Bir Çerkez Prensesi ve Prensi

A+A-
Altemur KILIÇ

Rahmetli babam,  “İnsanın dedeleri, atalarıyla vb.. övünmek görgüsüzlüktür”  derdi... Bana da hep Kılıç Ali’nin oğlu, Gündüz’ün (Büyük futbol adamı Baba Gündüz) kardeşi dendi... Hiç yadırgamadım!
Soyağacımıza takılmış ve bu konuda araştırmalar yapan Nilgün isminde bir yeğenim var... Ortaya neler çıkardı?
Bilirdim; babamın anası Demsaz Hanım Çerkez Abaza  “Açba” ailesinden. Babamın babası Rodoslu  “Ecdadı Fatihan”dan. Anamın anası buradan gelmişler, Özbek. Anamın babası da Gürcü Acara.
Ben “Türküm”! Türk milleti kadar bölünemezim!
Daha önce yazmıştım; Anamın babasının babasının babası, büyük dedem 1870’li yıllarda Girit Valiliği ve üç defa Sadrazamlık yapmış Mustafa Naili Paşa...
Nilgün geçen gün telefon etti:  “Amcacığım müjde. Sen Abaza Prensi imişsin” diye... Eline yeni yayınlanan bir kitap geçmiş:  “Leyla Açba. Bir Çerkez Prensesinin Harem Hatıraları”. (Timaş Yayınları)
Bu kitaptan öğrendik ki, Farnabaz-Açaa-Açba, Abhazların hükümdar ailelerindendir. Abhaz Kralı II. Lavan Doğu Kralları gibi şah unvanı alarak Abhazca  “Aşah”  denmeye başladı. Bu zamanla aşa, aça, açe, açı, aç şeklinde söylendi. Açaa dendi. Prenses Leyla Açba, bu aileden bir prenses.

Kimler var orada!
Bu aileden kimler varmış: Yazar Zihni Açba, AKP milletvekili Sait Açba, Tıbbiye Nazırı Açba Ahmet Rasim Paşa, Türk boksunda yeni bir dönem başlatan boksör Melih Açba, Atatürk’ün yaveri Muzaffer Kılıç Açba, Osmanlı’da ilk kadın ressam Mihri Müşfik Açba...
Leyla Açba da babaannem Demsaz’ın yeğeni, ona “Halam” diyor...
İmdi; Leyla Açba Prenses olursa ben ne olurum? Açba ailesinden olmakla övünürüm ama ben Türk milliyetçisi Atatürk Cumhuriyetçisi olmayı Prens olmaya tercih ederim.

Prenses
Prenses Leyla Gülefşan Açba-Ançabadze (10 Ağustos 1898-6 Kasım 1931)
Prenses Leyla Açba-Ançabadze İstanbul’un Horhor semtinde bulunan Açba Köşkünde, Abhaz Prensi Mehmed Refik Açba-Ançabadze ile Abhaz-Gürcü Prensesi Mahşeref Emuhvari’nin kızı olarak dünyaya geldi. Ailesi Kafkasya aristokrasisine mensup bir Hanedandı.
Çok iyi bir eğitim alan Prenses Açba, Fransızca, İngilizce konuşmanın yanı sıra musikişinas olup, Sultan II. Abdülhamit Han’ın Harem Bandosu’nda arp çalıyordu.
Osmanlı Hanedanı ile, teyzesi Peyveşte Hanım ve kuzini Fatma Pesend Hanım tarafından akraba idi. Bu yüzden 1919 senesinde Sultan VI. Mehmet Han’ın ilk eşi Emine Nazikeda Kadınefendi’nin nedimesi oldu. Kadınefendi’ye Osmanlı Hanedanı’nın 1924 yılında sürgüne gönderilmesine kadar hizmet etti. Efendisinden ayrıldıktan sonra Sivas’taki halasının yanına yerleşti ve hatıralarını yazdı. Veremden Sivas’ta hayatını kaybetti.
Prenses Açba, hatıralarını yazan ilk Osmanlı nedimesidir.
Leyla Açba’nın çocukları Leyla ve Harun şimdi Almanya’da yaşıyorlarmış. Ulaşamadım... Harun da bir kitap yazmış, bulamadım... Bilen varsa bana bildirirlerse memnun olurum... Leyla ve Harun da beni ararlarsa mutlu olurum!


Prenses Leyla Açba- Ançabadze (1919)            Leyla Açba’nın hatıratının kitap kapağı.


ATATÜRK DİYOR Kİ
Siyasi, askeri zaferlerler ne kadar büyük olursa olsunlar ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa kazanılan zaferler kalıcı olmaz az zamanda kaybedilir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları