Bir insan, bir vakıf ve bir dünya!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Türkiye’de yaşayan bir insan için Türk Dünyası’na hizmetten daha büyük bir dava olamaz. Türk dünyasına önce bu bilinç içinde açılmak gerekir. Ancak böyle bir bilinç içinde her şeyin dünden daha iyi olması mümkün olabilir. Yüce davalar cüce adamlar, yorgun insanlar, ufuksuz elemanlarla başarılabilen idealler değildir.

Bir insan:
Prof. Dr. Turan Yazgan
Hemen bu noktada okyanusların minik su damlalarının birleşmesinin oluştuğunu, uzun yolların küçük adımlarla tüketildiğinin farkında olarak Türk Dünyası’nı dava edinen Prof. Dr. Turan Yazgan’ı hatırlamalıyız. O, Türk Dünyası’nın geleceğini inşa etmenin insanla mümkün olacağının farkında olarak elindeki mütevazı imkânlarla bu işi başarmak yolunda inanılmaz gayretler göstermiştir. Bu alanda çok önemli mesafeler de kat etmiştir. Yeri geldiği için söyleyelim, Türk Dünyası’na eğitimle gitmek İsmail Gaspıralı’nın yolundan gitmektir. Bilinçli ve eğitimli insanı olmayan dünyaların çöle döndüğüne tarih şahittir.
Çolpan yaptığı gizli bir görüşmede İsa Yusuf’a “İsa Bey, gerek bizim, gerek sizin için yapılacak şey, adam yetiştirmek; adam yetiştirmek, her şeyden anlayacak adam yetiştirmek. Ne çektiysek adamsızlıktan çektik” der. Adam yetiştirmenin yolu da okuldan ve eğitimden geçmektedir. Bu hususa dikkati çeken önemli bir şahsiyet de Gelibolulu Mustafa Ali’dir. O da  “Nasihatün Selatün”  adlı eserindeki bir şiirinde şöyle der:
“Mesacid ü meabid ko adem yap
Kâbe yapmakcadır adem yapmak
Taş ağaç kaydı ne lazım Şahım
Yaraşır şehlere adem yapmak”
Mescit ve mabet yapmaktansa “insan yapma” nın daha önemli olduğu, padişaha bunun yakışacağı biçimindeki anlayış hayati derecede önemlidir. Bugün Türk Dünyası’nın her şeyi vardır, tek eksiği bu dünyayı sömürge dönemlerinin artıklarından temizlemektir. Bunu yapacak olan da kendine güveni olan, sağlam karakterli ve eğitilmiş idealist insanlardır. Çolpan, Gökalp, Gaspıralı, Atatürk hep aynı şeyi yapmaya çalışmışlardır. Bunu günümüzde de Türkçeyle eğitilmiş insanların başaracağına inanan Turan Yazgan hoca yapmaya çalışıyor. Bu amaca hizmet için kurulmuş olan Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın bu anlamda yalnız izlenmesi değil aynı zamanda desteklenmesi de gerekir.

Bir vakıf: Türk Dünyası
Araştırmalar Vakfı
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın Türk Dünyası’na yönelik eğitim faaliyetleri Türklüğün unutturulmaya çalışılan yüce vasıflarını, yeniden “atinin ufkundan parlak bir yıldız gibi” doğmasına katkı sağlayacaktır. Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı için bunları yazmak hiç de nedensiz değildir. Bu vakıf Türk Dünyası’yla ilgili birçok ilki başlatan vakıftır. Hiçbir gizli hamisi ve esrarengiz bağlantısı yoktur.
Türk Dünyası’na yönelik birçok ilk, 1980 yılından bugüne Türk Dünyası’nda faaliyet gösteren bu vakıfla başlamıştır. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, Türk Dünyası terimini ilk kez kullanan, yaygınlaştıran ve yerleşmesini sağlayan kurumdur. Türk ülke ve topluluklarında Türkiye Türkçesi ile eğitimi ilk defa başlatan ve devam ettiren tek kurumdur. Türk Dünyası ile ilgili gençlik kurultayını ilk defa toplayan ve sonra aynı amaca hizmet eden kardeş kuruma devreden de odur. Türk Dünyası ile ilgili ilk çocuk şölenini gerçekleştiren ve bu sene 14’üncüsünü yapan ilk ve tek kurumdur. Soğuk Savaş sonrası Türk Dünyası’nda yaşayan insanlar arasındaki ilk kültürel münasebetleri örgütleyen kurumdur

Bir dünya: Türk Dünyası
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın Türk cumhuriyetlerinde, yedi lisesi, üç fakültesi ve bu fakültelerden bağımsız iki bölümü bulunmaktadır. Bu okullarda toplam 4 bin 500 öğrenci Türkiye Türkçesiyle eğitim görmektedir. Eğitim bu kurumlarda ücretsizdir. Öğrencilerin kırtasiye ve giyimlerini de vakıf ücretsiz karşılamaktadır. Türkiye’den ÖSYM kanalıyla yerleşenler hariç eğitimi ücretsiz ve Türkiye Türkçesiyle olan tek kurumdur.
Kırgızistan’da Celalabat Girişimcilik Üniversitesi Türk Dünyası İşletme Fakültesi’nde Türk Dünyası’nın her yöresinden; Şor, Teleüt, Altay, Hakas, Çuvaş, Tatar, İran, Irak, Afganistan, Kazakistan, Makedonya, Bulgaristan vb. gençlere burslu ve yatılı eğitim verilmektedir. Bu okulda Türkiye’deki muadil bölümlere denk öğrenciler yetiştirilmektedir.
Yalnızca kendi maddi kaynaklarına dayanan hiçbir kişi ve kuruluşa el açmadan mütevazı imkânlarla faaliyetlerini sürdüren Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı ve  onun fedakâr öğretmenleri her türden saygıyı hak etmektedirler. Bu arada vakfın milli ve manevi mimarı olan Prof. Dr. Turan Yazgan hocamızın da bir an önce sağlığına kavuşmasını diliyoruz!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları