Bir güç birliği teklifi ve ihtimali

A+A-
Afet ILGAZ

Cumhuriyet döneminden önceki o büyük sıkıntıya benzer bir acıyı yaşıyoruz. Evet, Türkiye’nin şu dönemi, artık üzüntü değil, acı verir hale geldi. Evvela özelleştirmelerle; AB’ye girme hırsı ve telaşı içinde kanunlarımızda yapılan değişmelerle, tavizlerle zayıflatıldık, borçlandırıldık. Her yerde kanunsuzluklar hüküm sürmeye başladı. Bu kanunsuzlukların ve pervasızlıkların sonucu ile birleşen tavizkâr tutumlar, etnik bölücülere cesaret verdi. Bölücüler sadece Güneydoğuda değildi. Bir kısmı da liberal fikir gösterileri yaparak, Anayasamızı değiştirme çağrılarında bulunuyorlardı. Anayasamızı, daha müreffeh, daha mutlu bir Türkiye için değiştireceklerini söylüyorlar ama yapılmasını önerdikleri değişikliklerle sadece bölücü amaçlara hizmet eden bir anayasa taslağı ortaya koyuyorlardı.
Sözünü ettikleri “mutluluk” da başından beri yaptıkları yanlış siyasetin sonucu olarak kaybedilmişti. İşsizlik, borçluluk, elde bulunan iktisadi teşekküllerin satılışı, yatırımsızlık, üretim olmaksızın tüketimin teşvik edilme hali, bir ülkeyi yeteri kadar mutsuz edici sonuçlar doğururken, mutluluğu anayasanın ilk üç maddesinin değişmesine bağlayanların iyi niyetine inanılmıyor.
Mutluluk bir siyasi ölçü değildir. Ülkede yürütülen siyasetlerin sonucu olarak ortaya çıkmış bireysel bir haldir.
Siyasetin, ekonominin ve feci şekilde bozulan dış siyasetin ötesinde iktidarın takındığı hırçın ve kanunsuz tavırlar, geliştirdikleri kabadayı ruh hali, ayrıca toplumsal dokuyu da bozmuş ve cinayetlerin, özellikle kadın cinayetlerinin artmasına; hırsızlıkların, yolsuzlukların, kanun tanımazlığın pervasızca uygulanmasına sebep olmuştur.
Son günlerin en huzursuz edici olayı da bölücülerin gemi azıya almış olmalarıdır. Güneydoğuyu neredeyse kurtarılmış bölge haline getiren bir eşkıyalık ruhu, sınır tanımaz bir şekilde şiddetini artırmaktadır.

***


İktidarın elinde seçimleri manipüle (yönlendirmek) etmek için sınırsız imkânlar var. Yönlendirici maddi güç ve kadro var. Muhalefet partileri ne kadar halk tarafından tutulursa tutulsun, böyle bir tehlike ile karşı karşıyadırlar.
Tam işler böyle umut kırıcı bir düzeydeyken haber aldım; Namık Kemal Zeybek’in başdanışmanı Oktan Keleş arayarak Namık Kemal Bey’in kendisinin aday dahi olmadan bir ittifaka hazır olduğunu belirtiyor. Bu ittifaka Tantan’ın, Osman Paşa’nın hatta Haydar Baş Bey’in partisinin katılmasını da umut etmek sevindirici olur. Saadet Partisi’nin ve Abdüllatif Şener’in partisinin de işin içine katılmasıyla, Türkiye’yi cumhuriyet tarihinin en karanlık döneminden ve en tehlikelerle dolu seçiminden kurtarma ihtimali olabilir.
Biz bütün milli partilerimizi seviyoruz. Onları ayrı ayrı, kendi özellikleriyle seviyoruz ama birleştikleri vakit hasıl olacak güç birliğine de şiddetle ihtiyacımız var.

Yazarın Diğer Yazıları