Bir damla su, şimdilik üç kitap oldu!

A+A-
Kenan AKIN

Bu sıkıcı, bu ürpertici atmosfer içinde, bazen yeni çıkan bir kitabın tanıtımı, bazen bir dost meclisi bile ferahlık veriyor.
Hele, sabahın erken saatlerinde, gazetelerde okuduğunuz, televizyonlarda izlediğiniz, her biri faciayı andıran haberlere, gelişmelere bakıp, kendi kendinize “neler oluyor” soruları yöneltiyorsunuz.
Ne var ki, saatler ilerledikçe bu buhranlı havadan kurtulmanın yolları aranıyor ve bazı zaman bulunuyor.
Mesela, bir İstanbul gecesinde Ali Polat dostumuzun konuğu olmak, karamsarlığınızı geçici olsa da noktalıyor.
Ali Polat, aslında kendi çapında bir işadamımız fakat bizim için, yazarlığıyla daha ön plana çıkıyor.
Son kitabında Ali Polat, “su ve yaşam”la ilginç ilişkileri sergilemeye devam ediyor. “bir damla su”yun 3. bölümü, aynı zamanda didaktik eserin son halkasından bir öncesini oluşturuyor.
Zaten daha önce de, özlü sözleri içeren “Üç bin yıllık birikim”, Hz. Ali’yi anlatan “Ya Ali” adlı dev eserlere imza atan Ali Polat’ın belki de en ilgi çekici kitabı “Ve biz”in sevimli hayvan eşeği konu edindiğini hatırlatmak gerekiyor.
Daha sonra da, bu kez Ali Polat, “Ömer Hayyam ve Rubaileri” ile ortaya iddialı bir şekilde çıkıyor.
Arkasından da, art arda iki “bir damla su” ellerden düşmüyor.
Şimdi ise “Su ve toplum” adı altında bir damla suyun üçüncü kitabını dostlarının beğenisine sunuyor.
Özellikle “Ömer Hayyam ve Rubaileri”...
Tümüyle bir “sanat eseri” kimliğini taşıyor.
Galiba, Ali Polat, su serisinin dördüncüsü ve sonuncusu için kolları şimdiden sıvamış bulunuyor.
Candan kutlamamak elden gelmiyor.
Tümüyle bir “sanat eseri” kimliğini taşıyan, “Ömer Hayyam ve Rubaileri” bizim için daha büyük ve derin önem taşıyor.
Ömer Hayyam “gizemli” bir kişilik; mana ve ritmin “zerreler” gibi oynaştığı, yer değiştirdiği “Rubailer”, insana bambaşka bir “tat” daha doğrusu “lezzet” veriyor. Ömer Hayyam ve rubaileri birbirini sanki tamamlıyor.
Ömer Hayyam’ın aynı zamanda güçlü bir matematikçi ve fizikçi olduğu halk arasında pek bilinmiyor.
Oysa formülleri, teorileri hatta hâlâ kullanılan “takvim”i bile bulunuyor.
“Şemsi Takvim” Ömer Hayyam’ın dünyaya armağanları arasında yer alıyor.
Ömer Hayyam’ın bilindik, bilinmedik bütün özellikleri tek tek sıralanıyor.
Eser ebra, gravür, minyatür ve canlandırma resimlerle adeta “tezyin” edilmiş bulunuyor.
Koyu bordo renginin hakim olduğu kabartma kadife kaplı muhafazası ve mücevherle süslü yine koyu bordo rengindeki cildin yapımı bile, başlı başına bir sanat sergiliyor.
Başka bir anlatımla, nice insanlar öldükten sonra, eser ve düşünceleriyle yaşamaya devam ediyor. Bazıları ise, yaşarken bile ölüyü andırıyor.
Süleyman Çetinsaya’nın Ahırkapı’da bir sanat eseri gibi yer alan Best Western Citadel Oteli’nde yeni kitabını tanıtan Ali Polat Şair “kahve” demiş ama ben de “Su” yu bahane diyerek davet ettiği dostları arasında; Kamil Yazıcı, Mustafa Süzer, Hüseyin Bayraktar, Bekir Okan, Bircan Eresin, Kadir Eriş, Turan Eriş, İsmail Amasyalı, Ali Ustay, Ahmet Kaşıbeyaz, Nihat Böytüzün, İbrahim Polat, Mehmet Hattat, Engin Köklüçınar ve Ferzan Çitici gibi ünlülerin yer aldığını da kaydetmek icap ediyor.
Tabii ki, samimi bir şekilde geçen geceye Umut Akyürek’in nefis sesi bambaşka renk katıyor.
Velhasıl, dostumuz Ali Polat’ı yürekten bir kez daha kutlamak ve başarılarının devamını dilemek de bize düşüyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları