Bir Galatasaraylının gizli defteri

A+A-
Behiç KILIÇ

Üç büyük futbol kulübü lime lime dökülüyor.. Dudak uçuklatan para harcamaları ve alınan sonuçlar ortada..
İşin garibi “çöküşün” hesabı da kimselerden sorulamıyor..
Konu “erbabının” konusu..
İçi yanık bir Galatasaraylı mektup yazmış,  “Bu yazdıklarımı bilmeyen yok ama yazabilen de yok” diyor..
Arkadaş, bizim “mayın eşeği” olduğumuza emin olduğundan, anlattıklarını yazmamızı istemiş..
Yazalım anasını satiim!. (Moda laftır!!)
Yazalım da “sarayın sırları” ortaya
çıksın..
Satırlar, özetle şöyle..
“8 Haziran 2009’da başladı, Rijkaard ve Galatasaray’ın birlikteliği. Ümitler büyüktü, Avrupa titreyecekti. Rijkaard’ın ilk tespiti, Adnan Sezgin oldu. Adnan Polat’ı, Adnan Sezgin’in yetkilerinin kısıtlanması konusunda ikna etmişti. Transferlerin hiçbirisine Sezgin karışmıyordu. Tamamını Rijkaard’ın isteği ile Haldun Üstünel yaptı. Ama yıl sonunda ortaya çıkan başarısız tablo sonrası Adnan Polat’ın, transfer sihirbazı olarak gösterilen Üstünel istifaya zorlandı. Çünkü Haldun Üstünel şirketleşme adına Adnan Sezgin’in kellesini istedi. Ancak Adnan Polat’ın vazgeçilmezi Sezgin yuvasında kaldı. Üstünel’e yol göründü. Rijkaard ile yönetim arasındaki köprüler de yıkılmış oldu.
Haldun Üstünel’in ardından Rijkaard’ın istediği hiçbir şey gerçekleşmemeye başladı. Rijkaard’ın oynatmak istediği 4-3-3 sistemine futbolcular karşı çıktı. Antalya kampında Arda, Ayhan, Mustafa Sarp ve Servet, Rijkaard’a akıl vermeye kalkarak, anlamsız bir çıkış yaptılar. Dünyanın kabul ettiği Rijkaard’a 20 yaşındaki Arda akıl veriyordu. Bu Rijkaard için belki de en büyük hayal kırıklığı oldu. Arda zaten yöneticilere kafa tutuyor, Başkan Adnan Polat da sadece seyrediyordu. Geçen sezon İstanbul BŞB. maçının ardından istifa etmeden önce Haldun Üstünel ve kaptan Arda Turan, Florya Metin Oktay Tesisleri’nin ortasında herkesin gözleri önünde kavgaya tutuşmuştu. Üstünel, Arda’ya, “Elano’ya niye pas atmıyorsun” hesabını sorunca, “Sana ne. Ben sana hesap vermem. Futbolum hakkında sadece hocaya hesap veririm” şeklinde bir çıkış yapmış. Galatasaray tarihinde belki de ilk defa Galatasaray Başkanının yardımcısı kaptan tarafından fırçalanmıştı. Arda’ya, ikinci kafa tutan isim ise Milan Baros oldu. Baros ile Arda geçtiğimiz sezon deplasmanda oynanan A.Gücü maçının sonunda yumruk yumruğa kavga etmiş. Yine ilk defa Galatasaray kaptanı soyunma odasında arkadaşına saldırmıştı. Arda daha sonra da bütün basının önünde takım arkadaşı Caner Erkin’in dudağını patlattı. Eskişehirspor deplasmanında yaşanan hezimet sonunda futbolcularına kafa tutan Rijkaard’a kaptan Arda, “Sen önce kendi hatalarına bak. Bir gün bile bize yakın olmadın” dedi.. Bütün futbol kamuoyu Rijkaard’ı, Elano konusunda eleştiri yağmuruna tutarken Galatasaray’ın ve Elano’nun eski teknik direktörü Lucescu’dan, “Brezilya Milli Takımının as oyuncusu Galatasaray’da neden oynamıyor” eleştirilerine ilginç bir yanıt geldi. Luce yakın dostlarına, “Dunga Yahudi, Elano da Yahudi bunun için Brezilya Milli Takımında oynuyor. İyi futbolcu olduğu için kadroya alınmıyor” açıklamasını yaptı.. Tugay Kerimoğlu. Tugay’ın gelişi ile takım içinde Rijkaard’a kafa tutan futbolcu sayısı iyiden iyiye artmaya başladı. Rijkaard’ın, “O geldiğinden itibaren takım içinde anlamsız işler olmaya başladı. Sözüm dinlenmemeye başlandı” sözlerini kullandığı belirtildi. İyice içine kapanan Rijkaard’ın yönetime 36 tane futbolcunun ismini verdiği ve bu isimlerden hiçbirinin alınmadığını itiraf eden de Haldun Üstünel’den başkası değildi.”
Mektup uzun.. Ama bu kadarı bile bir fikir veriyor..
Yaşasın futbolumuz..!

Yazarın Diğer Yazıları