelik makamının dini kisvesiyle halka dayatmış ve buradan meşruiyet kazandırmıştır. İktidara karşı çıktınız mı halife hazretlerine karşı çıkmış oluyorsunuz. Hâlbuki karşınızda bal gibi dine, imana ve vicdana uymayan iktidar var ama siz, tek söz söyleyemiyorsunuz.

Neden?

 Çünkü siyasal makam, en yüce dini sembolün arkasına sığınmış durumda. Oradan vuruyor. Bütün günahları onuna arkasından yapıyor ve bütün çirkinlikleri onunla maskeliyor da ondan.

Şimdi yeniden istiyorlar..

Soruyorum!

Hangi siyasetçi Hz. Peygamberin vekili olacak niteliğe sahiptir?

Hele günümüz siyasetçilerinin ikiyüzlülüğü, adaletsizliği ayyuka çıkmışken... Yalancılıktan, devlet malıyla kendilerine zenginlik yaratmalarından tutun da daha onlarca günah ortada dururken hangi siyasetçi halife olacak niteliğe sahiptir?

Şimdilerde halifelik, dinin gücünü kötüye kullanmak, dünyevi bir hırsla ebedi iktidar olacağını sanarak hükmetmek isteyenlerin ele geçirmek istedikleri sihirli bir kozdur.

Bizim yapmamız gereken şey, dini arındırmak ve kötülerin elinden almaktır. Onlara İslam gibi adı "barış" olan bir dinden hırs, tamah, mutlak bir güç ve tahakküm çıkarmamaları için fırsat vermemektir.

İslam, kişilere ve hükümetlere hizmet eden basit bir meta değildir. İslam, Allah'a ulaştıran ve inanca hizmet eden bir iyilik yoludur.

Bol küfürlü dindarlar...

Şu dindar geçinen adamların diline, yazdığına bakar mısınız?

Şu Müslümanlığı kimselere bırakmayanlardan söz ediyorum..

İki cümlenin biri küfür...

En ağıza alınmadık kelimeler bunlarda.

En işitilmedik söz, çirkin laf bunlarda...

Neden acaba diye kendime soruyorum bazen.. Öyle ya neden mesela bir din adamı küfürlü konuşur? Neden kendini iyi bir Müslüman olarak tanıtan ve kendi çapında tanınan biri -mesela gazeteci- söverek yazar ya da konuşur?

Bilen var mı?

Aşırı bastırılmış kimlikler, sanırım içlerinden derin bastırılmışlığın sonucu olarak öfke biriktiriyor olabilir mi?.

Belki de yetersiz kişilikler olduklarından..

Bakın sosyal medyaya.. Gazete yazılarına.. Yandaşlar bol küfürlü.. Okumuşlarından cahillerine kadar. İçinde kötülük taşıyanlar, sözün gücüne inanmıyor.. İşte zavallı dediklerimiz bunlardır.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları