Bir ses, bir nefes!

Altemur KILIÇ

Genelkurmay, görevli ve emekli 163 asker kişinin tutuklanma hallerinin devamı hususunda, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı “anlamakta güçlük çektiğini” açıkladı. Mahkeme bu kararı, Başkanın karşı oyuna rağmen, oy çokluğuyla almıştı. Gerekçe Komutanların “kaçmaları ve delilleri karartmaları” ihtimali! Adeta adi suçlular gibi!
Kamuoyu da -malum eşhas hariç- bu kararı ve “Ergenekon” , “Balyoz” kapsamındaki uygulamaları da “anlamakta” güçlük çekiyor. Askerler gibi bizler de “kırık, kırgın ve kızgınız.”
Zamanımızda, Nazi Almanya’sı hariç, başka hiç bir ülkede, ordular, komutanlar, generaller, hele onlara en fazla ihtiyaç olduğu sırada, böyle belden aşağı vurulmamış, aşağılanmamışlardır... Ve hükümetler, bu uygulamalara karşı “yargının tasarrufudur” diye bigâne kalmamıştır... O ülkelerde hiçbir bakan, başbakan, bu gibi olası davaların “fahri savcılığını” deruhte etmez; sonra da daha “çetelerin”. “darbelerin” gerçekliği, varlığı kanıtlanmadan yargıç gibi hüküm vermez, veremez... Ama bizde oldu, oluyor ve göklerden gelen bir ses “yetti” diyene kadar da olacak!..  Genelkurmay açıklamasının sesi bana bir nefes gibi geldi.
Ancak, bu açıklama karşısında malumlardan yükselecek itirazları, “Vesayet altına mı giriyoruz?” korosunu duyar gibiyim. Zaman gazetesinin manşeti müstehzi: TSK için, “Anlayamıyorlarmış” diyor. Haberin illüstrasyonu da aynı medya grubunun dergilerinin de Türk Ordusunun simgesi haline getirdiği “bağları çözülmüş, eski püskü bir postal” ! Bu adamlar TSK’yı işte böyle görüyor, resmediyorlar. Taraf’ın manşeti: “Nisan muhtıraları başladı” . Bana göre ise “Bereketli nisan yağmurları” !..
Öz ve sözü
Genelkurmay’ın bu açıklaması, Ergenekon’da “fazla yetkili” Zekeriya Öz’ün görevinden alınmasına denk düştü. Öz devir-teslim töreninde, dile kolay, mağdurlara kuvvet, 7 yıldır görev yaptı. O yedi yılda kaç “şafak” , gece yarısı “dalgası” oldu? Sayısını şaşırdık! “Ergenekon” kapsamında masum olduklarını bilenler dahi “Dalga bize de vurur. Sabaha karşı kapımız vurulur, o eski bildiğimiz polislerden bambaşka tür polisler arşivlerimizi darmadağın eder, sonra da yaka paça bizi de götürürler. Ve masum olduğumuz anlaşılana kadar aylarca içerde yatarız” korkusu içinde, yüzlemeyeceğimiz “gizli tanıkların”, telefonlarımızın dinlenmesi, mahremiyetimize girilmesi endişesi içinde yaşadık. Öz “bitecekti, bitti” demiş. İnşallah, bu karabasan bitmiştir ve rahat nefes alırız, rahat uyuruz!
Sayın Zekeriya Öz “helâllik” istemiş herkesten. Bilmem, mağdurlar, aileleri, aylarca yıllarca, daha hüküm giymeden hâlâ mahkûm gibi içeride yatanlar, ona haklarını helal ederler mi? Sağ kalacakların çoğu, herhalde, anılarını, acılarını yazacaklardır. Zekeriya Öz yazacak mı? Yazarsa ne yazar? Yazarsa da vicdanı rahatlayacak mı? Bazı şeyler makam odasından şahsi eşyaların taşınması kadar kolay taşınmıyor!
Öz dokunaklı veda konuşmasında, “Emniyet güçlerimizin de, askeri makamların da, merkez komutanlığının da emekleri var. Askerler de kanunlara saygı duyarak bu işlerin yapılmasına müsaade etti” demiş. Emniyet güçlerinin, Öz’e nasıl hizmet ettikleri “tutuklama ve aramaların” film ve fotoğraflarından belli. Askerlerin “müsaadesine” gelince, bu da Genelkurmayın açılmasındaki, Balyoz Davası’nda, yargıya saygı ve yardım ifadelerinden belli. Açıklamada “Devam eden yargı sürecine müdahale anlamına gelebilecek davranışlardan özellikle kaçınıldı. Türk Silahlı Kuvvetleri, yargılamayı etkilemeyecek şekilde çeşitli defalar açıklamalar yaptı. İlgili makamlar bilgilendirildi, yapılan seminerin ne olduğunu, nasıl yapıldığını, neleri kapsadığını ve kimlerin hangi emirlerle katıldığı tereddüde yer bırakmayacak şekilde izah edildi” deniliyor. Ama bunlara rağmen “bitirilmesi” gerekirken bitirmediler. Temennim, Zekeriya Öz’ün yerine gelecek olanların bitirmeleri, suçlu olanlar varsa cezalandırılmaları, ama masum ve mağdur olanların bir an evvel “kurtarılmaları”.
Bizler bu konuda objektif olamasak da asıl hükmü önce “tarih” ,sonra da “Mahkeme-i kübrâ’da” Yüce Allah verecektir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş