Bir ders daha!

A+A-
Rauf DENKTAŞ

1907’de adayı ziyaret eden Churchill’i, Enosis naraları ve bayrakları ile karşılayan Rumların bu taşkınlıkları karşısında Kıbrıs Kavanin (Yasama Meclisi) Meclisi Türk üyesi Hami bey, Churchill’e hitaben yaptığı konuşmada günün koşullarını şöyle anlatıyordu.
 “Saygıdeğer Devlet Adamı;
Adamızı ziyaretinizden dolayı Müslüman halk adına teşekkür eder, memnun olduğumu belirtmek isterim.
Resmi karşılamada Müslüman halk bulunmasına rağmen karşılama törenlerine katılmamasının nedeni, Yunan bayrakları arasında görünmeyi milli duygularıyla bağdaştırmadığından kaynaklanmakta olup, bu konudaki haklı mazeretlerinin şahsımız katında anlayışla karşılanıp affedileceğini ümit ederim.
Ada’nın Yunanistan’a ilhakını kesinlikle reddeder, resmi ve üst düzey makamlarda bu doğrultuda görüş dahi belirtilmesine müsaade edilmemesini, fırsat verilmemesini ümit ederiz.
Şimdiye kadar bu gibi durumlara meydan verilmesi, cesaretlerini artırmaya neden olduğundan, şu anda bile Zito (Yaşasın Yunanistan) seslerinden ve Yunan bayraklarından dolayı sokaklardan geçilemez durumda bulunuyoruz.
Adeta bir taşkınlık haline getirilmiş böylesi gösterileri bizzat gözüyle görmüş birisi olarak, yüce katınızdan derhal yasaklanmasını talep etmekteyiz. Bilinmelidir ki, Müslümanlara yapılan insanlık dışı hakaret ve saldırılar aşırı boyutlara ulaşmıştır. Hiçbir zaman ne bizler ne de ibadethanelerimiz Rumların hakaretlerinin ve aşağılayıcı davranışlarının hedefi olmaktan kurtulamamıştır.
Kasabalarda bu gibi utanç verici durumlar olabildiğince sürdürülürken, kimbilir köylerde köylüler ne durumdadırlar! Tasavvur buyurulsun. Bu durumların çok kötü sonuçlar doğuracağı kuşkusuzdur. Bir an önce önüne geçilmesi ve gerekli önlemlerin alınması dileğimizdir.
Bizler, Müslüman Türk halkı olarak yönetim işlerinde herhalde tarafsız ve hakça davranan İngilizlerin bulunması başta gelen emelimizdir.
Yasama Meclisi’ne bile daha fazla yetki tanınması, gelecek açısından tehlikeli olacağından, bugünkü durumu ile korunması kaçınılmazdır.
Saygıdeğer Devlet Adamı,
İşbu ortaya konan gerçekler gösteriyor ki memleketin huzuru ve düzeni; barış ve istikrarı tehlikededir; tehdit altındadır. Bu nedenle güven ve huzuru sağlamak üzere Ada’nın hemen her noktasında yeterli miktarda İngiliz askeri bulundurulması kaçınılmaz derecede gereklidir. Yerel gereksinimler konusuna gelince, bunu Kıbrıs Hükümetinin yetkili valisi ve hükümet erkanı ile halledebileceğimizi ümit etmekteyiz.”
Bugünkü durum düşün devamıdır. Sn. Kilercioğlu’nun  “Unutulan Bedel”  adlı eserini okuyunuz ve KKTC’ye; Anavatanın garantörlüğüne dört elle sarılmadığımız takdirde başımıza gelecekleri görünüz. Şehitlerimizin kemikleri sızlamasın; tarih bizi lânetlemesin istiyorsak 1907’lerdeki direnişin devamı olan 1955-58, 1963-2008 direnişinin değerini biliniz. Gevşemeyiniz. Dik durunuz.

Yazarın Diğer Yazıları