Bir oyunuz vardı, verdiniz!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Uşaklığı ve iktidar çarkının iyi yağlanmış bir dişlisi olmayı reddetmeden ülkücü olunamaz!

Her ne kadar hamuru millî ve dini değerlerle yoğurulmuş muhafazakâr çevrelerden gelmiş olsa da, siyasi ve ekonomik politiğin dişlileri arasına kendi rızalarıyla kendilerini bırakanlardan da ülkücü olmaz!

Bulundukları koltuğun şeklini alan, sistemin dayatmalarına bir bukalemun gibi uyanlara da ülkücü değil açıortay insan denir.

Onlar yansız, dengeci ve hatta biraz da densiz bir biçimde ülkeye hizmet ettiklerini sanırlar. 

Yüce ülkünün cüce takipçisi olmaz!

İdealizm ve iktidarın nimetlerinden yararlanma tutkusu bir terazinin iki kefesi gibidir. Birisi alçalmadan diğeri yükselmez.

Gerçekte insanlar, kendilerini adadıkları ülküler kadar büyür veya küçülürler.

Yüce bir ülkünün cüce takipçisi olmaz.

Kimden gelirse gelsin ülküye, ilkeye ve ülkeye zararlı her dayatmayı püskürtmek ülkücülüğün ilk şartıdır.

Başkanlığı içeren yeni anayasa dayatmasının tabi tutulması gereken muamele de bu olmalıydı.  

Milliyetçi ülkücü camianın beklentilerine aykırı olarak bu camianın temsilcileri irade beyanında bulunmuşlardır.

Böylece Türkiye, büyük bir belirsizliğin içerisine yuvarlanmıştır.

Ülkücülük oportünizm değil itirazdır!

                Onlarca ikaza, itiraza ve ithama karşın kendilerine oy veren iradenin gözüne sokar gibi gülerek poz verdiler.

Bilerek, isteyerek başkanlık sistemini desteklediler!

Niçin yıllarca, tehlikeli ve vatan bölücü olarak nitelendirdikleri ve karşı çıktıkları bir sisteme sonradan var güçleriyle destek verdiklerini açıklayamadılar!

Vücut dilleri "mecburuz, elimiz mahkûm" görüntüsü içindeydi.

Allah'ın kulunun önünde böylece başlarını eğdiler.

Eğik başla tarihe geçtiler.

Siz ne yaptınız?

Ülkücü-milliyetçi seçmenin "yapmayın, etmeyin, kıymayın bu harekete" feryatlarına aldırma bile aldırmadılar!

'Biz size değil kerameti kendinden menkul bir yerlere bakarız' dediler.

Kendilerince doğru olanı yaptılar!

Adamların 314 oyu vardı onu kimi zaman 347'ye kimi zaman da 338'e tamamladılar.

Yaptıklarının ne anlama geldiğini ne kendileri ne de onları oraya gönderen anladı!

Anayasasına "evet" diyerek AKP'ye "Evet" demiş oldular!

AKP'nin T.C. Anayasasını partilerine uygun biçimde değiştirmesine "evet" diyerek, AKP'nin on beş yıllık uygulamalarına da "evet" demiş oldular!

Otomatikman AKP iktidarının PKK ile Oslo'da, Öcalan'la İmralı'da, HDP ile Dolmabahçe'de yaptıkları pazarlıklara da destek vermiş oldular.

Vatanı PKK ile pazarlık konusu yapan çözülme sürecinin en azından hesabını soramayacak konuma Türkiye'yi de getirmiş oldular!

Dahası, doğrudan İmralı canisinin "başkanlığı destekliyoruz" sözlerine paralel davranmış oldular!

Bu beyler ayakkabı kutularındaki dolarların, "yüz milyon dolar da sen ver" söylemlerinin, "sıfırla" talimatlarının arkasında kahramanca saf tutmuş oldular!

Mezardakilere oy kullandırmaya kalkan FETÖ'ye "ne istediniz de vermedik" söylemleriyle cevap veren bir zihniyeti onamış oldular.

Ülkücülerin arasında nasıl dolaşacaklar!

Birilerinin bir kez size ihtiyacı vardı. Onlar size "eksiğimizi tamamlayın iktidarımızı uzun yıllar garanti edecek konuma gelelim" ricasında bulundular.

Bir oyları vardı. Onlar da onu tepeden gelen sese dayalı olarak pervasızca kullandılar. Artık kullanacakları ve kullandıracakları bir şeyleri de kalmadı.

Ülkü Ocakları Genel Başkanlarının, MHP'de hizmet etmiş eski milletvekillerinin, ülküye gönül vermiş kanaat önderlerinin, ülkücü STK'ların ikazlarına dönüp bakma bile bakmadılar.

Ülkücüleri kırdılar, seçmenlerine kulak tıkadılar ama on beş yıldır iktidarda olan mütegallibeyi kıramadılar.

Onlar sizi övecekler, yere göğe sığdıramayacaklar ta ki size olan ihtiyaçları sona erene kadar.

'Mütegallibenin övgüsünün de sövgüsünün de sahte olduğunu' yazdık anlamadılar. Bundan sonra da anlayamayacaklar.

Bugün olmazsa yarın önünde sonunda önce halkın sonra da ülkücülerin arasına karışacaklar.

Göstermeden utanmayacakları bir alınlarının olup-olmayacağını işte o zaman anlayacaklar!

  • Yorumlar 20
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları