Bir ihtimal daha var...

Altemur KILIÇ

Başbakan Erdoğan; “Belge sahteyse vahim, doğruysa daha da vahim”  demiş. Bence, durumun daha doğru ifadesi şu: “Belge doğruysa, vahim, sahteyse, çok daha vahim.” 
Eğer belge, doğruysa bunun çeşitli izahları vardır. TC’yi “Korumak ve muhafaza etmekle görevli” TSK’nın Genelkurmayı, dış tehlikelere karşı olduğu gibi, iç tehditlere karşı da çeşitli ihtimal planları yapmakla yükümlüdür!
Ancak bu plan emir-komuta zinciri ve üstlerin talimatı dışında, bazı görevli subayların inisiyatifiyle ama Atatürkçü motivasyonları gereği yapılmışsa TSK onları kuralları içinde tevbih-tekdir eder, hatta gerekiyorsa gene kendi kurallarına göre cezalandırır... Ama bazılarının şimdi diledikleri gibi, bu subayları, “Ergenekon” örümcek ağına bırakmaz, bırakmamalıdır! 


Köstebekler kim?
Fakat belgelerin doğru olduğu, TSK’nın incelemeleri neticesinde tespit edilirse, ortaya asıl vahim durum çıkar: Türk Ordusunun, Genelkurmayın, gizli belgeleri, nasıl sızdırılmış ki köstebekler tarafından dışarıya, belli yerlere servis ediliyor?  Eğer gerçekten böyle durum varsa -ki daha önce de belgeler, aynı ordu düşmanı Taraf’a sızdırılmıştı- milli güvenliğimizi tehdit eden en büyük tehlike bu! Demek olur ki, Genelkurmayda, Dış tehditlere karşı yapılan ihtimal ve önlem planları da, düşmanlara servis edilebiliyor! Her şeyden evvel, bu vahim durumun açığa kavuşturulması, suçluların cezalandırılması gerekiyor!
Eğer, belge sahteyse veya tahrif edilmişse, asıl vahim olan da, bunun maksadıdır. Şu sırada bu neden yapılır? Yanıt açık: TSK’ni zaafiyete uğratmak, halk indindeki itibarına halel vermek.  “Ergenekon” a daha fazla bağlamak ve 13. dalgaya hazırlık!


Kurumlararası
Başbakan diyor ki “Kurumlaraarası güven bunalımı oluşturmaya yönelik faaliyetler tüm Türkiye’ye zarar verir. Bu iddialar karşısında sorumluluk sahibi onurlu ve tutarlı bir duruş sergilenmelidir. Bu mesele sadece AKP’nin değil bütün Türkiye’nin meselesidir.”
Kurumlararası anlaşmazlıklar, çekişmeler her ülkede eşyanın, demokrasinin tabiatı gereğidir, ama bizdeki “kurumlararası kavga”, bu boyutları çoktan aştı... Bu belgelerin ortaya çıkması veya çıkarılmasından önce de, Türkiye’de, kurumlar arasında güven bunalımı -zıtlık ve uzlaşmazlık- çoktandır var. Ve ülkemize zarar veriyor. Şimdi şahika noktasına erdi! Ve maalesef, durum  “Erdoğan’ın” iyi niyetiyle veya yazarların temennileriyle, izale edilebilecek safhayı, çoktan aştı.
Hem, bizdeki durum, sadece yasal kurumlar -erkler- arasındaki uyuşmazlık ve mücadeleden ibaret de değil. Üstelik yasal erklerden daha güçlü güçler de var! Vardır.
Bu durumun miladı nedir. Daha öncelere de gider ama hiç kuşkusuz, asıl, 2002’de, AKP’nin iktidara geldiği tarih! AKP’nin,  “Anayasa Mahkemesi’nden” hükümlü,  “Laikliğe karşı eylemlerin odağı”  olmaya başladığı tarih! Kurumlar arasındaki mücadele o zaman ivme kazandı ve gittikçe artıyor... Kimse gerçek suçu -sahte veya doğru- son belgelerde aramasın! Böyle yapılırsa, derin yara tedavi edilemez, üzerine geçici bir yara bandı kapatılmış olur! 


Kuleli
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Boğaz’daki kamu binalarının otel ya da müze olması için çalışmalara hız verdiklerini belirtti.
Önce ‘otel olsun’ demişti, şimdi de ‘müze’! Bakan “Nostaljisine uygun bir şey yapılacak” buyurmuş!
Bu teşebbüs bu günlere -TSK’nın yıpratılması- “özlemli” hale getirilmesi teşebbüslerine ne kadar denk düşüyor.
Okuduklarıma inanamadım “Genelkurmayla ilke anlaşmasına varılmış”
Türk Ordusunun tarihinde şanlı bir yeri olan, büyük Türk komutanlarını yetiştiren bu irfan ocağını otel veya özlemli “müze”  yapılmasına Genelkurmay hakikaten  razı mı? İnanmam. Hem bu askeri kol tamamen kapatılacak mı? Kapatılmayacaksa, nereye götürülecek.
Kuleli, anlaşılan İstanbul’da ve her yerde Türk bayraklarının çokluğunu ve boyutlarını yadırgayan liboşların bir yerlerine batıyor, Orduya karşı sönmez kinlerini gösteriyor!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş