Bir garip Ozan...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

“Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan”ların geçer akçe olduğu günlerde öğrenmeme ayıbına bulaşmamak için bilginin vazgeçilmez unsuru kitaplardan ayrı kaldığım birkaç ayı telafi edebilmek için gözlerimi kızartana kadar kitapların arasına yeniden gömülüverdim. Okumaya söz verdiğimin yanında, okumak zorunda kaldıklarımı sıralamakta güçlük çektim.
Devrin Cumhurbaşkanının “devlet gerektiğide rutin dışına çıkabilir” sözleriyle özetlemesine rağmen rutin dışına çıktığı için devletin yetkililerinin kulakları üzerine yatmaları sonucu resmen harcanan bir vali’nin öyküsünü yazacaktım. Ama “Garip Ozan” ın yani Mehmet Said Şimdi ile ilgili Berikan Yayınevi tarafından neşredilen “Bir Garip Ozan” adlı kitabı elime alınca “yitik kuşak” ımızın siyah-beyaz görüntülerine daldım.
Çocukluktan gençliğe terfi ettiğimiz yılların başkentteki kalesi “Site Yurdu”na doğru uzandım. Kara bıyıklı, kuru, kekeme ve karayağız bir ağabey vardı Site Yurdunda. Yurt, bayramda tatilde kapatılsa bile Said Ağabey ayrılmazdı oradan. Türk Milliyetçiliği fikri, ülkücü dünya görüşü ile liseli yıllarda Mardin’de tanıştığı için ata-baba toprağına belli dönemlerde dönmesinin sakıncalı olduğu söylenirdi. Rahmetli Osman Ağabeyimin dostu, Ramazan Doğan Reis’in yakın arkadaşı olarak tanıdığım Garip Ozan ile hukukum Demirtepe-Fevzi Çakmak Sokak’taki Ülkü Ocakları (ÜGD) Genel Merkezi ve aynı adreste kurucusu olduğu TÖMFED salonundaydı. Müzik, folklor eğitimin verildiği TÖMFED’e genç yetenekler kazandırmaya gayret eden Mehmet Said Şimdi’nin bağlama çalıp, çaydaçıra oynama tekliflerini “Ülkü denen nazlı gelin, Er’de şan ister. Büyük dava, Turan için büyük kan ister” dizelerine vurgun olduğumuz için kibarca geri çevirmiştim. Şimdi kırkından sonra bağlama çalmaya sevdalanacağımı hesaplayamamıştım elbet. Memleket ateş çemberinden geçerken bağlama çalıp, türkü söylemeyi kafamızda kavak yelleri estiği için “lümpenlik” olarak gördüğümüzü de itiraf etmeliyim. Bugün olduğu gibi o günlerde de sanat ve sanatçının kıymeti bilinmiyordu belki. Mao’nun “iktidar namlunun ucundadır” sözlerini hayat tarzı haline getiren solcu militanlardan etkileniyorduk belki. Yüreğine ve bileğine güçlü olma devrinde inanmış bir dava adamının, savaşçının fikir ve sanat duruşu ile silahlı eylemciden daha faydalı olabileceğini yaşadıkça öğrendik. Benim kuşağıma pahalıya mal olan acı tecrübenin sembolüydü Garip Ozan.
Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nden mezun olup TEDAŞ Genel Müdürlüğü İnşaat Dairesinde Jeoloji Başmühendisi olarak görev alan Mehmet Said Şimdi, soyadında olduğu gibi “şimdi lazım” dediğimiz anda ünlü “Jawa”  motoruyla biterdi. 1978-1980 arasında Jawa’sı ile kah Beştepe’de kah Yenimahalle, Bahçeli, Mamak, Cebeci, kah da Keçiören, Etlik, Ulus, Aydınlıkevler’de olan Garip Ozan’ın konuşurken tekleyen dili, tıpkı türkü söylediği anda olduğu gibi eylem anında da seri olurdu.
Tutukluk yapmadan seri atışlarına 80’den sonraki yapılanmada da tanık oldum. 80’den önce ilk kasetlerdeki nefesini yeni nesil bilmez. “Kanımız aksa da zafer İslamın” ve “Ülkü Yolu” adlı kasetlerde Mehmet Said Şimdi’nin imzası vardır. 80’den sonraki tartışılmaz isim Ozan Arif Avrupa’dan kükrerken O, Kaya Kuzucu ve Hasan Sağındık’ın o ilk kasetlerinde hem çalıp hem de teknik alt yapıyı hazırlardı. Halen bir çoğumuzun arabasında evinde zevkle dinlediği “Kızıl Elma I ve II” kasetlerinde besteci, söz yazarı ve yönetmen olarak görev yaptı. MHP’nin seçim kasetlerindeki her şarkı-türkünün altında onun imzası vardı. Ayı zamanda “kalem erbabı” olan Garip Ozan’ın 1995 genel seçimleri ardından yazdığı “Benim Televizyonum” adlı makalesinde: “Türk Milliyetçileri için televizyon lüks değil, kesinlikle ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır. En azından “borazan” anlamında değil. Haklarımızı, doğrularımızı savunacak bir kanalın mevcudiyeti önümüzdeki seçimlerde önemli bir avantaj sağlayacaktır” diyordu.
7 Ocak 2004 yılında kaybettiğimiz “Garip Ozan” için kendi adıma gecikmiş bir yazı ama siz siz olun “Bir Garip Ozan”  adlı eseri “Berikan Yayınlarının 0312 232 62 18 numaralı telefonu ya da 312 232 14 99 nolu belgeçerden sipariş vererek temin ediniz.
Bu arada tıpkı Garip Ozan’ın yıllar önce “Benim televizyonum” dediği YeniçağTv için neler düşündüğümü sonraki yazımda yazacağım...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları